• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
12 Kasım 2012 Pazartesi

Eyvah, ya aşırı döviz girerse?

Geçtiğimiz günlerde hem Türkiye'de ekonomik gidişatı etkileyecek önemli değişimler oldu. Türkiye'nin rating notu 18 yıl sonra yatırım yapılabilir seviyeye yükseldi. Sonrasında derhal polemikler başladı. Ülkemizde polemikler rating artışı sonrası döviz girişi sorunları konusunda! 
Ülkemizin her konuda uzman ama ekonomi yaklaşımı, ya siyasete kurban ya da klişeci üstatlar derhal değerlendirmelerini verdiler; 'Ülkeye bol döviz girer, Türk parası değerlenir, dış ticaret açığı ve cari denge yeniden büyür ve sonrası felaket!'
BİZİMKİLER ANLAMIYOR
Oldukça demode görüş... Sermaye hareketi serbest ama ancak döviz girişini pasif seyredersen böyle negatif sonuç ortaya çıkar. Fakat Merkez Bankası böyle davranmıyor.
Ne bizim üstatlar ne de Batı medyası, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Bey'in başlattığı ve 2011 ortasında da yeni Başkan Erdem Başçı'nın devam ettirdiği farklı para politikası yaklaşımını, zahmet edip anlamadı. Yabancı medya ülkemizle dalga geçip 'Türkiye riskli bir politika uyguluyor, bunun sonunda ya Merkez Bankası rezil olur ya da Nobel kazanır' bile demişti. Ülke içinde de Atilla Yeşlilada, Uğur Civelek, Uğur Gürses, Erinç Yeldan benzer eleştirilere soyundu (Fatih Özatay farklı ve uzman; o işin teorisini tartışıyor).
Sonuçta ne Merkez Bankası rezil oldu ne de Türk ekonomisi battı. Üstelik Türkiye tarihinde ilk defa cari denge açığının düzeltilmesini krize bırakmadı, kendi politika yaklaşımıyla cari denge açığını düşürmek için büyümeyi yavaşlattı, kredi balonunu söndürdü ve hem kur hem de faizi eşanlı yönetebileceğini gösterdi, volatiliteyi de kontrol etti, eleştirileri mesnetsiz bıraktı. Hem de Brezilya da gibi, ısrarlara kanıp  faizi açıkça yükseltmediği için, ülke kontrol dışı aşırı durağan hale gelmedi.
PARKINSON NEREDE?
Biz de bu sütunda Wall Street Journal'de yazılarında 'rezil olma veya Nobel' dışında alternatif sonuç görmeyen yazar Joe Parkinson ile 'Merkez Bankası'ın Nobel'ini artık gönder' diyerek  dalga geçtik. Wall Street Türkiye haber ve yorumlarını Emre Peker ve Ayla Albayrak adlı iki Türk yazıyor. Parkinson muhtemelen şimdilik ortalıkta yok. Siyaset ile ekonomi yorumunu  karıştırmanın sonucu böyle olur! 
Peki Merkez Bankası güçlü döviz girişi olursa ne yapacak? Aynen Durmuş Bey'in yaptığını. Birincisi, kendisine yatırılan gecelik faiz peşindeki fonların faizini yeniden düşürecek. İkincisi bankaların mevduat karşılıklarını yeniden artıracak ve genişlemeyi frenleyecek. Üçüncüsü ROK katsayısı denen ve karşılıkların döviz ile  karşılanabilmesi denen yaklaşımla piyasadaki dövizi ortadan kaldırmaya çalışacak. Koridor politikasının genişliğini de politika aracı olarak kullanacak, daraltacak. Alabileceği kadar döviz rezervi artışı da sağlayacak. Döviz girişi sonrası TL artışını da sterilize edecek, yani piyasadan kaldıracak. Bu kabaca 2010 yılı sonundan 2011 yılı Ağustos ayına kadar kullanılan politika. 2011 Ağustos sonrasında ise bu politikanın tersi uygulanmıştı. Çünkü 2011 Ağustos ayında ABD'nin ratingi düşüp, bir de Avrupa riski yükselince Erdem Başçı dönemi Merkez Bankası rota değiştirmiş ve yeniden ama kontrollu döviz girişini sağlamaya çalışmıştı. Gazetede yer sınırlı. Daha detaylı teknik yorum için BGC Partners analisti Özgür Altuğ'un analizlerinin izlenmesini tavsiye ediyorum!

<p>İsrail'in aşılamaz dediği füze savunma sistemi Demir Kubbe'yi Hamas nasıl aştı?</p><p><span>ABD'n

İsrail'in hava savunma sistemi 'Demir Kubbe' çöktü mü?

Yer siyah, gök beyaz; şampiyon Beşiktaş!

Filistinlilerin evleri yerle bir oldu

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı