• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
23 Temmuz 2011 Cumartesi

Söz dinlemeyi bir öğrensek!

Ülke içinde ve ülke dışında çeşitli ekonomik lobiler var. Açın bakalım Wall Street Journal'i, veya okuyun Washington Institute tarafından rüzgarlanan Soner Çağaptay adlı kişinin Türkiye hakkında içerde ve dışarıda yazdıklarını, görelim ne hissedeceksiniz! Veya Financial Times ve The Economist'in  Türkiye hakkında yazdıklarını ! Anlamadıkları ekonomi politikalarımızı, salt siyasi nedenlerle nasıl eleştirdiklerini bir görün! Bu arada da bu ülkelerin kendi ekonomisi batık, ama eleştirdikleri bizim ekonomi. Ülkemizde, içeride de  yüz tür lobi mevcut.  Birkaç örnek verelim. Örneğin faiz lobisi var. Tarım lobisi var. Kur lobisi  var..  Var da var!
Faiz lobisi dış alemle el ele vermiş faiz artsın istiyor. Sıcak para girişi artarmış, umurlarında değil. Kamunun ödediği faiz de yükselirmiş, bütçe de delinirmiş, o da umurlarında değil. 
Tarımda, örneğin Pankobirlik bir kesimin çıkarını kovalayan bir lobi kurumudur. Onların da umurunda değildir, Türkiye'nin tüketicisinin dünya fiyatının üç dört misli şeker fiyatı ödediği.
İhracatçıların kurumu TİM'in  Başkan Yardımcısına göre ise güçlü bir devalüasyon  ülkenin 'kurtuluşu' için tek çaredir. Normal vatandaş, memur, emekli, iç ekonomiye üretim yapan,  döviz borçlusu kamu ve özel kurumlar ve kişiler ne olur, kimin umurunda?
Halbuki ülkede bir parametreyi değiştirdiğiniz zaman on tane farklı etki üretirsiniz. Tabii ki politikaları belirleyen Merkez Bankası, Hazine ve Maliye bu yazdıklarımızı biliyor ve doğruları yapıyor. Nitekim Merkez Bankası'nın bir önceki Başkanı Durmuş Bey  2010 yılının sonuna gelinirken alarmı vermiş ve demişti ki, zaman özvarlıkla yatırım yapma zamanıdır, borç alma zamanı değil, illa borç almak zorunda iseniz de TL ve uzun vadeli alın, kısa vadeli ve döviz değil. Ve bu açıklamalardan sonra da sıcak para girişini frenlemek için sıcak paracıların yatırım yaptığı gecelik faizi yüzde 1.5 düzeyine indirmiş, cari denge açığı artışını frenlemek için de karşılık oranlarını arttırarak, kredi genişlemesini frenlemeye çalışmıştı. Ama kimse dinlemedi. Bankacı dinlemedi, otomotivci dinlemedi, inşaatçı dinlemedi, tüketici dinlemedi. Döviz kredileri sonucu da şu anda ülkemizde binlerce İsviçre Frangı 'zede' veya Japon Yen'i 'zede' mevcut.
Durmuş Bey ve ekibi sekiz on ay önce ne kadar doğru gelecek tahmini yapmışlar meğer! Yavaşlamanın çok hızlı olmaması ve faizlerin genelde de yükselmemesi için  de, repo piyasasında açık piyasa işlemleri ile eşek yükü likidite veriyorlar ki, faiz yükselmeden kredi, iç talep ve ithalat frenlenebilsin.
Yeni Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı da iki ay evvel enflasyon  zıpladığı zaman birkaç ay peş peşe düşer, bu nedenle faiz artışı gerekmiyor demişti. Nitekin geçen ay enflasyon düştü. Ama lobiciler gene faiz artışı beklemeye devam ettiler. Dış lobi ekonomi politikaları yürümüyor dedi, faiz arttırın dedi durdu, ama etkili olmadılar. Bakalım, bu ayın enflasyonunda da gene düşme olursa o zaman faiz lobisi yandı.
Ama dışarıda sorun var. ABD borç limiti sorununu 2 Ağustos tarihine kadar çözmek zorunda. Avrupa borç sorununu derhal çözmek zorunda. İki gündür birtakım şeyler yapıyorlar, onları izliyoruz ve özetleyeceğiz. Güçlü adım atmazlarsa da  dünyayı batıracaklar.

Faizi artırmaz hatta düşürebilir
BU şartlarda ülkemizde  fren gerekli. İşsizlik kendi temposunda düşerken, dış talep zafiyeti ihracatı etkilemekte, cari açığı büyütmekte, ülke içinde de sanayi üretimi ve kapasite kullanımı yavaşlamakta. İhracatçılar anlamak zorunda ki, senin müşterilerin battığı zaman da sen de batarsın. 2009 yılındaki daralmanın nedeni kur değil budur. İhracatta dış talep durdu, bu da sanayi üretimini durdurdu, bu da işsizlik ve cari açık üretti. Şimdi Avrupa bir kere daha batarsa aynısı tekrar olacak! Bu nedenle ülkemizde  yatırımcılar ve bankalar, inşaatçılar, otomotivciler ve tüketicilerin söz dinlemesi gerek!
Her zaman gaza basamayız, bazen fren gerektiği de anlaşılmak zorunda!   Daha sıkı fren gerektiği zaman da Merkez Bankası faiz koridorunu daraltacak. Bu da faizi düşürürüm demek! Artırırım demek değil!

<p>Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Akrep, Terazi, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçları yeni

Haftalık burç yorumları (25 Ocak – 31 Ocak 2021)

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor

Rusya'da binlerce kişi sokaklara döküldü!