• $ 5,8147
  • € 6,4658
  • 275.387
  • 110477
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Eski mahalleye ‘yandaş medya’ terapisi

Türkiye son 12 yılda tam 9 seçim yaşadı ve bu seçimlerde AK Parti oylarını artırarak ve ezici bir çoğunlukla kazandı. CHP ve MHP ise her seçimden ağır bir hezimet yaşayarak çıktı. Siyasetteki tablonun özeti kısaca bu…

Bir de yarı resmi CHP yayın organlarının ve bu partinin basın bürosu elemanları gibi çalışan gazeteci ve yazarlar var ki onların hali tam bir sefalet tablosu… Malum her seçim ve referandum öncesi AK Parti’nin işinin bittiğini ve gidici olduğunu yazdılar, bu konuda analiz şaheserleri(!) ortaya koydular. Hatta aralarında paralel kalemlerin himmetine sığınıp Ocak 2014’ten itibaren Tayyip Erdoğan’ın olmayacağı kehanetinde bulunanlar bile oldu.
Yani bu eski medya düzeninin asparagas kalemlerinin hiçbir seçim öngörüsü tutmadı ve bütün analizleri iflas etti. Çünkü daha 10 Ağustos’ta Tayyip Erdoğan emsalsiz bir siyasi başarının altına imza atarak yüzde 52 oy oranı ile cumhurbaşkanı seçildi ve bu eski mahallenin kifayetsiz kalemlerinin olmayan karizmasını bir kez daha çizmiş oldu.
Ama onlar her yenilginin ardından mahallelerinde efelenmek için kendilerine yeni oyuncaklar bulmayı başardılar. Doğrusu bu da bir başarıdır, Allah korusun yenilgilerini telafi etmek için oyuncak da bulamasalardı akıl sağlıkları tehlikeye girebilirdi ki bunu hiçbirimiz istemeyiz.
Psikolojik ve patolojik hallerini tedavi etmek için bulabildikleri tek oyuncak ‘yandaş medya’ tesellisidir.
İçlerinde kalemlerinden "Körü körüne Erdoğan'ı desteklemek gazetecilik değil, yandaşlıktır" şeklinde hikmetli(!) sözler damlayan IQ düzeyi oldukça eğlenceli kalemlerden "Davutoğlu'na da Erdoğan'a yaptığınız yalakalığı yapmayın onu da batırırsınız" mealinde kelepir akıllar dağıtan içten yanmalı CHP'li gazetecilere kadar pek çok zatı muhterem nedense her seçim hezimetinin ardından kendisine 'yandaş medya' terapisi uygulama ihtiyacı hissediyor. Neredeyse "Yandaş medya olmasaydı bu kadar karavana analizler yapmayacaktık" diyecekler.
Demokrat, özgürlükçü gazeteci ve yazarlara 'yandaşlık' yaftası yapıştıranların ıstırabını anlıyorum, başarısız olanların da teselliye ihtiyacı vardır. Bu kadarcık bir eğlenceyi arkadaşlara çok görmemek lazım...
Ancak merak ettiğim bir şey var, nasıl oluyor da AK Parti'nin doğru icraatlarını destekleyip her seçim öncesinde toplumun sosyolojisini, eğilimlerini dikkate alarak bu partinin seçimlerden başarılı çıkacağını öngören, isabetli yorumlar yapan gazeteci ve yazarlar 'yandaş' oluyor, ama analizleri hep karavana çıkan arkadaşlar objektif gazeteci oluyor?
Eski medya düzeninin sadık kalemleri açısından bakıldığında, ortaya çıkan böylesine bir çaresizlik tablosunu gazetecilik mesleği ile izah etmek mümkün değil. Mesela bir yazar seçimlerle ilgili bir analiz yapıyorsa doğal olarak partilerin hangi sosyolojik tabana oturduğunu, halkın beklentilerinin iktidar tarafından ne ölçüde karşılanıp karşılanmadığını, muhalefet partilerinin projelerinin toplumda nasıl bir heyecan oluşturduğunu ve nihayetinde de kamuoyu araştırma şirketlerinin verilerini önüne alır ve bir takım öngörülerde bulunur. Ama bizim eski mahallenin haylaz çocuklarının hiçbir zaman böyle bir derdi olmadı. Onlar Türkiye’yi hala CHP basın bürosundan ibaret zannediyorlar. Bu kafayla giderlerse bundan sonra yapılacak seçimlerde de yeni terapi seanslarına ihtiyaçları olacak, bizden söylemesi…
Doğrusu kimseye haksızlık etmek istemem. Her meslekte olduğu gibi gazetecilikte de insanlar hata yaparlar, zaman zaman isabetsiz öngörülerde de bulunabilirler. Ancak bunların sayısı bir ya da üç olur. Eğer her seçimden sıfır çekip, sonra da hiçbir şey olmamış gibi objektif gazetecilik böbürlenmesiyle ortalarda dolaşıyorsanız burada patolojik bir durum var demektir.

<p>Dadukou’daki yaya geçitlerinden birinden geçmekte olan bir anne ve çocuğa otomobil çarptı. Annesi

Minik Çocuk, Annesine Çarpan Otomobili Tekmeledi

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Sonbahar-kış modasına uygun trendler! İşte şıklığın sırları