• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
23 Aralık 2010 Perşembe

Bu sorunun çözümüne neden katkınız olmaz?

1. 'Kürt Sorunu' diyorsunuz... 'Kürt Sorunu,' dediğiniz zaman, (birileri için) 'Kürtler sorun' demiş oluyorsunuz. 'Kürtler kimin için sorun' sorusunu kendi kendinize sorarsanız söylemdeki çatışmacı zihniyetle yüzleşebilirsiniz...

2. Ayrılıkçı siyasetçilerle aynı diyalektiği paylaşarak, 'Türk-Kürt' geriliminden söz ediyorsunuz. Bir etnik grubun adıyla, ulusun adını aynı düzeleme yerleştiriyorsunuz. Kürt'ün de tıpkı Türkmen gibi, tıpkı Çerkez gibi milletin unsurlarından biri olduğu gerçeğini ihmal ediyorsunuz.

3. 'Türk-Kürt kardeştir' demekten kendinizi alamıyorsunuz. Oysa bu 'kardeşlik' söyleminin anlam alanı üzerine hiç düşünmüyorsunuz. Kardeş demek, aynı kaynaktan doğmuş ama ayrılan, ayrı evleri, aileleri olanlar demektir. Farklı demektir... 'Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan Kürt vatandaşlık düzleminde benimle bir ve aynıdır. Irak'ın kuzeyindeki Kürt kardeşim, Azerbaycan'daki Türk kardeşimdir' demiyorsunuz... Genişlemiyorsunuz...

4. 'Kız alıp veriyoruz' diye birlik böbürlenmesi yapıyorsunuz. Ya ne olacaktı? Kız alıp vermenin ilginç bir şey olarak telaffuzu, ancak 'farklılık' söylemini doğrulamaya çalışan bir veri olarak güçleniyor.

5. Kendinizi empatiye kaptırdınız. Empati; antipati, empati, sempati.. sürecinin bir parçasıdır. Kürt ile empati kurulur... Ancak, ayrılıkçı siyasetle empati kurulmaz. Çünkü empati, 'sizi, ona dönüştüren' bir süreçtir bir oranda da... Sonuçta, empati iyidir; ama herkesle kurulmaz, diyemiyorsunuz...

6. Kürt'e sürekli vermek istiyorsunuz... Dil vermek, kültür vermek, yaşam biçimi vermek... Ama almak istemiyorsunuz... Kürt kültürünü, dilini içerip, ortak kültürümüzün öğeleri yapmayı beceremedik bugüne kadar. Ama sizden de iki isim öğrenip telaffuz etmek, dışında bir uygulama önerisi gelmiyor. 'Kürt sorunu'nu diyorsunuz yine, 'ben çözeceğim'... Ama iki kelime Kürtçe öğrenmeye lütfetmiyorsunuz.

7. Fena halde demokratsınız, sorulunca fena halde milliyetçisiniz ama Güneydoğu'daki çatışma ve terör eylemlerinden bahsederken 'savaş' kelimesini kullanmaktan, hatta ve hatta 'adı konulmamış iç savaş' falan demekten hiç çekinmiyorsunuz. Savaş koşullarında, iç savaş koşullarında demokrasinin önceliğinin olamayacağını bilmiyor veya biliyor ama umursamıyorsunuz demektir. İki sayfa uluslararası hukuk da okumadığınız anlaşılıyor.

8. Bıkmadan usanmadan, yazdık... Dedik ki;  terörle mücadele edilir... Asker ve sivil güvenlik bürokrasisi terörle mücadele eder, başarılı da olur. Asıl tehlikeli olan 'bölücü siyasettir. 'Çünkü Türkiye'de siyasi partiler 'bölücü siyaset'e karşı hazırlıklı değiller. 'Birlik Siyaseti' inşası ve bunun iletişiminde sorunlular. 'Bölücülük' ise, siyaset üretmek konusunda daha hazırlıklı. Bunu söyledik, siz umursamadınız. Şimdi 'Bölücü Siyaset'in iki manevrası karşısında şaşırıp kalıyorsunuz.

9. Televizyon ekranlarında, 'Türklerin yüzde şu kadarı Kürtler ile komşu olmak istemiyor' diyen anketler yayınlayıp, Türk tanımının, 'Kürtler dışında kalan vatandaşlar' şeklinde zihinlere yerleşmesine neden oluyorsunuz.

10. Size 'ulus devletler çağının sonu geldi' denmiş, siz de bu işkembe-i kübradan söze iman etmişsiniz. 'Hangi ulus devlet çöktü' sorusunu belki de 'hiçbiri' cevabıyla yüzleşmekten korktuğunuz için sormuyorsunuz. Akademi, dünyaya 'ulusların sonu' propagandası yaparken, Obama başkan seçilir seçilmez neden 'ulus' vurgusu yaptı, onu da düşünmüyorsunuz.

Bu maddelerle ilgili yorumlarım yarına...

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi