• $7,4176
  • €9,0208
  • 442.369
  • 1542.45
25 Temmuz 2011 Pazartesi

Ne devalüasyonu yahu?

Şu anda bütün piyasalar kan kokusu almış durumda. Devalüasyona kalkıp kaşınmasak iyi olur...

'Changing Fortunes' adlı kitabı sonunda yakalayabildim. ABD'li ünlü Merkez Bankası Başkanı ve economist Paul Volcker ile  Japon Maliye Bakanlığı Bürokratı ve iktisatçısı Toyoo Gyohten adlı uzmanlar  yazmış.
Dünyanın sabit kurlu, dolara ve altına dayalı Bretton Woods sisteminden çıkıp dalgalı kura geçtiği dönemi de kapsayan yıllarda, 1946-1992 arasındaki sürede, gerçekleşenleri ve yaşananları,  devlet çalışanı olarak, içeriden yaşamış iki insanın, hem  ABD ve hem de Japonya gözlüğü ile değerlendirmeleri kitabın içeriğini oluşturuyor.
Volcker 1927 doğumlu, 1979-1987 arasında ABD FED'in Başkanı olmuş, (hem Carter hem de Reagan dönemi) 1970-1980'ler arasındaki ABD enflasyonunu düşüren kişi olarak biliniyor. Princeton, 1949, Harvard 1951, LSE 1952 mezunu. 2008 krizinde 2011 Ocak ayına kadar Obama'nın danışmanı olarak çalışmış.
Japon vatandaşı Gyohten de Princeton mezunu, Japon Maliye Bakanlığı'nda 1955-1990 arasında çalışmış, kakan başyardımcılığına kadar yükselmiş, sonra da IMF, özel tarafta Bank of Tokyo-Mitsubishi ve Asya Kalkınma Bankası'nda yönetici olarak görev almış.
Kitabın 48-49'uncu sayfalarında Japonya'nın kalkınmasında kritik aşamanın ne olduğu aktarılıyor.
Japonya 1950 ve 1960'lı yıllarda dünya ile finansal açıdan ilişkiye girmiş ve savaş tahribatından da bu nedenle de kolayca kurtulmuş. Devlet 1963 yılından başlayarak bazı seçilmiş sanayi sektörlerinde  güçlü teşvik ve desteğe başlamış. ABD ve Dünya Bankası'ndan yatırım sermayesi kullanmış. Japonya'nın reel büyümesi 20 yıla yakın bir süre yüzde 10'a yakın gerçekleşmiş.
Bu süreçte tarımda çalışanların oranı yüzde 40 civarında olsa da, esas zıplamayı yaptıran olgu Japonya'nının ihracatındaki temel değişikliğin tekstilden her tür makine imalatına geçiş olması imiş. 1950 yılında tekstil ihracatın yarısı iken, makine ihracatı yüzde 10 kadarmış.
20 yıl içinde tekstil ihracatı yüzde 12 düzeyine inerken, makine ihracatı yüzde 46 oranına çıkmış. İşte başarının arkasındaki esas güç bu, kur politikası değil! Başarı değişim ile gelmiş.
Kitabın 'kurseverler' tarafından okunmasını tavsiye ediyorum. Öğrenilecek çok şey var !

Ahmet Akbalık'a tavsiye...
Bu arada bir de TİM Başkan Yardımcısı kardeşimiz Ahmet Akbalık'ın tavsiyesine bakalım. Ahmet Bey kardeşimiz bir grup gazeteci ile bir araya gelmiş ve H.T.Ekonomi'de 18 Temmuz Pazartesi saat 9.13'te yayınlanan habere göre döviz kurunu yüzde 20-25 devalüe edersek sanayi sektörünü ayağa kaldıracağımızı ve başka kurtuluş olmadığını söylemiş.
Peki iç piyasaya üretim yapan, yaşlı, emekli, gariban, döviz borçlusu, enerji kullanan ne olacak Ahmet kardeşim? Döviz borçlu kamu, banka,sanayici ne olacak. Sen gelir gider tablosuna bakıyorsun, bilançolara etkisi ne olacak?
Bu arada Ahmet kardeşim eminim doğuştan iktisatçı, çünkü 1971 yılında Malatya'da doğmuş, 20 yaşında ailenin tekstil şirketinde çalışmaya başlamış, şimdi patron, ama ücretlerde düşük bir taban  ve kente göre  farklılaştırma bekliyor, banka ve inşaat karlarından şikayet ediyor ve Brezilya'nın ekonomisini çok iyi bildiği için de Brezilya örneği verip duruyor.
Ona tavsiyem TİM'den arkadaşı Adnan Dalgakıran'ın ne yaptığını izlesin. Bana mektup atıp, döviz kuru desteği talep etmediklerini söyleyen TİM Yönetimi'ne de, aynı şeyi tavsiye ediyorum.
İkaz ediyorum: şu anda tüm dünyada piyasalar kan kokusu almış durumda. Devalüasyona kalkıp kaşınmasak iyi olur!

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan

Kafe ve restoranlar ne zaman açılacak? Başkan Erdoğan açıkladı!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri ile görüştü