• $9,5445
  • €11,1041
  • 549.672
  • 1509.2
15 Aralık 2010 Çarşamba

Bu anketler topluma ne söylüyor?

Bir ucundan dikiyoruz...  
Öteki ucundan sökülüyor...  
Biz itinayla, dilimize dikkat edip, 'Kürt sorunu' bile demekten kaçınıyoruz. Bu ifade, 'Kürtler sorun' ve 'birileri için sorun' şeklinde anlaşılmaya müsait bir ifade, diyoruz.
Birileri ise, her cümlesine 'Kürt sorunu' diyerek başlıyor.

Biz , 'Türk bir ırkın adı değil; milletin adı' diyoruz... 
Birileri ısrarla Türk-Kürt denklemi kurup, ulusun adı ile bir etnisitenin adını rakip konumluyor.

Akşam'ın dün manşetine taşıdığı ve büyük tartışma yaratan araştırmada da benzer yaklaşım vardı.

Şu sorulara bakar mısınız?
'Bir Türk ile komşu olmak ister misiniz?'
Soruyu sorduğunuz kim?
Etnik olarak Kürt, ama millet düzleminde bir Türk!
Ya da şöyle soruyorlar...
'Bir Kürt ile evlenir misiniz?'
Sorunun muhatabı kim? Belki bir Çerkez, belki bir Laz, belki bir Pomak, belki bir Türkmen...

Ama verilen cevabı, Kürtleri de içeren Türk Milleti hesabına yazıyorlar:
'Türklerin yüzde şu kadarı Kürtler ile evlenmeye karşı...'
Özellikle kamuoyu anketlerinde görünen,  iyi niyetli, ama sonucu itibarıyla Türk kavramını bir etnik isme indirgeyip, Kürt'ün karşısında konumlayan bu dilin behemehal değişmesi gerekiyor.

Türk'ün bir ırk değil, bir millet adı olduğunu anlatmamız, kavramı asli anlamına rücu ettirmemiz gereken bir dönemde, özellikle de rakamsal tefriklerle Kürt'ün karşısında bir ırk bilinci olarak Türk'ün yerleştirilmesi oldukça sorunlu değil mi?

Karineden, Türkiye Cumhuriyeti'nde,  'Kürtler dışında kalanlara Türk denir' tanımını desteklemiş olmak, ne kadar doğru, ne kadar akıllıca, ne kadar hakkaniyetli?
Bu konunun mana ve mazmununu kavrayacak kadar eğitim aldığından şüphem olmayan kamuoyu araştırmacıları meselenin önemini bu kadar sözle anlayacaktır, diye umuyorum.
Ama bu alışkanlık sürerse, konuyu biraz daha açarak tartışmak gerekecektir.

Aforizma
PRENSİP olarak aforizma sevmem...  Ama hiç kusura bakmasınlar, artık bunu da yazmak zorundayım:

Tek kelime Kürtçe öğrenmeye tenezzül etmeyenlerin etnik sorun; laiklik kelimesinin etimolojisinden bihaber olanların, laik-dindar gerilimini çözme iddiasında bulunması Türkiye'ye özgü bir şaka olmalı.

HAS Parti bu seçime giremeyebilir mi?
Hayır... Örgütlenmesi yeterli... Hayır... Siyaset denklemini değiştirecek oranda oy alacağına da şüphe yok..  Hayır... Kuruluşundan sonra gerekli yasal süreyi (6 ay) de dolduracak gibi görünüyor.
Ama deniliyor ki...
Seçim tarihi bir ay önceye çekilirse...  Kuruluşundan itibaren altı ayı doldurmamış olacağı için HAS Parti'nin seçime girmesi imkansız hale gelebilir.
Ancak, ben böyle bir tasarrufta bulunulacağına hiç ihtimal vermiyorum. Yine de Ankara kulislerinde konuşulan bu ihtimali kayda geçirmekte fayda var.

<p>Derbiyi Alen Markaryan<span style='font-size: 1.6rem;'>, Ş</span>afak Gözmen <span style='font-si

Derbi öncesinde kim ne demişti?

Kepçe ile yol kapatıp drift yaptılar

Muğla'daki fosil alanında yeni buluntulara ulaşıldı

''UÇBEY''in ilk kez kullanıldığı operasyonda gri listedeki terörist vuruldu