• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
06 Ağustos 2012 Pazartesi

Hz. Muhammed vahiy alan bir beşerdir

Hz. Muhammed, Allah'tan aldığı vahiyle ve örnek kişiliğiyle insanlık tarihinde yeni dönem başlatmıştır. Kur'an, öncelikle insanın evrendeki yerini insana hatırlatmış, bilenlerle bilmeyenlerin bir olmayacağını belirterek, verilere/belgeye dayalı düşünmenin bir sorumluluk olduğunu göstermiştir. Kur'an, öncelikle Hz. Muhammed'i bir insan ve bir peygamber olarak yeniden inşa etmiştir. Bu bakımdan Hz. Muhammed'i sevmek, onun sünnetine uymak gibi bir niyetimiz varsa, bu işin ancak doğru bilgi ile mümkün olabileceğini peşinen kabul etmek durumundayız. Bilmeksizin, tanımaksınız, anlamaksızın Peygamber sevilmez, onun yoluna uyulmaz... Hz. Muhammed'i doğru anlamanın anahtarı ise, Kur'an'ın ta kendisidir.
Hz. Muhammed bilinmeyen bir kimse değildir. Doğmadan önce kaybettiği babası Abdullah, Haşimoğullarından Abdulmuttalib'in oğludur. Altı yaşında iken kaybettiği annesinin adı Amine'dir.  Önce dedesinin, onun ölümünden sonra da amcası Ebu Talib'in himayesinde büyümüştür. Bu gerçekler Duha suresine şöyle yansımıştır: 'Kuşluk vaktine ve sakinleşen geceye yemin olsun ki, Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı. Gerçekten işin sonu başından daha iyi olacaktır. Gelecekte Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın. O, seni yetim bulup barındırmadı mı? Şaşkın halde bulup da yol göstermedi mi? Seni fakir bulup zengin etmedi mi? Öyleyse sakın yetimi ezme. Dilenciyi de azarlama. Rabbinin nimetini an.' (93/1-11)

EL-EMİN SIFATINI ALDI
Hz. Muhammed'in gerek çocukluk, gerekse gençlik çağında en çok dikkat çeken özelliği, onun ilkeli, inanılır, güvenilir bir insan olmasıdır. Nitekim bu nitelikleri ona 'el-emin' sıfatının verilmesini beraberinde getirmiştir. Ticari hayat Hz. Hatice ile yollarının kesişmesine sebep olmuştur. Onun dürüstlüğüne, çalışkanlığına hayran olan Hz. Hatice şöyle demiştir: 'Muhammed! Seninle, insanlar arasındaki şerefin, güvenilen bir kimse oluşun, iyi huyların ve doğruluğun nedeniyle evlenmek istiyorum.' Hz. Muhammed, Mekke'nin saygın kadınlarından Hz. Hatice ile evlenmiştir.
40'lı yaşlar, Hz. Muhammed'in zaman zaman insanlardan uzaklaşarak, kendisini derin tefekküre, ibadete verdiği zaman dilimi olarak dikkat çekmektedir. Mekke yakınlarındaki Hira Dağı'nda, ufku açık küçük mağara, ona bir tür sığınak işlevi görmektedir. Burada, bazen kendisine Hz. Hatice'nin de eşlik ettiği bilinmektedir. Götürdüğü yiyecekler bitene kadar Yüce Yaratıcı ile baş başa olduğu, farkında olmadan Allah'ın kendisini peygamberlik gibi ağır bir göreve hazırladığı müstesna günlerdir o zaman dilimi...

PEYGAMBER OLACAĞINI BİLMİYORDU
Hz. Muhammed ilk vahiy tecrübesini burada, Hıra Dağı'ndaki bu küçücük barınakta yaşar. İlk vahiy Alak suresinin ilk ayetleridir: 'Yaratan Rabbinin adıyla oku. O, insanı bir yapışkan/ döllenmiş yumurta hücresinden yarattı. Oku; çünkü Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O, insana kalemi kullanmayı öğretendir. O, insana bilmediğini öğretti.' (96/1-5). Bu ayetlerde geçen ve yaygın anlamı 'okumak' olan 'ikra' 'tebliğ etmek', 'duyurmak', 'açıklamak' gibi anlamlara da gelmektedir.
Yaşadığı olağanüstü bir tecrübedir.
Hz. Muhammed peygamberlik ve vahiy beklentisi içinde değildir. Peygamberlikle görevlendirileceği konusunda herhangi bir bilgisi yoktur. Bu gerçek Kasas suresinde şöyle ifadesini bulur: 'Sen, sana bu Kitab'ın verileceğini ummazdın. Fakat o sana Rabbinden bir rahmet olarak ulaştı. Artık sakın inkarcılara arka çıkma'. (28/86) Şura suresinin 52. ayeti de aynı hususa işaret etmektedir: 'İşte sana emrimizden bir ruh vahyettik... Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat Biz Kur'an'ı, kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ilettiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen doğru yola götürüyorsun.' (42/52) Bu zorlu süreçte, Hz. Muhammed'in hemen yanıbaşında, yine, ona bütün benliğiyle destek olan eşi Hz. Hatice vardır.
Hiç kuşkusuz sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed de bizim gibi bir insandır. Bu husus Kehf suresinde son derece çarpıcı bir şekilde şöyle dile getirilir: 'De ki: 'Ben de ancak sizin gibi bir insanım; ancak bana tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyolunuyor. Rabbine kavuşmayı uman kimse yararlı iş işlesin ve Rabbine kullukta hiç ortak koşmasın.' (18/ 110). Hz. Muhammed Peygamberliği boyunca, her fırsatta insan olduğunu söylemiş; kendisine olağanüstü sıfatlar verilmesini hiç hoş karşılamamıştır. Bir gün, bir adamın titreyerek huzuruna girdiğini ve ayağına kapanmak istediğini görünce şöyle demiştir: 'Sakin ol ey insan, ben de sizin gibi bir insanım. Ben, ne kralım, ne padişahım; ben kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum.' Hz. Muhammed, vahiy alan bir beşerdir. Peygamberlik görevi hiçbir zaman onun beşeri yönünü gölgelememiştir. 

www.hasanonat.net

<p>Nijerya açıklarında Türk gemisine yönelik bir saldırı gerçekleşti. Saldırıda bir denizci hayatını

Türk gemisine saldırının arkasında Fransa mı var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kilo vermek için iştah kapatan besinler

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor