• $7,35
  • €8,9415
  • 437.086
  • 1536.11
20 Kasım 2011 Pazar

Yanılsama üzerine

Yanılsama dipsizdir. Bir yanılsamanın yanılsama olduğunu başka bir yanılsama ile saptıyor olabilirsiniz. Diyelim ki çıplak gözle gördüğümüz bir görüntü, 'bilimsel olduğunu düşündüğümüz' bir aygıtla bakılınca başka türlü görünüyor. Çıplak gözle gördüğümüze yanılsama diyoruz. Sonra teknoloji 'ilerliyor', bu kez, yeni bir aygıtla bakılınca 'gerçek' sanılan eski görüntünün bir 'yanılsama' olduğu çıkıyor ortaya. Bu son aygıtın verdiği görüntünün de bizi yanıltıp yanıltmadığından emin olamayız.
***
Yanılsama, yanılsamadığımıza inandığımızda fark edilir. Yanılsamadığımıza olan inanç, oradan da devşirdiğimiz bilgi, daha önceden yanılsadığımızı düşündürüyor.
Nasıl farkına varırız ya da inancına ulaşırız yanılsadığımızın?
a) Bir 'otorite' yanılsadığımızı söyler.
b) Bir aygıt yanılsadığımızı saptar.
c) Saygınlığı olan bir topluluk (Düşünür, bilim insanı, din adamları toplulukları, bir öğretiye, dünya görüşüne inananların saygın bulduğu kişilerden oluşmuş gruplar) yanılsamaların neler olduğunu belirler.
d) Karşımıza çıkan sorunları çözmeye çalışırken yaptığımız hatalardan anlarız.
e) Yeni yaşam deneyimleri ile eskiye baktığımızda fark edebiliriz, yanıldığımızı.
 ***
Yine de şu olasılık hep var: Fark edemediğimiz yanılsamalarımız olabilir. Yanılsamadığımız yanılsaması içinde olabiliriz.
 ***
Kimi öğretiler, diğerlerinin yanılsama içinde olduklarını söyleyebilirler. Söylüyorlar da.
***
Yanılsama yaşantısı bir yorumumuzla en azından iki önermeyi destekliyor olabilir:
a) Yanılsıyorum demek ki gerçek var.
b) Yanılsıyorum demek ki öteki var.
Gerçeği algıladığım, hakkında bilgi sahibi olduğum kanısına varmamış olsam yanılsadığımı bilemem.
Tek başıma kaldığımda, kimi yaşantılar için, sınama yanılma ile belki, yanılsadığımı anlayabiliyor olsam da, birçok yaşantı için, 'öteki', 'ötekiler' olmadan yanılsadığımı anlamam oldukça zor görünüyor.
***
Peki, şu önermeye ne dersiniz?
c) Yanılsıyorum demek ki yanılsıyorum.
Bu önermeyi yanılsadığım konusunda yanılsıyorum diye okuduğumuzda, ilk yanılsama sözcüğünün ikincisinden farklı bir yaşantıyı dile getirdiğini düşündüğümüzde, yanılsama yaşantıları arasında bir sıra düzeni bulunduğunu söyleyebiliriz: Yanılsıyorum, yanılsadığım konusunda da yanılsıyorum. Yanılsamadığımı, belki ancak inanabildiğim diğer insanların, ötekilerin onayından ya da pragmatik olarak başarılı, düşünce yapımda da tutarlı olduğumda, anlayabiliyorum. Bir başka kuşkucu açıdansa yanılsayıp yanılsamadığımı mutlak olarak anlama şansım yok.
 ***
Abartılı bir deyiş belki: Herkes kendi yanılsamasını gerçek sanıyor.
 ***
Kimi yanılsamalar, özgürlüğümüzü elimizden alıyor. Bizi köle kılıyor, sömürüyor, acılara tutsak ediyor. Kimi yanılsamalar eğlendirici olabiliyor, örneğin sihirbazların şapkasından çıkıveren tavşanlar...
Belki bir yanılsama olarak yaşadığımız, bize acı verse de, sonunda hayatın farklı anlamlarını yaşadığımız aşklar...
Öyleyse, yaşamak, bir yanılsama duyarlığı içinde yaşanırsa anlamlı olabilir.
 ***
Yanılsamasız yaşayamayacaksak, hangi yanılsamayı nasıl yanılsamayı seçmeli? Bu soru bir teslimiyeti mi dile getiriyor? Neden yanılsamasız bir hayatımız olmasın ki?
 ***
Türkçeden gelen çağrışımla, bir açıdan, kendimizden yan-a, yan-ımıza çektiğimiz için yan-ılıyoruz. Yanımıza çekmeden görmek, düşünmek, karar vermek kolay değil. 'Gerçek' her neyse o, çok yanlıdır. Bu çok yanlardan, işimize, kolayımıza geleni kendi yanımıza çekip, görüyor, düşünüyor, 'doğrusu budur' diyoruz.
 ***
Doğanın ve kültürün dayattığı yanılsamaları da unutmamak gerek: Bedenimizdeki bir özür ya da eksiklikten, çevre koşullarından, yetiştiği kültür ortamından kaynaklanan yanılsamalara karşı, yapabileceklerimiz çok fazla olmasa gerek.
 ***
Yanılsamaya karşı ne yapılabilir? Bir anlamıyla yanılsama kaçınılmazsa, yaşadıklarımızın 'temelde' yanılsama olup olmadığını anlama gücümüz yoksa yanılsama 'yazgımızsa', nasıl yaşamalı?
Belki, öncelikle toptancı bir yanılsama mahkumiyetiyle başlamamalı. Kimi durumlarda, ortak kabullerin, ortak yaşam deneyimleri ve deneyimlerin birikimleri sonucunda, günlük yaşamda, bilimde, sanatta, teknolojide, düşünme alanlarında geliştirilen bilgilerle, yanılsama ile 'gerçeği' kimi durumlarda ayırma olanağımız olabildiğine inanıyoruz. Bu inancın oluşturduğu güven içinde yanılsamalarımızı 'fark edebiliriz'.
***
Gerçeği 'olduğundan farklı' algılamak, düşünmek, yaşamak, genel çizgileri ile yanılsama ise, neden  'gerçeği' değil de, onun çarpıtılmışı olan yanılsamayı yaşıyoruz? Neden yanılıyoruz, yanılsıyoruz, deyim yerindeyse? Bu sorularla geliştireceğiz yanılsama duyarlığımızı. Yanılsama duyarlığı, yanılsamayla mücadelenin ilk aşaması.
 ***
Yanılsama güç savaşımında, güç kavgasında kullanılıyor. Gücü elinde tutan ya da tutmaya talip olan yanılsamalara başvurabilir. (Türkçede yanılsama oluşturmaya yanılsatma diyebiliriz!) Deyim yerindeyse, yanılsatma dalgaları üretip, 'gerçeklik' algısını dönüştürerek iktidarı ele geçirme kavgasına hem tarih boyunca hem çağımızda tanık oluyoruz. Yanılsama yayan, yanıltan güç, yaydığı yanılsama oluşturucu etkilerle, etkisi aldığı insanlara 'benim gibi düşün', 'benim gibi gör' iletisini dayatmaktadır.

<p>Sefirin Kızı'na transfer olan Tuba Büyüküstün neden bu kadar konuşuldu?</p><p>Rahatsızlığı sebebi

Haftanın Magazin Başlıkları

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kutup ayılarını görüntülemek istedi, az daha canından oluyordu!

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler