• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
10 Ağustos 2015 Pazartesi

İspanya, Yunanistan’a döner mi?

Dün global krizde hiç eksi büyüme yaşamayan Polonya ekonomisi için geçerli olabilecek iç siyaset kaynaklı ekonomik riskleri medyadan derleyerek tartışmıştık. Bugün ise AB içinde hızlı toparlanan İspanya için geçerli olabilecek riskleri uluslararası medyaya dayanarak gündeme getireceğiz.

Avrupa’nın Almanya, Fransa ve İtalya sonrasında dördüncü büyük ülkesi olan İspanya, bugün yani kriz sonrası Yunanistan yönüne gitmemiş, tersine reformları uygulayarak oldukça toparlanmış gibi gözüküyor. İspanya’nın toparlanması çok önemli çünkü İspanya’nın 47 milyon nüfusu ve satın alma gücü paritesi ile 1389 milyar dolarlık bir GSYİH sayısı var, ve kişi başına da 30 100 dolar gelirli oldukça gelişmiş bir ekonomi.
Geçmiş tarihte İspanya büyük bir imparatorluktu, sömürgeleri vardı ama 17’nci yüzyıldan sonra sanayi devrimini pek yakalayamamış ve Almanya, Britanya ve Fransa’nın gerisine düşmüştü. Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında ise nötr kalmıştı. İspanya yüzde 74 kadarı Kastilya İspanyol’u, yüzde 17 kadarı Katalan, yüzde 7 kadarı Galik ve yüzde 2 kadarı Bask olan bir nüfusa sahip. 1936-1939 arasında İspanya büyük bir iç savaş yaşadı ve ancak diktatör Franco’nun 1975 yılında ölümü sonrası demokrasiyi seçebildi. Ülkenin yüzde 94 kadarı Katolik, gerisi çeşitli dinlerden. İspanya 1986 yılında ise Avrupa Birliği’ne üye oldu. 2008 yılında ise yüzde 11.3 boyutundaki büyük bütçe açıklarının kurbanı oldu, 2009 başında eksi 3.2 daraldı, resesyon yaşadı ve ancak ikinci bir resesyondan sonra yani 2013 yılında yeniden toparlanmaya başladı. İspanya’da toplam nüfusta işsizlik oranı 2007 yılında yüzde 8 civarında iken 2013 yılında yüzde 26.3 düzeyine çıkmıştı. Genç nüfus işsizliği ise yüzde 53 düzeyine yükselmişti. İspanya işsizlik oranında Yunanistan sonrasında Avrupa ikincisi olmuştu. Ülkenin üretimi 2013 yılında yüzde 3 kadar tarımdan, yüzde 26 sanayiden ve yüzde 70 hizmetlerden oluşuyor. Ülkede fakir nüfus oranı yüzde 21 kadar. Ülkenin ihracatı 458 milyar dolar (2013 sonu verileri ile ) , ithalatı 431 milyar dolar, altın ve döviz rezervi 51 milyar dolar, ülkenin dış borcu 2278 milyar dolar ve ülkenin aldığı dış yatırım ise 714 milyar dolar kadar (2013 verileri ). Kriz ortamında ise cari denge açığı ilk defa 2013 yılında uzun yıllar sonra ilk defa fazla vermişti.
İspanya son dönemde tüm Avrupa’da yeniden başlayan büyüme dalgasından oldukça istifade etti. 2015 yılında yüzde 2.9 büyümesi beklenen İspanya’da işsizlik yüzde 22 düzeyine indi, enflasyon eksi yüzde 0.3 (yani yok) ,cari denge mayıs ayında yüzde 0.7 fazla vermekte, bütçe açığı/GSYİH oranı sadece eksi 4.4 , 10 yıllık kamu borcu faizi yüzde 1.94 ve euro ülkesi olması nedeni ile devalüasyon riski de pek yok. İspanya 2013 üçüncü çeyreğinden beri her çeyrekte pozitif ve artan büyüme yaşadı.
2011 yılında işbaşına gelen Başbakan Mario Rajoy önce emek piyasasında reformlar yaptı. Kıdem tazminatlarını azaltarak ve sendikaları da susturarak şirketlerin işçi çıkarmasını kısmen engelledi. Kurumlar vergisi de yüzde 30 oranından aşağıya çekildi, 2016 yılında da yüzde 25 olacak. Diğer taraftan yeni şirket kurmak ile ilgili ağır kuralları 10 adetten altı adede indirerek yeni şirket kurulmasını teşvik etti.
R.Domenech adlı ve BBVA isimli büyük bankanın ekonomisti, “alınan tedbirler İspanya’nın İtalya’dan daha iyi toparlanmasını getirdi ise de kriz döneminde bu kurallar geçerli olsa idi, çifte resesyon olmazdı” diyor. IESE adlı Madrid’deki üniversitenin iktisatçısı J.T. Toribio da 2012 yılında Avrupa’nın İspanya finans ve banka sektörünü kurtarmasının esas üretin ve büyümeyi getiren en önemli faktör olduğunu söylüyor.
İspanya 208 ila 2013 arasında yüzde 8 küçülmüştü ama bugün bu küçülme oranı düştü ve sadece yüzde 4 oranına geriledi. Ancak işsizlik oranı hâlâ çok yüksek devam ediyor. Ancak bugün tüm toparlanmaya rağmen genç ve işsiz nüfus oranının yüksekliği durumu, çok eleştirilmekte. İspanya’da da bu yılın içinde yapılacak seçimde Yunanistan’daki Syriza mentalitesindeki bir partinin seçimi kazanması halinde ülke yeniden krize girebilir tezi sık sık konuşuluyor. Bu risk küçük de değil!
Syriza da krizde kaybedenlerden destek alarak seçilmişti. İspanya’da kaybeden sayısı da oldukça yüksek. Yani seçimde her şey olabilir.

<p>Sosyal medyada viral olmuş haftanın en eğlenceli videolarını 'GÖRMELİSİN'!</p>

Saklambaç Ustası Bu Tarla Faresini 'Görmelisin'

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi