• $9,6073
  • €11,1819
  • 557.296
  • 1470.83
3 Mart 2012 Cumartesi

Çin'de aniden finansal devrim!

Son günlerde Çin konusunda medyada üç konu gündeme oturmuştu ve bunların ikisini dün aktarmıştık. Bugün üçüncüsünü aktaracağız. Aktardıklarımızın birincisi, Çin'in 2009 yılından başlayarak dış ticarette yuan ile ödeme yapılabilmesi için başta Hong Kong olmak üzere beş kenti seçmiş ve bu beş kentte 2011 yılı sonunda Yuan ile yapılan ticari işlemler 333 milyar dolara çıkartmış olduğuydu. Bugünse Çin ticaretin ötesine geçerek vatandaşlarının yuan cinsi uluslararası para transferlerine izin vermek yoluna gitmiş ve bir deneme bölgesinde işleme başlamış bulunuyor. Hem giriş hem de çıkış serbestisi veriliyor.
İkinci olarak 29 Şubat 2012 tarihinde Çin Merkez Bankası'nın araştırma bölümünden Sheng Songcheng adılı kişinin yazdığı ve ülkenin sermaye hareketlerini serbestleştirme yaklaşımını vurgulayan ve bu konuda bir takvim içeren bir rapor ortaya çıktı. Rapora göre üç kademeli bir reform planlanıyordu. İlk kademede Çin çeşitli Batı ülkelerinde banka ve şirketler satın alarak yatırım yapacaktı. Yani dolar cinsi rezerv ve menkul kıymet tutmaktan kaçınmaya başlıyordu. İkinci aşamada ise, 3 ila 5 yıl arasındaki bir takvimde yurtdışına veya yabancılara yuan cinsinden krediler verilmesi, yuanın finansal piyasalarda temel paralardan biri olarak kullanılması adımı atılacaktı. 10 yıl sonrası için hedef ise yabancıların Çin hisse senetleri, bonoları ve gayrimenkullerini almalarına izin verilmesiydi. Üçüncü aşamada ise, henüz süresi belli olmayan bir 'uzun vadede', yuanın tam konvertibl olması gelecekti. Bu son adım en tehlikeli adım olarak düşünüldüğü için, geçiş dönemi uzun sürecek ve maksimum tedbirli şekilde yönetilecekti.
Aslında Çin çoktan dolardan kaçmayı gerçekleştirmeye başlamış bulunuyor. ABD hazinesinin verilerine göre dünyada dolara talebi artmakla beraber, Çin'in dolar cinsinden döviz rezervleri 2010 yılındaki yüzde 65 düzeyinden yüzde 54 düzeyine inmiş. Diğer taraftan da ABD kamu kağıtlarının Çin tarafından satın alınması da azalmış. Bu arada Çin EFSF denen Avrupa Kurtarma Fonu'nun sattığı bonoların (euro cinsi) yüzde 14 ila 24 arasında bir miktarını da ihalelerden almakta. Bu arada Çin'in cari denge fazlası da küçülmeye başladı ve 2007 yılındaki GSYİH oranı olarak yüzde 10.1 değerinden yüzde 2.7 civarına indi.
Bugün üçüncü ve devrim mahiyetinde değişimi gündeme getiren raporu aktaracağız. Çin ekonomisi şu anda dünyanın ikinci büyük ekonomisi ve dünya üretiminin yüzde 10-15'lik kısmını üretir hale geldi (bu sayılar hesap metoduna, örneğin  nominal veya satın alma gücü paritesi yaklaşımına  göre değişiyor). Diğer taraftan da 2011 yılında Çin dünyadaki toplam büyümenin yüzde 25 kadarını sağladı.
Ancak geçen hafta 'Çin 2030' adlı ve Dünya Bankası ve bir Çin araştırma kurumu olan 'Çin Kalkınma Araştırmaları Merkezi' tarafından ortak çıkartılan raporda Çin'in kamu şirketlerinin piyasa hakimiyetini azaltması, özel şirketlere şans tanıması ve monopolleri kırması, banka faizlerini yükseltmesi ve böylece daha çok mevduat yaratması yani kaynak yaratması, devletin gelirlerinin artması için de kamu şirketlerinin temettü dağıtmasına izin verilmesi gibi liberalleşme önlemleri yer almakta. Bunlara neden gerek var?
Rapora göre Çin 2011-2030 arasında son 30 yıldaki yüzde 10 ortalamalı büyüme hızından yüzde 6.6 ortalama büyüme hızına gerileyecek. 2025 yılında büyüme yüzde 5 düzeyine inecek. Üstelik de rapora göre Çin 2008-209 krizinde yaptığı gibi dev boyutta ekonomiyi ayakta tutma içerikli kamu harcaması yapacak durumda da olmayacak.
Dünya Bankası'na göre yıllık kişi başına geliri 1.006 dolarla 12.275 dolar arasındaki ülkeler orta gelirli ülke sayılıyor. Rapora göre 1960 yılında orta gelirli ülke kategorisinde olan 101 adet ülkeden sadece 13 tanesi 2008 yılına gelindiğinde yüksek gelirli kategorisine geçebilmiş. Ve rapor Çin'in büyümeye devam edip yüksek gelir kategorisine geçebilmek için devletin rolünü değiştirmek zorunda olduğunu altını çizerek vurguluyor. Atılması gereken adımların çoğu rekabeti arttırmak ve piyasayı kuvvetlendirmek adımları olmak zorunda. Stratejik sayılan petrol, kimya, elektrik üretimi ve dağıtımı, telekomünikasyon gibileri de rekabete açılması tavsiye edilenlerden. Ayrıca Çin Merkez Bankası'nın ve üniversitelerin de, daha bağımsız hale gelmesi tavsiye edilmekte.
Dünya Bankası Başkanı Zoellick, 'Önümüzdeki dönemde Çin yetkililerinin bu fikirlerle yavaş yavaş olsa da denemeler yapmaya başlayacaklarını göreceğiz!' yorumunu getirmiş. Ona göre reform 'Big bang' tipi olamaz ama Çin sonunda reformist olmak zorunda! Yarın dış politikaların ötesinde iç politikaların nasıl değişmesi gerektiği konusunda biraz daha detaylı analizler getireceğiz!

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kuraklık nedeniyle Van Gölü'nde yeni adacıklar ortaya çıktı

NBA tarihinin en iyi 75 oyuncusu açıklandı! İşte listede yer alan isimler

Yıkamaya getirdiği halı servet değerinde çıktı