• $8,4617
  • €10,2805
  • 500.795
  • 1441.33
13 Haziran 2013 Perşembe

Anlamak

Şu günlerde yaşamakta olduklarımız ülkemizin mana tarihinde derin bir yara olarak duracak. Anlayamamanın, gerekli iletişimi gerçekleştirememenin getirdiği yıkıntı, acı, umutsuzluk, genç insanlarımızın belleklerinde yaşayacak. İleri demokrasi getirdiğini söyleyen iktidarın hazin bir ironisidir bu yaşananlar. “Şükredin ki ülkede demokrasi var, yoksa sizi bir kaşık suda boğarız” diyen bir anlayışın demokrasisi bu kadar olur. Yıllardan beri eleştirdiğim iktidarın tavrıyla, kendinden olmayanı kavrayışıyla ilgili olarak şimdi susuyorum. Sözün bittiğini görüyorum. 
Kendinden farklıyı anlamak, onun fikrini kabul etmek değildir. Anlamak, özgüven gerektirir. Kendine, kendi inancına güveni olup, bu inancıyla kendi gibi olmayanlarla birlikte yaşama iradesi, anlamayla gerçekleşir. İktidar anlama zahmetine katlanamamıştır. Muhalefeti bir tehdit olarak algılayınca, dünyayı kavrayışımıza kendi gücümüzü abartmanın gölgesi düşer. İstikrar arayışı, statüko arayışına dönüşünce, onu bozduğunu düşündüğünüz her şeye saldırmaya başlarsınız. 
İçi yaşama sevinciyle dolu gençlerimizin mizahın renkleriyle yüklü arayışlarının, zekâ dolu buluşlarının görünür olduğu bir ortamdı gezi parkı. Anlaşılmayı, onanmayı, insan yerine konulmayı istiyorlardı ağaçları savunurken. Kırılmışlardı, üstlerinde baskı hissediyorlardı, rahatsız oldukları bir Türkiye vardı, sevdikleri bir Türkiye de. Doğa sevgisi, insan sevgisiyle bakıyorlardı hayata. Muhaliftiler. Genç olmak muhalif olmaktır. İnce bir eleştiri gözüyle didikledikleri gerçekliği ***
Bu gençleri tehdit olarak görmek büyük bir yanlış. Onları anlamak, kazanmak gerekiyor. Ülkeyi ne tarafa çekmek istiyor iktidar? Bu gençleri anlayamamanın ardında nasıl bir zihniyet var? Yaptığı anlayamama hatasının üstünü örtmek için, şiddete başvuran gençlerden, “marjinal gruplardan” söz ediyor. İktidar kıydığı gençler üzerinden bir seçim zaferi kazanmak istiyor. Kazanabilir elbette. Ama ülkenin mana tarihinde açtığı yara unutulmayacak. 
*** 
Olayların başından beri üniversitemin değerli üyeleri, yaşananlar karşısında uyarılarını sürdürdüler. Özgürlük arayan gençlerin yanında olduklarını belittiler. 11 Haziran’dan beri gazetelere verdikleri ilanlar üzerinden bu yazıyı yazdığım tarihte 821 imzayla düşüncelerini aşağıdaki gibi dile getirdiler. Uyarılarının dikkate alınması dileğiyle: 
“Biz, aşağıda imzası olan ODTÜ Öğretim Elemanları ve Çalışanları, daha önce üniversitemize karşı da uygulanmış olan, en temel demokratik hak ve özgürlükleri şiddet kullanarak engellemeye yönelik iktidar anlayışının ülkemizde yaygınlaştırılmasına kararlılıkla karşı çıkıyoruz. 
Bu şiddete dayalı anlayış ve uygulamalar karşısında, ülkemizin her yanında, başta gençler ve kadınlar olmak üzere, temel insan haklarına sahip çıkan halkımızın ayağa kalkmasını destekliyoruz.  
Yaşananların sorumluluğunun mevcut iktidarda olduğu gerçeğinden hareketle, direnişin, Taksim Dayanışması tarafından açıklanan haklı ve meşru taleplerinin kabul edilmesinin demokrasi ve hukuk devleti anlayışının asgari bir gereği olduğuna inanıyoruz. 
 Temel haklarını, yaşam biçimlerini, çevrelerini ve ülkelerini, insan olmanın gereği olarak, onurlu bir biçimde savunanlara tüm ülkemizde uygulanan devlet şiddetini kınıyor, bütün sorumlularının hesap vermeleri gerektiğini kamuoyuna bildirmeyi bir görev biliyoruz. 
ODTÜ Öğretim Elemanları ve Çalışanları.http://odtuayakta.org/” 
  

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi