• $8,4798
  • €10,2582
  • 496.3
  • 1441.33
15 Kasım 2012 Perşembe

Yazdıklarınızın gerçek değeri nedir?

Reyting yükseldi ve hemen parazit başladı; 'Ülkeye döviz girer, Türk parası değerlenir, cari denge açığı yeniden büyür, sonrası Allah kerim!' Sanki Merkez Bankası yok! Bir diğeri ise Türk parasının gerçek değerini sorgulamış ve Merkez Bankası'nın reel efektif döviz kuru endeksinin 2003'teki baz değeri olan 100 değerinden 116.29 değerine çıkması nedeniyle dolar kurunu o günkü son 10 aylık ortalama olan 1.79 değerinden yüzde 16.29 artırarak doların son 10 aylık ortalama değerinin 2.08 TL olması gerektiğini ilan etmiş. Söyleyebileceğim tek şey 'Bravo!' olur!
 Bu üstadlar hiç anlamazlar ki, ihracatı artırmanın yolu devalüasyon değil, verimlilik artırmaktır. Devalüasyon, ülkenin tüm vatandaşını derhal fakirleştirir, üstelik kur ülkedeki iç fiyatlara etki ederek enflasyonu da yükseltir. İhracatı esas artıran dış alemde bulduğunuz pazardaki gelir düzeyidir ve ihracattaki rakiplerinize göre, yani diğer gelişen ülkelere göre onların kur ve fiyat politikalarını yenebilir olmanızdır. İktisatçılar bu tür olguları 'dış alemin gelir elastikiyeti, kur yani fiyat elastikiyetinden' çok yüksektir sözü ile ilan ederler. Kurlarda oynaklık olmaması da ihracatı artırır. Çünkü kur sürekli dalgalanırsa ihracatçı fiyat oluşturamaz. Tabii bir de endeksin başladığı yıl ülkede para satın alma gücü paritesinin işaret ettiği değere yakın mıdır, yoksa aşırı değerli midir gibi bir sürü teknik sorun vardır. Bunları göz ardı edip teknik ve kompleks bir endeksin değerini tek bir paraya 'zırt' diye uygulamak ne iştir, bir anlayabilsem?
 İyisi mi biz Merkez Bankası'nın yeni endekslerini tanıtalım. Merkez Bankası Temmuz 2010 tarihinde H.Saygılı, M. Saygılı, G.Yılmaz tarafından hazırlanan ve Çalışma Tebliği NO: 10/12 olarak internet sitesine konan 'Türkiye için Yeni Reel Efektif Döviz Kuru Endeksleri' isimli çalışmada açıklanan endeksleri kullanıyor.
 Bu endeksler eski 19 ülke yerine, yeni dış ticaret desenimizi aksettiren 36 ülkeye genişletilmiş, 1988-1990 yılları ticaret verileri ve 1995 yılı bazlı eski endeksler yerine ticaret deseninin tamamen değiştiği yakın dönemi aksettiren 2006-2008 dönemine bakarak ülke ağırlıklarını temel almış, 2003 bazlı endekslerdir. TÜFE, ÜFE , Birim İşgücü Maliyetleri, GSYİH deflatörü ve ihracat fiyatları bazlı çeşitli endeksler yapılmıştır. Yeni endeksler ayrıca teorik ekonomi literatüründeki gelişmelerin ışığında daha güçlü bir teknik yapıya kavuşturulmuştur. Ancak her endeksin avantajları ve dezavantajları olduğu da bilinmelidir. Diğer taraftan örneğin salt imalat sanayi fiyatları alınıp, tarım, ham madde, hizmet sektörü ve enerji ürünlerinin hesap dışı bırakılması bile sonucu önemli ölçüde değiştirir.
Seçilen 36 ülke Türkiye'nin ticaretinde yüzde 80 kadar paya sahiptir. 36 ülke ayrıca 4 coğrafi kategoriye ayrılmıştır. Ayrıca ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre endeksler de yapılmıştır.  Merkez Bankası'nın bu kadar bilimsel endekslerle yaptığı incelemeler bile kur ve rekabet gücü gelişiminin analizini ancak kısıtlı şekilde yapabilirken, kalkıp bir endeks rakamını tek bir paraya uygulamak veya  dolar-euro paketine bakıp paramız değerli-değersiz demek bilimsel hiç bir anlam taşımamaktadır.

<p>Akşam Gazetesi Spor Müdürü Kenan Karcı Süper Lig'de tüm  merak edilenleri Ezgi Aşık'a anlattı.</p

Süper Lig'de şampiyon kim olur?

Mescid'i Aksa'da bir araya gelen Müslümanlar, Ramazan Bayramı namazını kıldı

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde 87 yıl sonra bir ilk

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu