• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
2 Aralık 2010 Perşembe

Avrupa'daki teknik sorun ne?

Önce Yunanistan aldı, şimdi İrlanda ve belki de sonra Portekiz, İspanya ve hatta İtalya sırayla AB fonundan destek alacaklar. Şimdilik İrlanda'nın paketi açıklandı. Diğer ülkelerse piyasalar tarafından hırpalanıyorlar. Çünkü AB'nin baba ülkeleri Almanya ve Fransa'yı yönetenler, konunun önemini kavrayamadı ve uluorta beyanatlarla ortalığı karıştırmaktalar. Yunanistan biliniyor ama İrlanda'nın batış hikayesi ülkemizde anlaşılmış değil. İrlanda'nın hikayesini anlatmadan önce AB'nin yapısındaki zafiyetin bu bulaşma krizinin altında yattığını, gündeme getirmeliyiz.

İngilizce'de  'currency union', Türkçe'de 'para birliği' adıyla geçen sistem, dört döviz kuru sisteminden biridir. Döviz kuru sistemleri kabaca dalgalı kur ,'floating', yönetilen kur yani 'managed float', 'soft peg' yani hafifçe sabitlenmiş kur ve 'hard peg' denen katı sabit kur sisteminden oluşur. Sabit kurun da üç cinsi vardır. 'Para kurulu' (currency board), 'full dolarization' yani başkasının parasını kendi paran olarak kullanmak ve de AB'de olduğu gibi para birliği yani 'currency union'.Yani AB'deki bir katı sabit kur sistemidir.

AB'nin 'tek para' adımı atılırken, üye ülkeler açısından üç durum ortaya çıktı. Sistemin iyi çalışması için birleşen ülkelerin ekonomik anlamda homojenlik sergilemesi önemlidir. Ülkelerin biri genişlerlerken diğeri daralıyorsa tek bir reçete iki ülkeyi birden kurtaramaz. AB'nin böyle bir homojenlik taşımadığı başından beri biliniyordu.

Bir de buna kurulan yapının dört önemli özelliğini eklemek gerekiyor.
Birincisi, AB tek para sisteminde euro diğer paralara karşı dalgalı kurla bağlı ama devalüasyon bir ekonomi politikası aracı olarak kullanılamıyor. Eğer üyelerden biri rekabet gücünü kaybetmişse, o ülkede rbu gücü geri getirecek tek şey ya birlikten çıkmaktır ya da reel ücretlerinin düşmesidir: Her ikisi de acı reçete demektir.

İkincisi ülkelerin tek tek merkez bankaları kalmadığına göre para politikası da tek bir ülke için ekonomik politika aracı olmaktan çıkmış ve para basmanın getirdiği senyoraj geliri kaybedilmiştir. 

Üçüncüsü ise işgücü piyasasında esneklik olmamasıdır. Bu ne demek? Birçok AB ülkesinde insanları işe aldınız mı hayat boyu istihdam vardır. Sendikalar kuvvetlidir. Part time pek yoktur. İşsiz kalanların bir üye ülkeden diğerine gitmesi kolay değildir. İspanyol, Yunan veya Portekizli diğer ülkelere gider de, Fransız, Alman bir yere gidemez. Halbuki kendisi de bir parasal birlik olan ABD'de herkes genelde her eyalete göç eder. AB'nin tersine ABD'de işgücü son derece esnek hareket eder. Kaliforniya'da problem varsa ve Texas'ta yoksa işgücü iş olan yere göç eder. Ama Avrupa genelinde bu yoktur. Dolayısıyla genelde AB'de işsizlik ABD'den yüksektir.
Ancak en büyük sorun federal yapı olmamasıdır. ABD'de merkezi hükümet vardır. Bir eyalette sorun oldu mu federal hükümetten derhal yardım verilir ve sorun aşılır. Halbuki aşırı milliyetçi AB ülkeleri federal hükümeti reddetmişlerdir. Avrupa Komisyonu ve Parlamentosu vardır. Ama bu çatının bütçesi çok çok küçüktür. Bu nedenle federal yapı kuramayan Avrupa, bunun uçun basit bir çözüm önermiştir. Ülkelerin tek tek bütçeleri GSYİH oranının yüzde 3'ünü, borç oranları de yüzde 60'ını aşmayacaktır. Ancak bu oranlar 2003'te ilk defa Fransa ve Almanya tarafından aşılmış ve bu iki ülke kuralı bozan taraf olmuştur. Bu iki ülke 'Stabilization ve Büyüme Paktı' dene anlaşmanın para cezalarını da ödemeyi reddetmiş ve buna ilginçtir, en çok bugün sorunlu ülke olarak hırpalanan İspanya karşı çıkmış, ama kural bozulmuştur.

2008-2009 krizi sonrasında durum açık. Çok sayıda ülke dev bütçe açıkları ve borç stoku sorunu ile uzun süre inleyecek. Ama şu anda durumu iyi olan Almanya, Fransa'nın da katılımı ile ülkelere yardım etmek yerine piyasanın moralini bozacak şartlar getirmeye uğraştı ve krizin İrlanda'dan Portekiz ve İspanya'ya bulaşmasına neden oldu. Bir iktisatçı olarak söyleyeceğim şudur. AB'nin baba ülkeleri ya federal hükümet yapısına giden değişiklikler yapacak ya da acilen tüm sorunlu ülkeler için büyük yardım paketlerini gündeme getirecekler! Bu olmazsa da euro sistemi ve AB Birliği çökecek. Medyada Almanya'nın konunun önemini kavradığı ve büyük yardıma iki ay geç de olsa razı olduğu mesajları ve girişimleri yayıldı. Yarın İrlanda'nın neden battığını ve durumunu özetleyeceğiz. 

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi