• $7,3773
  • €8,9459
  • 436.746
  • 1470.68
12 Mayıs 2011 Perşembe

Bir okul neler söyler?

Bir eğitim yılı daha biterken geleceğinden kaygılı nice gencimize okullarından gelen sesi nasıl dinleyebileceklerine ilişkin bir resim sunmak istiyorum. Umarım geleceğin güzel insanları, okudukları okullardan gelen sesleri dinleyerek, gönüllerindeki okulun şimdiden resimlerini çizerler. Böyle okulları gerçekleştirip yaşatabilecek bir Türkiye'de özledikleri okullarını kurabilirler.
Her okulun bir dili vardır. Anlayanlar okulun sözlerini dinleyebilirler.
Okul bize önce yapısıyla görünür. Mimar”siyle. Bir kültürün içinden çıkıverir ortaya, oradan seslenir anlayan kulaklara: 'Okulum ben, anlattığım öykü, insanın bu gezegende tutunmasının, işaretler alıp, işaretler vermesinin öyküsüdür.' Kendi kültürüyle, insanın kültürüyle yoğrulmuş bir okul, yapısıyla gösterir kendini; belli eder. Ülkemizde nice okul, çarpık mimar'siyle onu dinlemeye çalışan kulağa, kültürleriyle ilgili bir şey söyleyemiyor. 'Ben malzemeden çalan bir sahtekar müteahhidin ürünüyüm' diyor belki, 'ruhsuz bir mimarın, ruhsuz bir eğitim yöneticisinin ortaya koyduğuyum.'
Bir hava taşır, okul; öğretilen yaşam deneyimlerinin, bilgilerin aktarılmasını sarıp sarmalayan. Bir düşünce, duyuş, coşku.
Bir güçtür okul. Tinsel (manev”) bir güç. Okulla ilişkisi olanlar üzerinde yoğun bir etki yaratan güç. Havasından, iç ve dış mimar”sinden, içine aldığı, içinde bulunduğu kültürden gelen güç. Okulda olmak, yalnızca sınıflarında oturup sınıf geçmek ya da ders vermek değildir; bir havayı solumak, soludukça ondaki tinsel gücü duymaktır.
Bu güç kendini duygusal yönden duyurur okulda yaşayanlara: Okulda olmak demek, okulu duymak, duyumsamak demektir. Okulun kendini duyumsatma gücü, taşıdığı tinsel gücün okuldakilerce yaşanabilmesiyle ilgilidir. Bilgisiyle uğraşan, bilgiyle yaşayan okullu, okulun tinsel gücünü düşüncesinde de duyar.
Okulu yaşayanlar, bu yaşamın özümsendiği okul ortamı içinde bir tavır geliştirirler. Okul içinde olmak, okullu olmak, belli bir tavırla dünyaya yönelmek demektir. Okulla bütünleşmiş okulun havasını, tinsel gücünü duyanlar, bu tavrı benimserler.
Okullu olmak, belli eylemlere yöneltir; bilgiyle yaşamanın ortay koyduğu eylemlerle sürer, okul yaşamı.
Özetlersek, bir okulun bize ne söylediğini onun mimar”sini yaşayarak anlayabiliriz. Bu mimar”nin tinsel ve bedensel olarak ikiye ayrıldığını söyleyebiliriz. Bedensel mimar”, okulun mekanda tuttuğu yerle, bu yerin dış ve iç yapısı ile ilgilidir. Okulun tinsel (manev”) mimar”si, bedensel mimar”si ile etkileşim içinde ortaya çıkar. Bu tinsel mimar”, okulu yaşayanlarda kendini bir hava, bir güç (duygusal ve düşünsel olarak!), bir tavır ve bir eylem olarak ortaya koyar.
Bedensel ve tinsel mimar”, okulun taşıdığı kültür ikliminin yansıtıcılarıdır. (Yansıtamaması da, yansıtamadığını yansıttığı için bir yansıtmadır!) Bedensel ve tinsel yapısıyla, okul, insanın bu gezegendeki kültürü üstüne işaretler verir: Bu mimaride, genel olarak insanın, özel olarak okulun içinde yer aldığı kültürde yaşayanların deneyimleri seslerini duyurur işitebilen kulaklara.
Öyleyse nasıl değerlendirebilirim bir okulu? Hangi sorulardan yola çıkarak? Niçin, hangi hedefi gözeterek; neyi, kimlerle, kime, nasıl aktaracak sunacaktır? Okuldan gelen ses bu soruların yardımıyla işitilmeye çalışılacaktır.
Her okulun bir varoluş amacı vardır, ulaşmaya çabaladığı bir hedefi. Okul sadece onu yaşayanların bilgi alış verişinde bulunduğu bir kurum değildir. Okul bir 'hedef'in gerçekleşmesi için vardır: Her okul evrensel amaçlarına içinden çıktığı kültür içinden ulaşmaya çabalar. Diğer bir açıdan, kendi bulunduğu kültür ortamının taşıdığı evrenselliği keşfe, aktarmaya çabalar.
Hedef, okulda yürütülen eğitimin metafizik ve etik temellerinin içinde de bulunur. Nasıl bir dünyayı, nasıl bir insanı, nasıl bir hayat tarzını hedeflemektedir okul?
Hedefine uygun, programı, müfredatı var mıdır? Hedefiyle, ilettiği bilgi arasındaki tutarlılığın olması gerekir. Hedefinin, içinde yer aldığı kültürle, bu kültürün evrensel boyutuyla ilgisi, aktarılan bilgilere, ders programına nasıl yansımaktadır?
Dünyanın herhangi bir köşesinde bir okul gördüğümüzde sormalıyız okula: 'Okul bize kendini anlatır mısın?' Okulun söylediklerini duyabilmek, okulun dünyada tuttuğu yeri okuyabilip, anlayabilmek, anladıklarımızı değerlendirebilmek, o okulla yakınlık kurabilmek demektir.
Her okulun insan, insanlığa söylediği sözler vardır, her okul bir kitaptır okunabilir; her okul bir türküdür, bir sestir, dinlenebilir. İnsanı geliştirecek geleceğin okullarını kuracak beyin ve yürek için, okulu dinleyebilecek kulak, okuyabilecek göz gerekir.

<h3>Başkan Erdoğan’dan CHP’ye erken seçim yanıtı</h3><p>“2023’E KADAR BEK

27 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları