• $13,1447
  • €14,9554
  • 756.641
  • 1811.21
22 Eylül 2013 Pazar

Güneş tek başına yetmez geceleri ne yapacaksınız?

Çevreye duyarlı insanlar yenilenebilir enerjinin önemine vurgu yapıyor. Enerji sektörünün devlerinden Shell de gelecek senaryolarının birinde bu yüzyılın sonunda mutlak hakimiyetin güneş enerjisine geçeceğini söylüyordu. Mevcut teknolojilerle en azından bu hakimiyet bugün için hayal. Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Selahattin Hakman’ın dediği gibi, “Rekabetçi oldu, ucuz oldu diyelim. Sadece güneş enerjisiyle yaşayacağım derseniz en basiti gece ne yapacaksınız. Elektrik şu anki teknolojilerle depolayamadığınız bir meta.” Belki görürüz elektriğin evlerde depolandığı makul ebatlardaki pilleri. Bilgisayar da ilk icat edildiğinde bir oda büyüklüğünde değil miydi? Her ne kadar Hakman elektriğin depolanması ve daha önemlisi ‘kabul edilebilir maliyette’ depolanması 2050’den önce mümkün olamayacak diyor ama...

ÜÇ TEMEL SORUNUMUZ VAR

Selahattin Hakman ile gelecek öngörüleri ile ‘enerjik’ sohbet ettik. Başlık enerji olunca ekonominin kırılgan noktası cari açık konusunu da es geçmedik:

- Yüzyılın sonunda hakimiyetin güneş enerjisine geçeceği tahmin ediliyor. Ne derseniz?
Senaryo çalışmaları öngörü olarak görmemek lazım. Senaryo çalışması temelinde şu şu şöyle olursa, dünya nereye gider sorusunun yanıtı vardır. İlle de olacak anlamına gelmez. Ülkeler büyürse, ekonomiler iyi giderse şöyle olur, kötü giderse böyle olur çalışmasıdır sonuçta senaryo çalışması. Enerjide, temelde üç konu var. Birincisi arz güvenliği, yeterli enerjiyi sağlayabilmek insanlara, ekonomiye, sanayiye. İkincisi bu enerjiyi ödenebilir bir şekilde, mümkün olduğunca ucuz bir şekilde sağlamak. Bir de enerji üretim ve tüketiminin ciddi çevresel etkileri. Bu çevresel etkileri minimuma indirip, sürdürülebilir enerji temin etmek. Bu üçüne cevap aranırken, yenilenebilirler içinde güneş enerjisi ön plana çıkıyor. Güneşten insanlığın ilelebet ihtiyacını karşılayabilecek enerji geliyor. 

- Güneş Çevreci ama...

Burada güneşten elektrik üretilmesinin her hangi bir çevresel etkisi yok. Ancak bugünkü teknoloji ve fiyatlarla güneşten enerji elde etmek diğer kaynaklara göre daha pahalı. Gelecekte ise gerek teknolojinin gelişmesi, yaygınlaştıkça birim maliyetlerinin düşmesi yani ölçek ekonomisi sayesinde güneşten elektrik elde etmek ucuzlayacak. Gelecekte, elektrik üretiminde güneşin payı artacak. Bu nereye kadar artacak rekabetçilik, ekonomik olmak nereye kadar gelişebilirse.

HÂLÂ DEPOLAYAMIYORUZ

Güneş ve aynı şekilde rüzgar enerjisinin, akarsu enerjisinin bir özelliği de ne zaman geleceğinin kontrol edilebilir olmaması. Elektrik şu anki teknolojilerle depolayamadığınız bir meta. En basiti gece ne yapacağım. Sadece güneş enerjisiyle yaşayacağım dersen. Rekabetçi oldu, ucuz oldu diyelim. Başka teknolojilerle, başka kaynaklarla desteklemek gerekiyor. Güneşin olmadığı zaman elektriği tüketebilmek için. 

2050’DEN ÖNCE OLMAZ

Dünyada çok önemli kaynak ayrılan alanlardan biri elektriğin depolanma teknolojileri. Kabul edilebilir maliyetlerle elektriği depolayabilirsek tüm yenilenebilir kaynakların küresel olarak elektrik üretimindeki payı artacaktır. Elektriğin kabul edilebilir maliyetlerle depolanması 2050’den önce mümkün olmayacak diye tahmin ediyorum.

E.ON İLE ÇEVRE ÜLKELERE BAKIYORUZ FIRSAT KOLLUYORUZ

- Sabancı yurtdışında enerji yatırımı yapacak mı?
Yeni ortağımız E.ON ile yaptığımız ortaklık anlaşmasında yurtdışındaki fırsatları birlikte değerlendirmek var. Türkiye’nin civarındaki ülkelere bakacağız. Bu ülkeleri ikiye ayırıyoruz. Doğrudan doğruya Türkiye’ye elektrik sağlamak için yurtdışında yatırım yapmak. Bu tür fırsatlara şu anda da bakıyoruz, henüz somutlaşmış bir projemiz yok. Bir de o ülkelerin piyasasında yer almak, pazarından pay alabilmek gibi vizyonumuz da var. Henüz o konuda çalışmaya başlamadık çünkü Türkiye’de yapacak çok işimiz var. Çevremizdeki ülkelerde özel sektörü cezbedecek piyasalar gelişmiş değil.

REKABET OLMADAN DÜNYA MARKASI ÇIKMAZ

- Türkiye’den enerjide küresel oyuncu çıkabilir mi?
Tarihe baktığımızda ancak ülkesinde veya bölgesel pazarlarda rekabet etme tecrübesini edinmiş şirketler küresel oyuncu olabiliyor. Serbest piyasa ve rekabet olmayan pazardan küresel oyuncu çıkmaz. 

- Nükleer santral yatırımıyla enerji ithalatı ne kadar azalır, cari açık sorunumuzu çözmemizde  katkısı olur mu?
Geçenlerde yapılan bir toplantıda Enerji Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci ‘nükleer yıllık 7.2 milyar dolar cari açık tasarrufu sağlayacak’ dedi. Türkiye’nin cari açığı 60 milyar dolar olduğunu düşünürsek yüzde 10 azaltmada katkıda bulunacak.

REKABETÇİ BİR PİYASA OLUŞTURMAMIZ LAZIM

- Enerjide dışa bağımlı ülke konumundan kurtulma şansı var mı?
Türkiye’nin enerji kaynakları yeterli değil biliyoruz. Dışa bağımlılık olayına şöyle de bakmak lazım. Giderek oluşan karşılıklı bağımlılıklar. Özellikle fosil enerji kaynakları açısından zengin ülkeler de dışa bağımlı. Tüm ekonomileri ellerindeki kaynakları satabilme üzerine kurulu. Onlar da ihracatta dışa bağımlı. Dolayısıyla karşılıklı bağımlılık çok kötü bir şey değil. Gelişen küreselleşen dünyada giderek artan karşılıklı bağımlı hale geliyor ülkeler. Tüm dünyada küreselleşmenin getirdiği çok daha fazla kaynağın pazara açılması ve pazarlarda rekabetin olması. Doğalgaz üreticisi ülkeler birbiriyle rekabet içindeler. Petrol zengini ülkelerin böyle bir kaygıları var. Biz acaba ürünlerimizi satabilecek miyiz diye. Dolayısıyla burada önemli olan bir ülke açısından bu rekabeti yaratabilmek. Benim ihtiyacım olan bir şeyi farklı kaynaklardan alabiliyorsam ve onları rekabete sokabiliyorsam korkacak bir şeyim yoktur. Türkiye olarak mademki kendi enerjimizi karşılayacak kaynaklarımız yok. Türkiye’nin kendi içinde rekabetçi piyasaları oluşturması lazım. Türkiye’ye bir şey satmak isteyen veya bir kaynağı getirip burada satmak isteyen birinin kendisini başkalarıyla rekabet içinde göreceği ortamı yaratmak lazım. Elektrik piyasası, doğalgaz piyasası yaratmak ve mümkün olduğu kadar daha çok kaynağın pazara erişebilmesini sağlamak gerekiyor. Yeterli rekabetçi şartlar doğalgazda henüz oluşmadı. Elektrikte ciddi mesafe kat edildi ama hala önümüzdeki yapılması gerekenler var. Yeni elektrik piyasası kanunu ile bir kısmı karşılanıyor. Büyük kısmı 2023 strateji belgesinde hedef olarak tanımlanıyor, hayata geçirilmesi lazım. 

2-2.5 KAP PAHALI

- Güneş ve rüzgar enerjisi yatırımı maliyetinin, diğer enerji kalemleriyle karşılaştırması nedir?
Türkiye’deki ortalama elektrik maliyetlerinin ki bunun içinde doğalgaz da var, kömür de var, hidrolik de var. Güneş enerjisinin maliyeti 2, 2.5 misli. Daha az güneşli kuzey ülkelerine gittiğinizde bu fark daha da pahalı. Çünkü sonuçta güneş ne kadar çoksa o kadar verimli üretebiliyorsunuz. Bugünkü teknolojilerle şebekedeki fiyatlar güneş yatırımını kendi başına hiç bir zaman rekabetçi kılmıyor. 

RÜZGARDA DAHA YOLUN BAŞINDAYIZ

Bugün teknolojinin geldiği noktada, iyi rüzgar alan sahalarda ki Türkiye’de belli bölgeler iyi rüzgar alıyor, kendi başına rekabetçi. Türkiye’de yapılmış olan veya yapılmakta olan rüzgar enerjisi yatırımları genel olarak rekabetçi elektrik üretmek üzere kurulmuş. Rüzgar alan bölgelerden söz ediyorum.  Ne var ki Türkiye’de bu alanların kapasitesi kısıtlı. Yeteri kadar rüzgar almayan alanlarda kurulum maliyetiniz aynı, rüzgar düştükçe daha az enerji üretiyorsunuz. Dolayısıyla birim enerji maliyetiniz daha yüksek oluyor. 

- Rüzgar santralı için alınan lisanslar Türkiye kapasitesine yakın mı?
Kurulmuş olan tesisler Türkiye kapasitesiyle karşılaştırıldığında bunun çok daha altında. Gidilecek daha çok yol var.

TÜRKİYE'NİN KAYA GAZI OLABİLİR Mİ?

Uydudan alınan datalarla tespit edilmiş durumda. Önemli olan çıkarma maliyeti. Amerika’daki yapıların şansı çok ucuz maliyetlerle çıkarılabilecek olması. Dünyanın başka ne taraflarında gelişeceğini belirleyecek olan sadece mevcudiyeti değil, hangi maliyetlerle değerlendireceği olacak. Çok daha detaylı sondaj, teknik bilimsel çalışma yapılması lazım. Çevresel etkileri de önemli, yer altı sularına ne kadar yakın olduğu başka bir kaygı, yerleşim yerlerine yakınlığı da bir başka kaygı.

TEMİZ KÖMÜR

Türkiye ekonomisinin en büyük kırılganlığı cari açık. Enerji ithalatını ne kadar düşürebilirse Türkiye, cari açıktan kaynaklanan kırılganlığını o kadar azaltabiliriz. Hidroelektrik giderek artan oranda kullanılıyor. Rüzgar rekabetçi olabildiği yerde kullanılıyor, Gelecekte güneşten elektrik enerjisi elde etme gelişecek. Türkiye’nin kaynağı olarak bir de kömürü var. Çevre açısından hassasiyetin olması gerekir. Çelişkiyi ortadan kaldıracak olan da temiz kömür teknolojisidir. 

- Temiz kömür ne kadar rantabl, diğerlerine göre karşılaştırmamızda?
Kömürün sahasına ve derinliğine bağlı ama kömürden temiz teknoloji ile elektrik elde etmek Türkiye’de mümkün.

<p> </p>

Muhalefet liderleri Abdullah Gül'ün kapısını neden çaldı?

Konya'da kum fırtınası zincirleme kazaya neden oldu

Van'da aracın çarptığı ayı tedaviye alındı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (30 Kasım 2021)