• $ 5,6979
  • € 6,3118
  • 270.292
  • 106785
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Sadece Türkiye ve Erdoğan sevdası

Son iki yılda yeni Türkiye’nin oluşumunu engellemek, büyük Türkiye yürüyüşünü durdurmak için bu ülkeye ve topluma karşı inanılmaz bir saldırı kampanyası yürütülüyor. Kavga gerçekten çok büyük… Çünkü Türkiye geçmişindeki karanlık örtüleri kaldırıyor, geçmişiyle yüzleşiyor, yeni ve bağımsız bir gelecek inşa ediyor.

İşte eski Türkiye’nin uzantıları ve uluslararası ortakları kontrolden çıkan Türkiye’yi cezalandırmak için Tayyip Erdoğan’ı hedefe koyarak öncelikle onu tasfiye etmeyi planladılar. Türkiye toplumu ve siyasi irade ilk kez bu kadar acımasız bir meydan okuyuşla karşı karşıya kaldı.
Osmanlı’yı dağıtan Birinci Dünya Savaşı’nın ardından yüz yıl boyunca belimizi doğrultamadık. Şimdi yüz yıllık bir yıkımın ardından ilk kez tarih önümüze yeni bir fırsat sundu. Dolayısıyla 10 Ağustos sadece bir cumhurbaşkanlığı seçimi değil, yüz yıllık bir hesaplaşmanın önümüze getirdiği tarihin dönüm noktasıdır.
Zihinlerini birtakım ideolojik korkulara, dış ve iç vesayet odaklarına rehin bırakmış olanların bu yeni Türkiye mücadelesini anlamaları elbette mümkün değildir. Çünkü zaten onlar yüz yıllık vesayetin ihanet ortakları arasında yer almaktadırlar.
Ama bilelim ki tarih bugün kimin nerede durduğunu bütün gerçekliğiyle kaydedecek. Yani kim bağımsız ve güçlü Türkiye’nin yanında duruyor, kim ihanetin diline teslim oluyor hepsi gelecek nesillere aktarılacak…
Bu çerçevede cumhurbaşkanı adayı Başbakan Tayyip Erdoğan’ın büyük İstanbul mitingi herkes için çok önemli mesajlar içeriyor. Dünyanın hiçbir yerinde ağustos sıcağında üç milyona yakın insan meydanları böylesine doldurmaz. Kimse milyonları zorla bu meydanda toplayamaz, sadece Türkiye ve Tayyip Erdoğan sevdası dışında…
Ancak halkı cahil ve ‘göbeğini kaşıyan adam’ gibi ilkel tanımlamalarla hakir gören CHP zihniyetindeki ezik ruhlu aydın, gazeteci görünümlü tipler hâlâ bu toplumun ferasetini ve nasıl bir Türkiye sevdası içinde olduğunu fark edebilmiş değiller. Sanıyorlar ki bugün Tayyip Erdoğan’ın etrafında kenetlenen kitleler körü körüne bir lidere yöneliyorlar. Bir kere büyük kitleler özellikle muhalefetin sergilediği siyasi sefaleti çok iyi görüyor, Türkiye’nin nasıl bir kavşak noktasında olduğunu çok iyi değerlendiriyor.
Yıllardır halkı aşağılayan beyaz Türklerin bütün cazgırlığına rağmen, toplum yeni Türkiye’yi inşa eden Tayyip Erdoğan’da ülkenin ve de kendisinin geleceğini görüyor. Geçmişte Menderes’i katillerin elinden kurtaramamıştı, Özal’a yeterince sahip çıkamamıştı. Şimdi ilk kez liderine sahip çıkmanın haklı gururunu yaşıyor.
Artık millet hafızası iradesine yapılan suikastların farkındadır. Çünkü 7 Şubat 2012’deki MİT saldırısında, Gezi kalkışmasında, 17-25 Aralık darbe girişimlerinde Erdoğan’a karşı yürütülen linç kampanyaları bizzat milletin gözü önünde gerçekleşti. Dolayısıyla toplum, doğrudan Başbakan Erdoğan ve ailesine yapılan bu zelil saldırıları aynı zamanda kendisine yapılmış olarak gördü ve sandıkta gereğini yaptı. Eminim ki 10 Ağustos’ta da aynı ruhla gereğini yapacaktır.
Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’si ile, gayrimüslimiyle bu ülkeyi oluşturan insanlar, akıllarını yerli ve yabancı vesayet merkezlerine ipotekleyerek her gün diktatörlük masalları üreten, sahte demokrasi müsamereleriyle halkı aşağılayan eli sopalı beyaz Türkleri çok iyi tanıyor. Bu yüzden de millete karşı hazırlanan her proje hezimetle sonuçlanıyor. Hiç kuşkunuz olmasın ki dünyadaki hiçbir siyasi iktidar Pensilvanya yapımı 17-25 Aralık yıkım projesine dayanamazdı. Ama hem Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği hem de Türkiye toplumunun basiretli duruşu bu şeytani planı boşa çıkarmıştır.
"Bir musibet, bin nasihatten evladır" sözünün hikmetini şimdi daha iyi anlıyoruz. Eğer 17 Aralık'ta paralel musibet başımıza gelmeseydi, belki de demokrasinin gerçek değerini hiçbir zaman kavrayamayacaktık. Şimdi artık biliyoruz, bir işin içinde Pensilvanya gölgesi varsa orada mutlaka bir tuzak vardır. Mesela, Ekmel'in etrafındaki "paralel böcekleri" gören toplumsal vicdan notunu anında verdi ve defterini dürdü. Ekmel'in işi bitmiştir, onu artık Pensilvanya bile kurtaramaz.

<p>Sivas’ta Örtülüpınar Mahallesi Reşat Şemsettin Sokak üzerinde geçtiğimiz gün gerçekleşen olayda M

Boğulmak Üzere Olan Kedinin Hayatını Böyle Kurtardı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Roma dönemine ait 48 kandil ortaya çıkarıldı

Anne ve babasının tanışma hikayesini anlattı! Sosyal medyayı salladı