• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
17 Mart 2016 Perşembe

Bütçe 2016 yılına iyi giriş yaptı!

Merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerine ilişkin ilk iki aylık rakamlara göre geçen yılın ilk iki ayında 1,4 milyar TL olan bütçe fazlası bu yılın aynı iki aylık döneminde 6,6 milyar TL oldu. Daha önümüzde on aylık bir süre var ancak ilk iki aylık verilere göre mali disiplinden ciddi bir sapma gözükmüyor. Üstelik geçen yılın seçimlerle dolu bir yıl olduğu, bu yılın o açıdan nispeten daha rahat bir yıl olacağı göz önüne alınırsa, kamu maliyesinde endişeye neden olacak bir şey yok.

Aşağıdaki tabloda ilk iki aylık merkezi yönetim bütçe performansının geçen yılın aynı dönemiyle hem nominal hem de reel bazda bir karşılaştırmasını yaptık:

Tabloda da görüldüğü üzere bütçe fazlasındaki artışın önemli bir bölümü faiz harcamalarında görülen düşüşten kaynaklanmış. Geçen yılın ilk iki ayında 12 milyar TL’ye yaklaşan faiz ödemeleri bu yılın aynı döneminde 10 milyar TL’nin altında kalmış. Bu düşüş de hem bütçe tablosuna doğrudan pozitif olarak etki ediyor hem de faiz dışı harcamalarda görülen bazı artışların mali disipline zarar vermeden yapılmasına olanak sağlıyor.

Geçen yılın toplamında 53 milyar TL olan faiz giderlerinin bu yılın tamamında 56 milyar TL civarında olması bekleniyor. Bu da reel anlamda faiz giderlerinin azalmaya devam edeceği anlamına geliyor. Daha uzun dönemli bir karşılaştırma yapmak gerekirse, faiz giderleri malum 2001 krizi döneminde GSYH’nin yüzde 24’üne ulaşmış, kamu maliyesine devasa bir yük bindirmişti. Bu oran 2002 sonrasında uygulanan istikrarlı mali disiplinle 2005’te yüzde 10’a, 2008’de yüzde 5’e ve nihayet 2011’de yüzde 4’ün altına indirildi. Geçen yıl tahmini verilerle toplam faiz giderlerinin GSYH’ye oranı yüzde 3 civarında gerçekleşti. Bu yıl, bütçe hedeflerinin tutturulması durumunda bu oran yüzde 2 civarına gelecek.
Bütçenin faiz dışı kalemlerine baktığımızda, harcamalar tarafında en ciddi artışın sosyal güvenlik sistemindeki açığın finansmanından kaynaklandığını görüyoruz. Geçen yılın ilk iki ayında 12,5 milyar TL olan sosyal güvenlik açık finansmanı yüzde 42 oranında artarak 18 milyara yaklaşmış. Bu reel bazda, yani enflasyon etkileri arındırıldığında, yüzde 30 oranında bir artış anlamına geliyor. Aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere son 10-15 yıllık döneminde kamu maliyesinde tam olarak çözülemeyen sorun olarak sosyal güvenlik sistemi açığı ön plana çıkıyor. Sosyal güvenlik açığının GSYH’ye oranının yüzde 4.5 civarında sabit kaldığını görüyoruz.

Bütçenin gelirler tarafında ise hem vergi gelirlerinin hem de vergi dışı gelirlerin beklentilerden daha iyi performans gösterdiğini görüyoruz. Toplam gelirler nominal yüzde 13,9, reel olarak da yüzde 4,4 oranında artmış. Bu oranların faiz dışı harcama rakamlarından daha hızlı artıyor olması genel bütçe performansının sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor. 2016’nın ilk iki aylık döneminde, faiz dışı harcama kalemlerindeki artış gelir artışının altında kalmış. Sadece vergi gelirleriyle karşılaştırdığımızda da buna yakın bir tablo görüyoruz. Faiz dışı harcamalar ve vergi gelirleri hemen hemen aynı oranlarda artmış. Bu performans bozulmadan korunursa, artan sosyal güvenlik açığına rağmen bütçe açığı riski ciddi ölçüde azalmış olacak.

<p>Merakla beklenen Bayraktar AKINCI Taarruzî İnsansız Hava Aracının (TİHA) 3'üncü prototipine PT-3ü

Selçuk Bayraktar bu sözlerle paylaştı: Yuvadan uçmadan önce son selfie

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu