• $7,3759
  • €8,9432
  • 436.071
  • 1463.27
10 Ekim 2011 Pazartesi

Bu ateşi o rezerv söndürür

Önemli bir gazetenin ekonomi köşe yazarlarının 6 Eylül tarihindeki 'popülist kötümserliği' , 8 Eylül tarihinde imzasız ve mutfaktan gelen yazılara da aksetti. 'Bu ateşi o rezervler durdurmaz!' tipi bir ibarenin yazılmasının gereğini anlayamıyorum. Bu tür yazının kime ne faydası olduğunu da bilemiyorum. İnsanların popülist olma veya kötümser takılma hakları vardır. Hani  dünyanın zor günlerinde ortalığı karıştıracak şeyler yazılmasa iyi olur da, bir de yazılanlar, konudan bihaber olan kişiler tarafından üretilip ve alenen yanlış olursa tahammülüm kalmıyor.
Gazetenin ekonomi sayfasında imzasız bir yazıda ülkenin döviz rezervlerinin 87.5 milyar dolar olduğu yazıldı. Bu tamamen yanlış bir ifadedir. Neden?
Birincisi, bilgi eksikliği brüt ve net döviz rezervi kavramından kaynaklanıyor. Brüt döviz rezervi kelimesinin bugün anlamı yotur. Çünkü  elektronik fon transferi başlamadan evvel uluslararası döviz transferi fiziki olarak yapıldığından, yolda olan döviz miktarı düşülür ve net/brüt döviz rezervi ayırımı yapılırdı. Bugün brüt ile net eşittir, çünkü saniyede fon transfer edilen ortamda ve döviz transferinin büyük çapta yurtdışı büyük finans merkezlerindeki muhabirlerden saniyede gerçekleştirildiği ortamda, brüt kelimesi sadece tarihi miras olarak olarak orada durmaktadır.
İkincisi, esas kavram ülkenin toplam döviz rezervi kavramıdır. Bu kavram 30 Eylül tarihli en son haftalık Merkez Bankası Basın Bülteni'nde yer almaktadır. Brüt rezerv adı ile geçen 87.537 milyar dolar ile onsu 1624.5 dolar olarak değerlendirilmiş olan ve toplam değeri 6.064 milyar dolar olan altınların toplamı olan 93.601 milyar dolarlık değer toplam döviz rezervidir. Rezerv toplamımız bahsedilen medyanın bildirdiği gibi 87.5 milyar  dolar değildir. Rezerv toplamı 93.601 milyar dolardır. Tabii ki kurlar değiştikçe ve haftalar geçtikçe sadece dolar olarak yazılan toplam  değişecektir. Ama yazıların yazıldığı tarihteki veriler toplam rezerv 93.601 milyar dolardır.  
Üçüncüsü, bu medyada Merkez Bankası'nın bilançosunda sadece döviz varlığı değil aynı zamanda döviz borçları da bulunduğu ifade edilmiş ama 'el kesesinden hovardalık yapılıyor'deniyor. Merkez Bankası'nın pasifindeki döviz borçları üç kalemden oluşuyor. Bankalardaki vatandaş döviz mevduatlarının Merkez'de yatan karşılıkları. Bunlar bizim vatandaşların parasıdır. El parası değil. Ayrıca bunların bir diğer kısmı da Hazine'nin Merkez'den alacağı olan dövizlerdir. Bu da Hazine'nin yani Türklerin dövizidir. Bir de yurtdışında yerleşik Türklerin 1978 yılından bu yana açtırma hakkına sahip olduğu kredi mektuplu döviz tevdiat hesapları ve süper hesap denen Türklerin mevduatıdır. Bu üç kalem Merkez Bankası'nın bilançosunda toplam 176 milyar TL döviz varlığına karşı toplam 78 milyar TL kadar döviz yükümlülüğü oluştururlar.
Yani Merkez kabaca 98 milyar TL kadar döviz fazlasına sahiptir. 30 Eylül bilançosundaki ortalama kurdan bakıldığında ise o günün ortalama kuru ile (1.84975 TL olarak veriliyor) kabaca 53 milyar dolar kadar döviz pozisyon fazlası vardır. Bu nedenle de Merkez Bankası bilançosunda 30 Eylül 2011 itibarıyla 24 milyar TL kadar kur karı da vardır. Saf bilginler de Merkez Bankası'nın ucuz satıp pahalı aldığı gibi bir fantezi öne sürmektedirler.
Bu arada Merkez Bankası'nın Hazine adına bu dönemde döviz borcu ödemeleri de yaptığını ekleyelim. Son iki ayda bu ödemeler de 2.5 milyar dolara yanaşmıştır.
Sonuçta Merkez Bankası'nın rezervleri aşağıdaki grafikte gösterildiği gibi 30 Eylül itibarıyla 93.601 milyar dolardır. 8.7.2011 tarihinde ise zirvede idi ve 99.527 milyar dolardı.

Merkez ve Ticari Bankalar Döviz Rezervleri

"klkl.jpg"

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları