• $ 5,8118
  • € 6,4732
  • 275.387
  • 110477
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

FETÖ-PKK/PYD-DAEŞ Konsorsiyumu

15 Temmuz FETÖ ihanet şebekesinin hain darbe girişimi sonrası harekete geçen terör örgütlerinin amaçları Türkiye’yi çökertmek.

Bu amaca giden yolda nihai hedefleri, Türkiye’yi Suriyeleştirmek ve küresel baronların denetimine sokmak. Bu kalleş hedeflerini Suriye üzerinden planlayarak Türkiye’ye yaymanın gayretindeler. Suriye’nin toprak bütünlüğünü ortadan kaldırdıkları gibi bu iklimi Türkiye’ye aktarabilmenin her yolunu deniyorlar. Bu durum esasen 15 Temmuz darbe girişimin ikinci hamlesi olarak şekillendirilmeye çalışılıyor.

Türkiye her şeyin farkında ve bunun gereği için “Fırat Kalkanı” harekatını başlattı. Bu harekat hem DAEŞ terör örgütüyle sahici ve samimi olarak nasıl mücadele edileceğinin örneğini oluşturuyor hem de terör örgütleri arasında ayrım yapılmamasının dersini veriyor. Bu harekat bu iki önemli sonucuyla hedeflediklerini gerçekleştirmeye devam ediyor.

Bu harekatın sadece Cerablus’ la sınırlı olmayacağını bunun aynı zamanda PYD’nin Fırat’ın batısına geçme inadının kırılması ve terör üretim merkezlerinin çökertilmesi hedefini de güttüğünü gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan gerekse Başbakan Yıldırım çok net bir biçimde ifade etmişti. Bugün bunun gereği yerine getiriliyor.

Suriye’yi terör örgütlerinin egemenliğine tutsak edenler perde gerisinde Türkiye’nin bu kararlı tutumuna gölge düşürmenin uğraşısını vermeye başladılar. Özellikle Batı ülkelerindeki FETÖ ihanet şebekesinin unsurları bu role soyunmuş durumdalar. Çeşitli maskelerle ve sahte kimliklerle Türkiye’nin DAEŞ yerine sadece PYD-YPG’yi etkisizleştirmek için bu harekatı düzenlediğini ve sivil halkı hedef aldığını yaymaya ve böylece her zaman yaptıkları gibi kirli ve karanlık bir propaganda iklimini oluşturmaya çalışıyorlar.

Öte yandan PYD’nin eş başkanı Salih Müslim Türkiye’nin DAEŞ’ e yönelik ilk hamlelerinden beri Türkiye’yi tehdit ediyor ve adeta; “ biz DAEŞ ile ne güzel tahterevalli oyunu oynuyorduk, birbirimizle iyi de paslaşıyorduk, DAEŞ sayesinde meşruiyetimi sürdürüyordum ve üstelik bu sayede kendime toprak kazanarak yayılmaya da devam ediyordum. Buralara kadar gelip de tüm bunları neden bozdunuz “ demiş oluyor.

Kim ne derse desin “Fırat Kalkanı” harekatı, hedeflediği bölgeleri terörden temizleyene kadar sürecek. Bu durum Türkiye’nin doğrudan beka sorunu, güvenlik sorunudur. Nitekim unutmamak gerekir ki, Türkiye’nin güvenlik sınırları, ulusal sınırlarıyla sınırlanmayacak kadar genişlemiştir. Türkiye’nin güvenliğini tehdit edenlerin kümelendiği, lojistiğinin ve komutasının yapıldığı yerler, Türkiye’nin doğrudan hedefidir. Türkiye’de FETÖ-PKK/PYD-DAEŞ konsorsiyumu eşliğinde parçalanma senaryoları tezgâhlayanların, 15 Temmuz’un rövanşına dair ilk hamlesi, Türkiye’yi Suriye ve Irak güvenlik ikliminin bir parçası yapmaktır.

Ancak Türkiye bu hain hamlelerin farkında olduğunu ortaya koyuyor ve bunun bir gereği olarak “Fırat Kalkanı” harekatıyla dosta, düşmana ülkesinin istikrarına, istikbaline ve istiklaline ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağını duyuruyor.

Türkiye için aslında yeni bir dönem başlıyor. Tüm kurumlarıyla, halkıyla yeniden bir iç bütünleşme sürecinin en yoğun safhalarını yaşıyoruz. İçimize çöreklenmiş başka devletlerin derin yapıları temizlendikçe biz olacağız ve diri olacağız. Bu kirli ve karanlık yapılar temizlendikçe geleceğimize sahip çıkacağız ve güçlü liderlikle stratejik hedeflerimize çok daha hızlı erişeceğiz ve tüm mazlumlar için nefes olmaya, derman olmaya çok daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz.

Etrafımızda yaşanan devletlerarası bilek güreşinin en önemli motivasyonu; bölgenin yeni enerji denklemlerinin ve yeni enerji oyununun kurulması sancılarıdır. Zaman zaman dikkat çektiğimiz gibi tekrar hatırlatmak gerekir ki, Doğu Akdeniz’in yeni doğalgaz kaynaklarının yeni jeopolitiği, mıknatıs gibi Suriye’yi ve Irak’ı kendine çektikçe bölgenin istikrarsızlıkları artıyor.

Bölge ve bölge dışı tüm aktörler için bu durum, yeni stratejik hedefler belirlemelerini ve dolayısıyla bölgenin yeni güvenlik iklimine dâhil olmayı gerektiriyor. Bu durum bölgenin çok daha fazla terör örgütleriyle düzenlenmesine ve bunun da örtülü, gizli bir ekonomiyle yürütülmesine yola açıyor.

Türkiye bu örtüyü aralıyor ve tüm karanlık ve kirli ilişkileri gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor…

<p>Türkiye’nin ilk gastronomi kenti Gaziantep´te yemek odaklı ilgi çekici gelişmeler yaşanmaya devam

Kebapçı Çırağı Drone, Et Taşıyıp Kebap Ateşini Harladı

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!