• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
1 Mart 2012 Perşembe

Şubat enflasyonu ne yöne gider?

Şubat enflasyonu ayın üçünde açıklanacak. Düşer mi artar mı sorusuna bir cevap vermek gerek.
Hatırlanırsa 2010 yılı kasım ayında Durmuş Yılmaz Bey ikazlarda bulunmuş ve para politikasının yapılışını değiştirmiş, karşılık oranlarını arttırarak ve faiz koridoru kavramını devreye sokarak, fiyat istikrarıyla finansal istikrar politikasını birlikte uygulayarak ekonomik freni çekmişti. Kredi, sıcak para, büyüme ve cari denge açığı mikroskop altına alınmıştı. Ağustos 2011 tarihinde ve Erdem Başçı döneminde ise ABD karışıp ABD'nin ratingi ilk defa düşünce ve Avrupa da bir türlü Yunanistan konusunda karar veremeyince, para politikası bir kere daha değişti ve fren yerine gaz verildi. 2011 yılı sonunda medyanın yardımıyla(?) kur spekülasyonu bir kere daha hortladı ve bu kaosta katı enflasyon hedeflemesi yaklaşımından ve katı dalgalı kurdan zaman zaman vazgeçilmek zorunda kalındı.  Aralık 2011 ve Ocak 2012 arasında ise Avrupa'nın sorunları dünyayı sallarken ülkemizde de piyasalar iyice karıştı. Döviz spekülasyonu ortamında dolar kurunu 2.20 ilan edenler, döviz rezervlerinin biteceğini söyleyenler, altın varlığını yok sayanlar, çeşitli tür felaket senaryosu yazanlar, ortalığa döküldüler. Sonunda bir kere daha Merkez Bankası haklı çıktı. Ortalık sakinleşti ve yapısal uzun vade sorunlarına geri döndük. 
Sonunda cari açık ve kredi balonu yavaş yavaş küçülürken, döviz kurundaki zıplamanın sonucunda enflasyon ve faizler de arttı. Banka sistemi, otomotiv sektörü ve inşaat sektörü ise sonunda yavaşlamayı kabullenmek zorunda kaldı. Faizleri birden ve sert arttırmamız gerektiği tezini ortaya süren iç ve dış ulema da yanıldıklarını  görmeye başladılar, paraziti kestiler. Bugün geldiğimiz noktada piyasada döviz kurları makul düzeylere inmeye, faiz de çıktığı yerden aşağıya döndü ve sonunda Merkez faiz koridorunu daralttı.
Peki enflasyon şubat ayının üçünde ilan edildiğinde enflasyon düzeyi ne olacak? Bu konudaki beklentilerin ipuçlarını Merkez Bankası'nın bu hafta yayınladığı Para Politikası Toplantısı özetinde görmek mümkün.
Merkez bankasına göre ocak ayında mal fiyatları kur nedeniyle artarken ve enflasyonu yukarı doğru çekerken, hizmet fiyatları artmamıştı. 2011 son çeyreğinde yükseliş sergileyen gıda ve alkolsüz içecekler grubu enflasyonunda ocak ayında düşüş gerçekleşmişti. Aynı dönemde işlenmiş gıda fiyatları artsa da bu grupta yıllık enflasyon uzun bir aradan sonra azalış kaydetmişti. Gıda enflasyonunda öncü göstergeler düşüşün şubat ayında da devam edeceğini gösteriyordu. Ocak ayında ise en olumsuz gelişme enerji fiyatlarında artış ile yaşanmıştı. Enerji fiyatlarındaki artış şubat ayında da devam etmekte. Ulaştırma hariç hizmet fiyatlarında düşüş olduğu da görülüyor. Kira artışlarında da düşük seviye korunuyor. Temel mal fiyatları üzerindeki TL değer kaybı etkisi gecikmeli olarak hala devam etmekte. Ekonomideki iç talep yavaşlayarak ama hala oldukça güçlü devam ediyor. İnşaat sektörü yavaşlasa da sanayi sektörü canlı. Ocak ayında otomotiv satışları ve imalat sanayi satışları yavaşça da olsa daralmakta. Yurtiçi talep yavaşlarken net ihracatın büyümeye katkısı artmakta. Fakat küresel büyüme biraz daha toparlansa da endişeler devam ediyor. İç ithalat talebinde ise gözle görülebilecek bir yavaşlama gerçekleşiyor. Yani ekonomide dengelenme sürüyor ve cari açık kademeli olarak azalmaya devam ediyor. İstihdam ve işsizlikte ise şu anda belirgin bir yavaşlama pek yok. Sanayi ve inşaat istihdamı yavaşlasa da, hizmet sektörü istihdam artışı devam etmekte. Kredilerde artış oranları da daha makul düzeylere indi. Yatırım malları üretiminde ve yatırım planlarında ise bir bozulma yok.
Bu şartlarda maliyet enflasyonunun şubat ayından itibaren hafifleyeceği düşünülmek zorunda. Avrupa'da gelinen noktada risk iştahında da bir artış gerçekleşiyor. Bu durumda Merkez Bankası da faiz koridorunun üst limitini düşürdü. Enflasyonun şubat ayında daha düşük gelmesi olasılığı yüksek ama düzey yüksekliğinin de bir süre daha devam etmesi bekleniyor. Beklentilerde de bir düzelme görülmekte. Ama enerji fiyatlarındaki zıplama da enflasyonda yukarı doğru bir risk olasılığı yaratıyor.
Uzun lafın kısası Merkez Bankası enflasyonun şubat ayında biraz düşeceğini ama uzun vade gidişatının da enerji fiyatlarına bağlı olduğunu düşünüyor, para politikasında da tedbirli bir gevşetme politikası izlemek ve faizleri de aşağıya yönlendirmek girişiminde bulunuyor.
Bakalım bu beklentiler şubat enflasyonunda gerçekleşecek mi!

<p>Pürüzsüz cilde sahip olmak kadınların en hassas olduğu noktalardan biri. Hava şartları, yanlış ku

Kışa girmeden pürüzsüz cildin sırrı

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi