• $7,3691
  • €8,976
  • 442.252
  • 1551.57
29 Temmuz 2011 Cuma

Türkiye ne yönde değişmeli?

Cari açık sorunu için önce kafamızı kaldırıp biraz dünyaya ve yakın tarihe bakmalıyız. Birkaç gün evvel yazdım, gene yazıyorum. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk kalkınma hamlesi yapan ülke olan Japonya, savaş sonrasında 1950 ve 1960'lı yıllarda çok hızlı kalkınmış. Bu kalkınma sürecinde devlet, 1963 yılından başlayarak bazı seçilmiş sanayi sektörlerinde güçlü teşvik ve desteğe başlamış, değişimi yönetmiş, enflasyonu kontrol altına almış ve ABD ve Dünya Bankası'ndan yatırım sermayesi kullanmış. Sonuçta Japonya'nın reel büyüme oranı 20 yıla yakın bir süre yüzde 10 civarına yakın gerçekleşmiş.  Ülkeye zıplamayı yaptıran, bu dönemde Japonya'nın ihracatındaki temel değişiklik, yani tekstilden her tür makine imalatına geçiş olmuş. 1950 yılında Japonya'da tekstil ihracatın yarısı, makine ihracatı yüzde 10 kadarmış. Ancak 20 yıl içinde tekstil ihracatı yüzde 12 düzeyine inerken, makine ihracatı yüzde 46'ya çıkmış.
Japonya kaynaksız ve küçücük birkaç adada, dünyanın en büyük ekonomilerinden birini yaratabilmiş (hem de bizim gibi petrol ithalatçısı olarak) ise, başarının arkasındaki esas güç değişimdir, kur politikası değil! Tasarruf zaten var ama başarı üretim ve ihracatta yapısal değişimle gelmiş. Bunları ben söylemiyorum. Paul Volcker söylüyor! Kim o?
Paul Volcker 1927 doğumlu, 1971-1973 arası ABD'nin sabit kurdan dalgalı kura geçişinde değişikliği yöneten ekibin esas uzmanı. 1979-1987 arasında ise ABD Merkez Bankası FED'in Başkanı olmuş, (hem Demokrat Carter hem de Cumhuriyetçi Reagan dönemi) ve 1970-1980'ler arasındaki petrol krizi sonrasında ABD enflasyonunu düşüren kişi olarak da biliniyor. Princeton 1949, Harvard 1951, LSE 1952 mezunu bir iktisatçı. 1952 yılında FED, sonra ABD Hazinesi, ve en sonunda özel sektörde Chase Manhattan ve Rothchild, sonra 2004 tarihinde Birleşmiş Milletler ve en son da 2008 krizinde 2011 yılı Ocak ayına kadar Obama'nın prestijli global kriz danışmanı olarak çalışmış.
Volcker yazdığı kitabında 1971-1973 arasında ABD'nin ve Dünyanın altın, dolar ve sabit kur temelli Bretton Woods sisteminden dalgalı kur sistemine geçtiği dönemin sonrasında olanları ABD Hazine'sinin en önemli uzmanı, değişimi yöneten teknisyen olarak kişi sıfatıyla aktarıyor.
Bu dalgalı kura geçiş döneminde onu en çok hayrete düşüren ise, yaşadığı ve yakından incelediği 1971-1992 arasında defalarca değer kaybı yaşayan ABD Doları'nın,  Alman Markı'na karşı yüzde 60 ve Japon Yen'ine karşı yüzde 53 değer kaybetmesine rağmen, 1971-1992 arasında ABD'nin dış ticaret açığı ve cari denge açığının, daha önceki,  1960'lı yıllarda hayal bile edilemeyecek düzeye yükselmiş olması.
Buna karşılık bu dönemde önemli sanayi ülkelerin arasında paraları değerlenen ülkeler,  tasarrufu yüksek, verimlilikleri kuvveti, üreticileri rekabet gücüne sahip ülkelermiş ve bu ülkeler, paralarının değerlenmesine rağmen en yüksek dış ticaret dengesi fazlasına sahip ülkeler olmuşlar.
Volcker uzun yıllar kamu yöneticisi ve bir uluslararası finans uzmanı iktisatçı olarak şu temel sonuca varıyor. ABD'nin 1971-1992 arasındaki dönemini yakından izleyen Volcker, bazı dönemlerde ülkede yükselen enflasyon nedeni ile döviz kurlarının ülke parasına değer kaybettirmesi normal olsa da, uluslararası dengesizlikler olan bir ortamda, kurların yeniden ayarlanması ve yerel paranın devalüe olması bazen gerekli olsa da, kur ayarlaması esas gereken temel politikaların uygulanmasının yerine geçemez. Temel politikalar ise rekabet gücünü arttırıcı, verimliliği arttırıcı ve tasarrufu arttırıcı politikalardır. Sürekli ülke parasının değer kaybını talep etmek, gerekli temel politikalardan ve değişimden kaçmak ve kısa vadecilik yapmak demektir. Bu tür kısa vadecilik de uzun vadede büyüme ve istikrarın daha zor gerçekleşir hale gelmesine yol açar. Uzun vade çözümü değişim ve eğitimden geçiyor! Yani yapıyı değiştirmek!
Kısa vadede ise Merkez Bankası'nın ve BDDK'nın politikalarına devam etmek zorundayız. Bankalar, otomotiv ve inşaat sektörleri politikalarla uyumlu davranmak zorunda! Devalüasyon toplumu fakirleştirir.

<p>Amerika Birleşik Devletlerinde 46. Başkan Demokrat Lider Joe Biden oldu. </p><p>ABD'de yeni

ABD'de yeni dönem başladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ankara'nın en yaşlı iki kadınına koronavirüs aşısı yapıldı

Yılanların yuttukları dev canlılar