• $7,3773
  • €8,9702
  • 442.01
  • 1552.52
25 Ağustos 2011 Perşembe

Mü'min suresi ışığında firavun zihniyeti

Tarihte, en dikkat çekici zihniyetlerden birisi 'Firavun zihniyeti' dir. Belirgin özelliği doğruyu anlamak yerine, bilgisi ve belgesi olmaksızın her şeye karşı çıkmaktır
İnsanlık tarihi boyunca insana insan olma vasfını kazandıran 'öz'ü/ ruhu anlamaktır. İnsanı anlamak insanın geçmişini, bugününü ve geleceğini anlamaktır. İnsanı anlamak, hem bireyin kısacık hayatında, kendisi olarak sergilediği farklı kendilikleri anlamak, hem de toplumda gözlenen insan portrelerini anlamaktır.
Kur'an'ın neredeyse 2/3'i kıssalardan, yani daha önce yaşamış toplulukların hayat hikayelerinden ibarettir. Bu durum, insanı anlamak açısından 'tarih'in ve tarih bilincinin önemine işaret ettiği kadar, yaşanmışlıkların, tecrübelerin önemine de işaret etmektedir. Bu aynı zamanda muhteşem bir tarih felsefesine de kapı aralamaktadır. Geçmişi doğru anlayan, başkalarının tecrübesinden yararlanmayı bilen insanlar, daha güvenli, daha sağlıklı bir gelecek inşa edebilirler.
ZİHNİYET ANALİZİ İMKANI
Kur'an, eski toplulukların başlarına gelenlerden ders çıkartılabilecek bazı tezahürleri insan idrakine sunarken, bazen de, mükemmel zihniyet analizlerine imkan sağlamaktadır. Tarihte, muhtemel en dikkat çekici zihniyetlerden birisi 'Firavun zihniyeti' olmalıdır. Mekke döneminin sonlarında nazil olan Mü'min suresi, iki farklı zihniyeti öne çıkartarak, bize mukayese imkanı vermektedir. Bunlardan birincisi Firavun, ikincisi ise onun hanedanından 'mü'min bir kişi'dir.
Firavun zihniyetinin ilk belirgin özelliklerinden birisi, doğruyu, hakikati anlamak yerine, bilgisi ve belgesi olmaksızın her şeye karşı çıkmaktır. Bunlar,   'Allah'ın ayetleri konusunda ileri geri konuşanlar'; bunlar 'kafirler'/ küfürde direnenler'dir (40/3). Bunların geçmişteki benzerleri de, 'hakkı ayaklar altına almak için batıl yollara başvurarak canla başla mücadele etmişlerdi' (40/5).  Bu tip insanların aklına bilgi ve belge hiç mi hiç gelmez. İşte Kur'an'ın tespiti: 'Böyle insanlar, ellerinde/ kendilerine ulaşmış herhangi bir belge ve yetki olmaksızın ileri geri konuşur, tartışır dururlar. Bu da   Allah katında ve mü'minler nezdinde bir gazap ve öfkeye sebep olur. Allah bütün kibirli zorbaların kalbini işte böyle mühürler' (40/35). Bu zihniyetin en çarpıcı örneğine sahip olan Firavun, alaylı bir üslupla Haman'a şöyle der: 'Ey Haman! Bana haşmetli bir kule yap. Belki böylece uygun yollar/araçlar bulabilirim. Göklere yükselmenin araçlarını/yollarını bulmuş olurum. Böylece Musa'nın ilahını da bulurumÖ' (40/36).
ACİZLİĞİ KAPATMA YOLU 
İçine sürüklendikleri inkar bataklığında kalıcı hale gelebilmek için çabalayan, Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşmaktan geri durmayan kimselerin bir başka özellikleri, alaycılıkları ve boş gurur-kibirleridir. Büyük fikirleri kavrayamayanlar, kendi acizliklerini alayla kapatmaya çalışırlar. Karşılıklı görüş alışverişinde ya da tartışmada dalga geçme süreci başladığı andan itibaren, delillere dayalı düşünme ve konuşma anlamını kaybetmiş demektir. Artık amaç herhangi bir gerçeğin anlaşılması değil, karşı tarafın yıpratılmasıdır. Delillere ve ilkelere bağlı kalındığı müddetçe, her türlü tartışma medeni bir şekilde sürdürülebilir. Kur'an'ın kalbin mühürlenmesinin gerekçelerinden birisi olarak gösterdiği husus, delillere dayalı olarak konuşmamaktır. İşin içinde gurur-kibir kendiliğinden yer almaya başlar. Kur'an şöyle der: 'Kendilerine verilmiş herhangi bir delile dayanmaksızın Allah'ın ayetleri konusunda ileri geri konuşanların kalplerinde hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir kendini beğenmişlik/büyüklük duygusu vardır. Öyleyse sen sadece Allah'a sığın, çünkü her şeyi işiten, her şeyi gören yalnız O'dur' (40/56).
KİBİR, AKLI ENGELLER
Sağlıklı düşünen, ön yargılardan arınmış, hakikatin, doğrunun peşinde olan her insan, aklıyla doğruyu bulabilir. Aklın doğru işlemesinin önündeki en ciddi engel, insanın gurur ve kibridir. İnsanın bilgiye, öğrenmeye açık olmamasının sebeplerinden birisi de yine gurur ve kibirdir.
Allah'a ortak koşmanın sebebi de insanın büyüklenmesi, gurur ve kibridir.  Allah şöyle buyurur: 'Bana dua edin, duanızı kabul edeyim. Büyüklük taslayarak Bana kulluk etmeyi kendisine yediremeyenler, mutlaka aşağılanmış olarak cehenneme gideceklerdir' (40/60).
Firavun zihniyetinin bir başka özelliği de hakikati görmezlikten gelmesidir. Kur'an bunu şöyle dile getirir: 'Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşan/tartışanların hakikati nasıl da görmezlikten geldiklerini görmez misin?' (40/67).
Bu zihniyetin olay ve olguları olduğu gibi görmesi, anlaması ve değerlendirmesi de pek mümkün olmaz. Çünkü onların kalpleri mühürlenmiştir ve yaptıkları bütün kötü işler onlara güzel görünmektedir (40/37).
Gurur, kibir, büyüklenme sağlıklı bir insanın davranışı değildir; bu bir hastalık halidir. Kibirli insan, kendisini diğer insanlardan daha üstün görür; onlara hiçbir ihtiyacı olmadığını düşünür. Bu hastalık, Tanrı söz konusu olduğu zaman da, O'na inanmama şeklinde kendi varlığını hissettirir. Hasta ruhlu insan, ya Tanrı'nın dışındaki varlıklara Tanrısal güç atfeder  ya da kendisinde Tanrısal güç vehmeder.
BİLGİYE AÇIK OLMAK
Akıl ve ruh sağlığı yerinde olan, insan olmanın onurunu taşıyan insan, bilgiye açık olur; her koşulda, iyinin, güzelin ve doğrunun yanında durmaya çalışır. Mü'min suresinde dikkat çeken ikinci portre, en olumsuz ortamlarda bile aklın, sağduyunun sesine kulak veren bireyleri temsil eden Firavun'un hanedanından mü'min bir kişidir. Firavun'un 'Bırakın Musa'yı ben öldüreyim ve bırakın onu, Rabbine yalvarıp dursun' (40/26) sözünden sonra ortaya çıkar ve hiç çekinmeden şöyle der: 'Rabbim Allah'tır dediği için adam mı öldüreceksiniz? Oysa o size Rabbinizden kanıtlar getirmiştir. Eğer o bir yalancı ise yalanı kendi aleyhine dönecektir; ama gerçeği söylüyorsa, sizi uyardığı (azabın) bir kısmı başınıza gelecek; çünkü Allah, (kendileri hakkında) yalan söyleyerek kendi kişiliklerini harcayanları doğru yola ulaştırmaz' (40/28).
Kur'an, insana, insanı anlatmaya çalışır. Der ki: 'Kör ile gören, inanan ve iyi işler yapanlarla kötü işler yapanlar da elbette bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz?' (40/58).
www.hasanonat.net

<p>Bir önceki PPK toplantısında faizler yüzde 15'ten yüzde 17'ye yükseltilmişti. Ekonomistler, Merke

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yılanların yuttukları dev canlılar

Ankara'nın en yaşlı iki kadınına koronavirüs aşısı yapıldı