• $7,3996
  • €9,011
  • 440.304
  • 1536.25
23 Temmuz 2012 Pazartesi

Ahret inancının anlam boyutu

Kur'an'ın 'öldükten sonra dirilme' meselesini İslam'ın kurucu ilkelerinden birisi olarak öne çıkartması üzerinde düşünülmesi gereken bir meseledir. Her şeyden önce Allah, insanların öldükten sonra tekrar diriltileceklerini ve hesaba çekileceklerini açıkça ilan etmektedir. Bu husus Zariyat suresinde şöyle ifadesini bulur: 'Hiç şüphesiz size vaat edilmiş olan elbet doğrudur ve hesap (günü) mutlaka gelecektir.' (51/5-6); bu insanın konuşma yeteneği kadar gerçektir(51/23). 

İNANÇSIZLIK, KENDİNİ KANDIRMADIR
Düşünen, ön yargılara esir olmadan gerçeğin peşinde olan insan, hem Allah'ın var ve bir olduğuna, hem de ahret gününe inanır. Bu iman, bir yönüyle insan benliğinin derinliklerinde yer alan bir hakikatin keşfedilmesi anlamına gelmektedir; diğer yönüyle de birtakım verilerden, delillerden hareketle ulaşılabilecek bir hakikatle ilgili bilinçlilik halini yansıtmaktadır. Doğal olan 'iman'dır; inançsızlık bir tür kendini kandırmadır. Nitekim Kur'an bu hususa şöyle işaret eder: 'Siz neye inanılacağı konusunda derin bir ayrılık içindesiniz; bu konuda (gerçeğe) aykırı görüşleri savunan, (yalnızca) kendini aldatır.' (51/8-9) İnsanın başına gelebilecek en büyük kötülüklerden birisi, insanın kendini kandırmasıdır. İman konusundaki yanılgı, insanın kendi kendini yok etmesi gibidir (51/10). İnançsızlık, bilmediğinin/ kavrayamadığının farkında olmamak, verilere/ delillere dayalı düşünmeye çalışmak yerine zannı esas almak demektir (51/10). Böylesi kimseler 'aptallıkları ile cehalete gömüldükleri' (51/11) için, müstehzi bir şekilde 'ne zaman gelecekmiş Hesap Günü' (51/12) diye sormaktan çekinmezler.
Kur'an, öldükten sonra tekrar dirilmenin doğru anlaşılabilmesi ve bilinç düzeyinde yer edebilmesi için sıklıkla çorak toprakların yağmurla birlikte hayat bulmasını, 'ölü toprağın dirilmesi'ni (35/9, 36/33) örnek olarak verir. Zariyat suresinde 'gök kubbe' de, Allah'ın varlığı ve ahret inancı konusunda üzerinde düşünülmesi gereken hususlar arasında zikredilmektedir (51/7, 22, 47). Bu sure, ahrete inanmamanın yeni, özgün bir durum olmadığını da insanlara çarpık inançlara sahip olmanın 'miras mı?'  (51/52) olduğu sorusu ile anlatır.

AHRET İNANCI YAŞAMA SEVİNCİNİ SÜREKLİ KILAR
Öldükten sonra dirilmeye iman ile insan hayatının amaç ve anlamı arasında doğrudan bir ilişki vardır.

1. Her insan varoluşsal olarak 'var olma'nın, insan olmanın anlam ve amacını sorgular. İnsanın yaratılış amacının olmadığı şeklindeki düşünce, 'hakikat'ı yeterince kavrayamamaktan kaynaklanan, zanna dayalı olan bir tür kaçış, bir tür kendini kandırmadır. Ahret inancı, insanı amaç-araç kargaşasından kurtararak bir öncelikler sıralaması yapmayı kolaylaştırır.

2. Ahret inancı, insanoğlu için anlaşılması ve kabullenilmesi en zor, en acı lokma olan 'ölüm'ü, yenilir- yutulur hale getirerek insana, varoluşsal bir cesaret kazandırır.  

3. Kur'an, hayatın bir tür 'sınav' olduğuna dikkat çekerken, Tanrı'nın her şeyi olduğu gibi insanı da bir amaçla yarattığını belirtir. Zariyat suresi bu amaca açıklık getirir: 'Görünmez varlıkları ve insanları yalnızca (beni tanımaları ve) Bana kulluk etmeleri için yarattım. Ben onlardan ne bir rızık istiyorum, ne de Beni gözetip beslemelerini.' (51/56). Esed, bu ayetle ilgili olarak şöyle bir yorum yapar: 'O halde bütün akıl sahibi varlıkların yaratılmasındaki esas amaç, onların Allah'ın varlığını tanımaları (ma'rifet) ve bundan dolayı kendi var oluşlarını bilinçli olarak O'nun iradesi ve planı ile uyumlu hale getirme isteği duymalarıdır. İşte bu iki aşamalı tanıma ve isteme (cognition and willingness) kavramlarıdır ki Kur'an'ın 'kulluk' (ibadet) olarak tanımladığı şeye derin anlamını verir.' (Esed, Kur'an Mesajı, 1072)

4. Daha çok 'kulluk' diye tercüme edilen 'ubudiyet', özünde 'insan olma'yı esas alır. İnsan, yüksek insani değerlerle bezendiği, aklını ve hür iradesini kullanarak yaratıcılığını iyiyi, güzeli, doğruyu gerçekleştirme hususunda etkin kıldığı ölçüde insan olur.

5. Ahret inancı, insanın kendini inşa edebilmesi gerekli olan, insan olma ve zaman bilincini diri tutar.

6. Ahret inancı, Allah'ın varlığına ve birliğine iman eden insanın, Tanrı'nın rahmet ve merhametinin kuşatıcılığı içinde, kendisini karamsarlıktan koruyacak bir güven, emniyet ve kararlılık bilinci kazanmasını sağlar.

7. Ahret inancı yaşama sevincine süreklilik kazandırır.
Kendisinin evrendeki yerini bilen insan, ahretin bütünüyle bu dünya hayatına bağlı olduğunu da bilir. Cennete gitmek isteyen, onu hak etmelidir. Hayatını anlamlı kılmak isteyen, doğru bilgi ile, doğru düşünerek, doğru olanı bilmek, tercih etmek ve gerçekleştirmek durumundadır.     www.hasanonat.net

<p>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararını açıkladı. Yüzde 17 olan politika faizi artmad

Yılın ilk faiz kararı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Uludağ'a yerleşen çiftin kentten uzak sıra dışı hayatı

Binlerce su maymunu taşkın nedeniyle Edirne'ye geldi