• $28,9305
  • €31,2361
  • 1889.61
  • 7978.82
13 Ağustos 2023 Pazar

Adli kolluk devleti olmak

28 Temmuz tarihinde İstanbul'un Esenyurt ilçesinde bir tekel bayisinde 2 kişinin öldüğü, 1 kişinin yaralandığı silahlı saldırı hadisesi, bireysel silahlanma ve kişilere karşı saldırıların nasıl bu kadar kolaylıkla yapılabildiğini sorgulamamıza neden oldu. Olayın failleri yakalandı ve cinayetin sebebi belirlendi. Durum adliyeye intikal ettirildi ve yargılama süreci başladı. Ancak olayın toplumdaki travmatik etkisi bitmedi. Özellikle suçun hunharca işlenmiş olması da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur. Keşke hiç böyle bir olay yaşanmasaydı ve gencecik insanlar ölmeseydi. Zaten emniyet ve asayiş mantığında önemli olan suç işlendikten sonra faillerin hemen yakalanması ve adalet karşısına çıkarılması değil, olayın hiç olmamasıdır. Yani suçun önlenmesi aslında devletin birinci görevidir. Adli görevler daha sonra gelir.

Sosyolojik açıdan toplumda güvenlik kaygısının artması ilk başta bireyler arasındaki duygusal bağların kopmasına neden olur. Şüphe artar, kişi ve gruplar daha fazla izole olmaya ve daha fazla silahlanmaya başlarlar. İnsanlar kendilerini güvende hissettikleri alanlarda yaşamaya yönelirler ki bu durum toplumda sosyal boşluk alanları ortaya çıkarır. Dolayısıyla toplumsal ayrışma hızlanır, yardımlaşma ve dayanışma azalır, toplumsal tabakalar arasındaki geçişkenlik yavaşlar. Toplumun çimentosu olan birlik beraberlik duygusu yerini "sadece ben" anlayışına bırakır. Sonuçta bu tür olaylara sadece birer suç olayı olarak değil aynı zamanda toplum üzerindeki sosyolojik ve psikolojik etkileri yönünden de bakmak lazım. Suç işleme eğilimi azaltılmadığı veya önlenemediği müddetçe ne kadar iyi adli teşkilatınız veya ne kadar mükemmel yargılama sisteminiz olursa olsun toplumsal düzeni sağlamak pek mümkün olmaz. Zaten istatistiklerde bunu göstermektedir. 2014 yılında 25.322 kasten öldürme suçu meydana gelmişken, 2021 yılında 38.524 cinayet olayı olmuştur. Yine başta kasten yaralama olmak üzere kişilere karşı yapılan saldırılarda da ciddi artışlar gözlenmektedir.

5442 sayılı il İdaresi kanunu il ve ilçelerde emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin sağlanmasından birinci derecede mülki amirlerin yani vali ve kaymakamların sorumlu olduğunu belirtir. Mülki amirler suçun önlenmesi için her türlü tedbirin alınmasıyla yetkili kılınmıştır. Ancak geçmiş dönemlerde özellikle 90'lı yıllarda yaşanan insan hakları ihlalleri ve kolluğun aşırı güç kullanımı gibi birtakım olumsuzluklar günümüzde suçun önlenmesine yönelik hizmetlerin aktif şekilde yürütülmesini olumsuz etkilemektedir. Adli görevler esnasında karşılaşılabilecek hukuki problemlerde savcılık talimatı olduğu için kolluk güçlerinin kendilerini hukuki olarak koruyabilmeleri mümkün olabilmekteyken, suçun önlenmesine yönelik mülki hizmetlerde bu koruma çoğunlukla belirsiz ve muğlaktır. Elbette konu sadece polis veya jandarma üzerinden okunmamalı, esas olarak emniyet asayiş ile kamu düzeninin sağlanmasında mülki amirlerin daha aktif olacakları bir sistem esas alınmalıdır. Bu kapsamda mülki amirlerin yetkileri polis ve jandarmanın denetlenmesi, belediyeler gibi mahalli idareler ile diğer kamu ve özel kuruluşların yönlendirilmesi ve de suçun önlenmesi için diğer tedbirlerin alınabilmesi bakımından genişletilmelidir. Dolayısıyla bundan sonra bir olay meydana geldiğinde ilk başta bu olayın neden önlenemediği düşünülmeli, ondan sonra yapılacak adli işlemler konuşulmalıdır.

Suçun önlenmesi son derece karmaşık ve geniş kapsamlı bir konudur. Medya ve topluma yani bizlere de önemli görevler düşmektedir. Toplumsal desteğin sağlanması ve toplumsal algının olumlu şekilde yönlendirilmesi son derece önemlidir. Her geçen gün daha da yaygınlaşan uyuşturucu kullanımıyla mücadele, bireysel silahlanmanın azaltılması, haberlerde silah ve şiddet içerikli görüntülerin fululaştırılarak verilmesi, mafyatik tiplemelerin özendirilmemesi mücadeleye katkı sağlayacaktır. Başta gençlerimiz olmak üzere insanlarımızın uyuşturucu, silah ve şiddetten uzaklaştırılması için spor, sanat, bilim ve diğer sosyal aktivitelere yönlendirilmeleri, teşvik edilmeleri, başarı gösterenlerin en üst düzeyde ödüllendirilmeleri hayati önemdedir. Unutmayalım ki suçla mücadele toplumsal bir sorundur ve bu sorunun çözülmesinde hepimize görevler düşmektedir.

<p>Kaçak/sahte alkollü içki ticaretinin engellenmesi yönelik 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen 'Ç

Bakan Yerlikaya duyurdu! 81 ilde eş zamanlı 'Çengel-4' operasyonu

Ustasından çay tarifi! Meğer yıllardır yanlış demliyormuşuz…

HADO sporu, ilgi odağı haline geldi! Artırılmış gerçeklik oyunu

Samsun'da UMKE bölge tatbikatı yapıldı! Film sahnelerini aratmayan görüntüler ortaya çıktı