• $7,3575
  • €8,9541
  • 438.706
  • 1536.11
25 Temmuz 2012 Çarşamba

Dinsel iletişimle ilgili bazı sorunlar (1)

Dinsel iletişim, din alanında, dini terimler kullanılarak gerçekleştirilen bir iletişim biçimidir. Din, en temelde insanı özgürleştirmek, insan hayatına anlam kazandırmak için vardır. İnsanın en ayrıcalıklı yöne de, akıl ve hür iradedir.  Allah, akla destek olsun diye vahiy göndermiştir. Kur'an, ısrarla insanların düşünmesini, aklını kullanmasını, ibret almasını, bilmediği şeyin ardına düşmemesini ister. Kur'an, aklını kullanmayanların pislik içinde kalacağını belirtir. (10/100).
Maalesef, Kur'an'a rağmen, Hz. Muhammed'in 'aklı olmayanın dini de olmaz' uyarısına rağmen, yaygın dinsel iletişimde, akıl ve bilim düşmanlığı yapılmaktadır. Daha açık bir ifadeyle, mevcut yaygın dinsel iletişim, insanların atadan dededen kalma usullerle, bilgi sahibi olmaksınız dindar olmalarını teşvik etmektedir.
İSLAM'DA BİLİME AYKIRILIK YOKTUR
Dinsel iletişim, eleştirel düşüncenin gelişmesine izin vermemektedir. Oysa dinsel iletişimin toplumun gelişmesine, ilerlemesine ve insanların barış içinde yaşamasına yardımcı olabilmesi için, düşünmeyi ve yaratıcılığı esas alan bir strateji izlemesi gerekir. Üstelik İslam söz konusu ise, böyle bir stratejinin izlenmesi dinin gereğidir. İslam'da akla ve bilime aykırı herhangi bir şey olamaz.
Yeryüzünde bir buçuk milyara yakın Müslüman yaşamaktadır. Müslümanların yaşadıkları yerler, temel hak ve özgürlükler açısından ileri düzeyde sorunlu bölgelerdir. Müslümanlar, sağlıklı bir demokrasi kültürü üretmeyi bir türlü başaramamaktadırlar. Kanaatimizce bunun en önemli sebeplerinden birisi, mevcut dinsel iletişimin, insan gerçeğini görmezlikten gelmesi ve birey bilincini yok edecek şekilde düzenleniyor oluşudur. Yaygın dinsel eğitim, sürekli cemaate vurgu yapar. Oysa İslam, birey ve toplum arasında hassas bir dengeyi esas alır. İslam'da iman, sorumluluk ve kurtuluş bireyseldir. Dinde zorlama yoktur; dileyen inanır, dileyen inkar eder. Hiç kimseye zorla oruç tutturulamaz, zorla namaz kıldırılamaz. Her birey özgün bir varlıktır. Sağlıklı demokrasi kültürünün olmazsa olmaz koşulu, birey bilincidir. Mevcut Müslüman kültür ve bu kültürün temel iletişim kodları birey bilincinin gelişmesine izin vermemektedir.
Dinsel iletişimde dikkat çeken bir başka sorun, insanlara günahkarlık ve suçluluk duygusu yükleniyor olmasıdır. Din adına gerçekleştirilen her türlü yaygın iletişimin kullandığı en tehlike psikolojik silah, insanların kendilerini önce günahkar ve suçlu hissetmelerini sağlamaktır. Bu duygu oluşturulduktan sonra, insanlar ekrana ya da iletene marazi bir şekilde bağlanmakta, arınma çabası, ranta dönüştürülmektedir. Bunun toplumu çürüttüğü, insanları hasta yaptığı kimsenin umurunda değildir.
KULLANILAN DİL ÇATIŞMACI, BUYURGAN
Mevcut dinsel iletişimin kullandığı dil de ciddi olarak sorunludur. Din dili, gerçekten de buyurgan ve çatışmacı bir dildir. Daha da ötesi, zaman zaman siyaset diline indirgenebilmektedir. Ayrıca, şiddet ve korku yüklü bir hale de gelebilmektedir. Oysa Kur'an  Hz. Muhammed'in tebliğ yöntemini şöyle belirler: 'Rabbi'nin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et' (16/125). Kur'an'ın yöntemi ve önerdiği dil ile mevcut yaygın dinsel iletişim dilinin benzerliğini bulmak bile bazen zorlaşmaktadır. Böylesi bir dil, hem insanın kendi varlığının farkına varmasını güçleştirir hem de yaratıcı yetilerini etkin kullanmasını ve toplumsal barışı tesis etmesini engeller. Oysa insani yaratıcılık, insanın kelime ve kavram üretme yetisi ile birlikte başlamıştır. Bakara suresinin 30, 31 ve 32 ayetlerinde, insanın 'halife' olarak yaratıldığı, insana isimlerin öğretilmesinden sonra meleklerin secde ettiği belirtilmektedir. İşte insani yaratıcılık, bu isimleri öğrenme ile yani kelime ve kavram üreterek, bunlarla düşünme ile birlikte başlamış olmaktadır. İnsanın doğru düşünebilmesi, doğru bilgiye bağlıdır. Doğru düşünebilmek, çatışma üzerine inşa edilmiş bir dille pek mümkün olmaz. Doğru verilerle doğru düşünme gerçekleşmeyince, insanın doğru olanı tercih etmesi ve yapması da takdir edersiniz ki pek kolay olmaz. Bu sebepten, dinsel iletişimin dilinin de yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
YENİDEN DÜZENLEMEK GEREKİYOR
Dinsel iletişim gerek kaynak, gerek ileti gerekse iletilen açısından sorunlu görünmektedir. Sorunun kaynağının 'insan' algısı olduğu akla gelmektedir. Mevcut Müslüman kültür, 'en güzel şekilde' yaratılmış olan insanı, gerçekten çok küçültmüş, adeta görünmez hale getirmiştir. İnsanın bizatihi değer olarak görülmediği bir ortamda dinsel iletişim sağlıklı olmaz; din insanı özgürleştirmeyi başaramaz. Böyle bir iletişimle yüksek güven kültürü yaratılamaz. Eğer sorun çözmek, İslam'ın yüksek evrensel değerlerini yeniden üretmek ve yeniden özne olmak istiyorsak, din dilini ve dinsel iletişim biçimini yeniden düzenlememiz bir zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır.   www.hasanonat.net

<p>'Dünyada bir pandemi gerçeği var. Türkiye'de pandemiyle mücadele ediyor. Ekonomik ve sosyal hayat

'Marketlerdeki etiket anarşisi önlenmelidir'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan, Sosyal Atama Töreni'nde konuşma yaptı

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler