• $7,3508
  • €8,9314
  • 438.398
  • 1546.95
30 Ekim 2011 Pazar

Felsefe üstüne bir söyleşi

Aydın fırlama olmalı...                             
Fırlamalık biraz felsefeci tipine uyan bir şey. Felsefeci, bana sorarsanız insan gibi insan olup edebi elden bırakmamalı. Elbette bu sözlerin çok da anlamı yok, felsefeciye ahlak öğütlerinde bulunma hakkımız yok. Yine de içimden atamadığım bir ön yargıyla doluyum, özellikle felsefede yaratıcı olabilen filozof konusunda: 'Edepsizden filozof olmaz' diyorum, bu onun asi olmasına engel değil, düşüncelere kafa tutmasına karşı çıkma değil. Mesela Derrida bir fırlamaydı. Heidegger keza... Argodaki fırlama dünyanın farkındadır, uyanıktır, ahmak değildir. Fakat o uyanıklığı da etrafa çok belli etmemek lazım. Felsefe yolcusu olarak dünyayı iyi bilmeniz ve oyuna gelmemeniz lazım. İktidarı nasıl eleştireceğini bilmek gerekir. Orada da çok gereksiz kahramanlıkların bir anlamı yok. Bir eleştiri tarzı da palyaçoluktur. Bir palyaçonun eleştirisine herkes gülüp geçer çünkü... İşte bu duruma da düşmeyeceksiniz. Gereksiz kabadayı durumuna da düşmeyeceksiniz. Ama düzeni eleştirebileceksiniz. Çünkü hayata karşı felsefi bir duruşunuz varsa kesinlikle gördüğünüz aksaklıkları ve yanlışları söyleyeceksiniz ve eleştireceksiniz. Dümdüz bir insan olmamalı aydın dediğiniz... Eleştiriniz düzeyli olmalı.
 '2500 yıl önce sandalet giyen birtakım adamlar düşünülmesi gereken her şeyi düşünmüşse ben ne yapabilirim ki' cümlesinin sarf edilme nedeni...'
Akıllı biri söylemiş bunu... Acaba bu sözü, o adamların ne dediklerini anlayarak mı söylemiş yoksa sözünün altında kafa tembelliği ya da yetersizlik bilinci mi yatıyor?
'Bilimle din arasında kalan ve her iki taraftan saldırıya uğrayan hiç kimsenin ülkesi'
Doğru evet. Felsefe 'no man's land'dir. İki tarafın da farkına vararak ya da varmadan sık sık kendilerini içinde buldukları bir tuhaf ülkedir. Onsuz ne bilimin gelişeceğine ne de dinin insanı daha bir kuşatan, sarıp sarmalayan bilinçlilikle yaşanabileceğine inanıyorum.
'Beyin mastürbasyonu'
Buna pek katılmıyorum. Bir defa felsefenin mastürbasyonla ilgisi yok. Felsefe ancak sevişme olabilir çünkü bir kişilik felsefe olmaz. Düşünmek birlikte düşünmektir. Toplumsal bir etkinliktir. Belki sonunda orgazm olmayan bir mastürbasyon olabilir ancak... Felsefede bir doyum söz konusu değil, aksine sürekli bir doyumsuzluk var.
'Adabıyla kafa yeme sanatı'
Bu da bir abartı. Çünkü felsefe yaptığınız zaman delirirsiniz diye bir şey yok. Haa, deli olanlar felsefeyle ilgilenebilirler ama felsefeyle ilgilendiği için aklını kaçıran hiçbir örnek bilmiyorum. Bu tipik bir yargı aslında felsefecilerin kaçık olduğuna dair... Kimilerinin de hoşuna gidiyor böyle zannedilmek işin kötüsü... 
Müslüman dinsiz olduğunuzu söylüyorsunuz, bu nasıl bir şey?
Ben dinsizim. Ateist değilim. Tanrıya inanıyorum fakat Tanrı bir dinin Tanrısı değil bana göre. Ben dinsizim ama bu kültürün insanıyım. Dolayısıyla benim dinsizliğim Hıristiyan kültürde yaşayan bir dinsizin dinsizliğiyle aynı şey değil. Çünkü benim adım Ahmet (Ahmed), Muhammed'den geliyor. Doğduğum zaman dedem kulağıma ezan okumuş. Ben mevlit dinlemeyi severim filan... Ama ben dini bir kültür olarak algılıyorum, vahye inanmadığım için. Bu Müslüman kültür içinde olmak beni mutlu eden bir şey. Bütün Müslümanlarla aynı gemideyiz. Dolayısıyla benim dinsizliğim İslami bir dinsizliktir. Çünkü İslami öğeler taşır içinde. Benim İslam'la hiçbir alakam yok diyemem. Bir Avrupalı dinsiz de Hıristiyan dinsizdir büyük olasılıkla. Mesela Sartre... Ne kadar reddetse de Hıristiyanlık onun toplumsal bilinç dışına yerleşmiştir. Dünyaya bakışını belirlemiştir. Aynı şekilde Nietzsche. Tanrı öldü sözünü ortaya atan biridir ama düşüncelerinin arkasında büyük ölçüde Hıristiyan öğeler vardır. Din bir kültürel atmosfer oluşturuyor. İslam, içinde yaşadığım manevi iklimdir. Ramazan'da minarelerde kandiller yandığı zaman içim bir tuhaf olur mesela. Bu benim geçmişime kültürüme duyduğum saygıyla ilgili bir şey. Yoksa dindarların anladığı anlamda dindar olmadığımı düşünüyorum. Benim yaptığım dürüstçe bir şey. Çünkü birçok insanın İslam'la hiç ilgisi olmadığı halde 'Elhamdülillah Müslüman'ım' dediğini görüyor ve çok kızıyorum. Benden bir farkı yok ama söylemiyor, dinsizim demekten korkuyor. Dışlanacağını düşündüğü için korkuyor. Ben dinsizim dediğim zaman pek çok Müslüman tepki gösteriyor: 'Ne ayıp ya dinsizsen sen hırsızlık da yaparsın' diyor. Oysa ne alakası var? Dinsiz olup ahlaklı olmak ne kadar zor. Tanrı korkusu yok, cennet yok, cehennem yok... Cehenneme giderim diye korkup ahlaklı olmaya çalışmak ahlaklı mı sanki? Bu büyük bir ikiyüzlülük.

<p><span>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Ekipleri HDP Binası'na 6 saatlik

Kandil değil HDP binası

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan, Elazığ'da deprem konutları anahtar teslim törenine katıldı

Herkes memleketinde yaşasaydı illerin nüfusu kaç olurdu?