• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
29 Kasım 2011 Salı

Tüm dünyada bu konular tartışılıyor!

Dün 25-26 Kasım 2011 tarihinde İstanbul'da Merkez Bankamızın organize ettiği uluslararası konferansta uluslararası uzmanların para politikasının gelecekte nasıl olacağı konusundaki yeni konsensüs hakkındaki görüşlerini aktarmaya başlamıştık. Bugün dün bıraktığımız yerden bu konuda en önemli uluslararası uzmanlardan biri olan BIS yöneticilerinden Claudio Borio'nun kişisel görüşlerini anlatacağız ve Borio'nun 'enflasyon hedeflemesinin geleceğinin ne olacağı konusundaki ' tezlerine değineceğiz. Görülüyor ki fiyat istikrarı ve bunu sağlamak için kısa vadeli faiz üzerinden alınan enflasyon hedeflemesi önlemleri geçirilen kriz ortamından çıkan sonuçlara göre kifayetsiz görülüyor. Diğer taraftan makro prudential denen ve finansal sistemde istikrar sağlamak için kullanılan önlemler (bizdeki TCMB karşılık önlemleri veya BDDK önlemleri gibi şeyler) de önem kazanıyor.
Bu durumda enflasyon hedeflemesi ile finansal istikrar önlemleri nasıl evlendirilecek konusu gündemde.
Borio bu konuda aşağıdaki görüşlere sahip.
Enflasyon hedeflemesi yaklaşımında temel anlayışta değişim gerekiyor. Birincisi, dikkat kısa vadeden, orta vadeye çevriliyor. Enflasyon hedeflemesi uygulamasında 'kısa vadede fiyat istikrarı' kavramından, 'orta vadede sürekli fiyat istikrarı' kavramına geçmek gerekiyor.
İkincisi, ufuk uzatılmak ve orta vadede 'çeşitli riskleri dengelemeyi düşünmek' gerekiyor.
Üçüncüsü , 'business cycle' denen klasik reel döngülere ek olarak, daha uzun süreli orta vadeli finansal döngülere dikkat etmek gerekiyor.
Dördüncüsü, bitmemiş, yani bitmiş gözüken ama etkileri süren resesyonlara dikkat etmek gerekiyor.
Beşincisi, Merkez Bankalarının görev tanımına finansal sistemde istikrarı sağlamak da eklenerek, görev tanımının, ülke özelliklerine uyularak genişletilmesi de gerekiyor.
Bu şekilde daha esnek, finansal istikrarı da içeren, bir yeni tür enflasyon hedeflemesinin mümkün ve gerekli olduğunu anlamak gerekiyor. Anlamanın sonucu da reform geçirmemiş eski tür enflasyon hedeflemesi yaklaşımının krizde başarı sağlayamadığını iyice görmek anlamına gelir.
Peki bu durumda nereden başlanacak?
Yeni bir analitik çerçeve oluşturulması gerek. Parasal faktörlerle finansal faktörler bir arada makroekonomik paradigmanın göbeğine oturtulacak.
Bu da eskiden mevcut olan ve o zamanki ünlü iktisatçı Wicksell'in 'kredi ekonomisi' kavramını yeniden gündeme getirmeyi gerektiriyor.
'Potansiyel enflasyonsuz çıktı' kavramı yerine  'sürdürülebilir denge' kavramını getirmek gerekiyor.
Finansal dengesizlikleri hızla ve erken tespit etme usulleri ve dengesizliklere karşı politika yaklaşımları üretmek gerekiyor.
Bu da akım kavramları kadar stok kavramları olan borç ve sermaye gibi kavramlara eğilmeyi gerektiriyor.
Ülke spesifik sorunlardan global sorunlara eğilmek de gerekiyor.
Bu durumda da, aşağıda listelenecek, kurumsal yapıda oluşacak politik ekonomi sorunlarına karşı nasıl davranabiliriz konusu tartışılmak durumunda.
Birincisi, Merkez Bankalarının bilançoları, başka bilançoların tamiri için yaratılan para veya alınan kamu borç senetleri riski nedeni ile şişerken, Merkez Bankası'nın bağımsızlığı nasıl korunacak?
İkincisi, sık sık karşımıza çıkan, uluslararası ortamda kooperasyonun engellenmesi girişimleri nasıl bertaraf edilecek?
Üçüncüsü, bu işlerin yapılabilmesi için, Merkez Bankası'nın yapabilecekleri konusundaki beklentilerin nasıl yönetileceği konusunda ilerleme nasıl yapılacak?
Değerli okurlar, sonuçta bu özetlediklerimizin ve söylediklerimizin biraz havada kaldığını düşünebilirsiniz ama bugün Brezilya Merkez Bankası'nda bu çerçevede tam neler yapıldığını, yarınki yazımızda, gerçek uygulamaya dayanarak ve Brezilya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı L.A. Pereira da Silva'nın ağzından (konferanstaki konuşmasında anlattı), sizlere aktaracağız!
Yarın Brezilya'daki uygulamayla devam ediyoruz!

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yedikçe mutluluk veren 15 besin

Soğuk havaların etkisini arttırdığı Erzincan'da, Girlevik Şelalesi dondu