• $13,5472
  • €15,2753
  • 776.943
  • 1981.04
20 Eylül 2013 Cuma

İşe yeni başlayan 40 yıldır aynı maaşı alıyor

Siirtli Bahattin Acar’ın Kağıthane’deki Renault-ABC bayi ve servis şirketindeyiz. Misafirler OYAK Otomotiv ve Çimento Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Celal Çağlar ve Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar. Dolardaki artış nedeniyle son günlerde otomobilde yapılan ‘fiyat’ ayarlamasıyla, talebin ‘beklemeye’ geçtiği konuşulurken, makroekonomik değerlendirme yapılıyor. 
Üç işadamı da gelecekten ümitli. 
Celal Çağlar iş hayatına atıldığı günlere giderek ilginç bir saptamada bulunuyor: 
“Bir genel müdürün maaşı 40 yıl öncesine göre en az iki kat artmış durumda. 1970’lerde yeni mezun bir mühendis, işe başladığında maaşı 2 bin 500 liraydı. 
Bugün de öyle. 40 yıl geçmiş yeni mezun mühendisin maaşı değişmemiş. Türkiye zenginliğini alt kademeye de yayarsa hiçbir dalga bizi etkilemez.” 
Gelir dengesizliğine bir başka örnek daha veriyor: 
“Biz üniversiteden mezun olduğumuz zaman da aynıydı. Mühendis olduk çünkü biliyorduk ki en iyi maaş mühendislerde. Öğretmenler de polisler de yüksek gelir elde ederse Türkiye’nin sırtı yere gelmez.” 

Allah düşmanlarımı benden zengin yapsın

Bahattin Acar Siirt ile bağını koparmamış aksine memleketinde iş imkanı da yaratıyor. Kardeşinin sorumluluğunda Siirt ve Batman’da da Renault bayisi var. İstanbul’da da ABC, Kağıthane, Gayrettepe ve Çağlayan’da. 
Babasını yad ediyor: “Babam hep derdi, aslında Kurtalan Ekspresi yerine Siirt Ekspresi olabilirdi. Zamanında, Ankara’dan giden yetkilileri Kurtalan’daki aşiret reisi ağırlamış. Babam da derdi ki oğlum biz ağırlasak tren bizim buradan geçecekti.” 
Ticaret hayatını konuşurken yine özlü bir söz söylüyor: 
“Allah düşmanımı benden zengin yapsın.” 
Niye mi? 
“Zengin olursa benimle uğraşmaz, kendi işine bakar.” 

Halka zarar veren 3 ‘h’

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar ekliyor: 
“Toplumsal huzuru bozan 3 H vardır.” 
Hamaset, husumet ve haset. 

Standart gömlek için Türklerin ensesi kalın

Süvari Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Coşkun ile ‘yenilikçi’ üretimin konuşurken “Benim de gömleğim L beden, yakası XL” diyordu. 
Türklerin ensesi daha mı kalın? 
Öyleymiş. En azından standart gömlek yakası için. Ahmet Coşkun anlattı: 
“Yakasına göre gömlek alsa çok çirkin oluyor, bol gömlek emanet gibi duruyor. Bedenine göre gömlek alsa iki yakası bir araya gelmiyor. Dedik ki çok da zor bir şey değil ama kimse yapmamış gömleğin yakasını bir beden büyük yapalım.” 
Eskiden erkek giyiminde siyah, lacivert, kahverengi vardı. Pantolonda renkli giyinen erkeklerin sayısı çok az olsa da, en azından üstlerine bir renk koymak istiyorlar. Bu arada erkekler daha dar giyinmeye başlamış: 
Ahmet Coşkun 4 santim esneyen pantolon üretimlerini anlatırken, şunları söylüyordu: 
“Eskiden erkekler bol pantolon giyiyordu. Son 4-5 yıldır dar, vücuda tam oturan gömlek, pantolon giyiliyor artık. İnsanlar daha fit olmak istiyor. Az kilolu olan da dar giyinip, dinamik göründüğünü düşünüyor. Böyle bir pantolonla biraz yemek yeseniz, oturamıyorsunuz. Biz de insanların rahat edeceği pantolonlar yaptık.” 

<p>Peki, Ümraniye Belediyesi'nin yeni projeleri neler olacak?  3. Ümraniye Kitap Fuarı için çalışmal

2. Ümraniye Kitap Fuarı yoğun ilgi gördü…

AFAD'dan Afganistan'daki ihtiyaç sahibi 2 bin aileye gıda yardımı

Antalya'yı fırtına vurdu! Dev dalgalar oluştu, ağaçlar devrildi

1,5 ton skunk ele geçirildi