• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
26 Mayıs 2013 Pazar

Genç Türkiye’de bir kısım gencin mutluluk sorunları

Gençlerin sorunlarına genel çizgileriyle baktığımda mutlulukla ilişkileri açısından sorunlar görüyorum. Derse girdiğim sınıfın yarısı anti-depresan ilaçlar kullanıyor. Bizim zamanımızda da bir mutsuzluk havası vardı ama hiç bir zaman depresif olmadık, sorunlarımızı çözmek, mutsuzluğumuzu gidermek için bir takım ilaçlar kullanılmazdı. Çok abartılmazdı bu durum. Bizim zamanımızın gençlerinin sorunları ilişkilerden, dünyayı dönüştürme kaygısından ya da cinsel sorunlardan kaynaklanırdı. Dış dünyayla alakalıydı. Dünyayı değiştireceğiz ya!
Şimdinin çocuklarına baktığımızda, karşımızda çoğunlukla ekran çocuklarını görüyoruz. Ekran çocukları ne umut ne de değer yaratabiliyor. Bu çaresizlik, öğretilen bir şey değil. Bunu yenmek ustalık isteyen bir şey, kendinle karşı karşıya geliyorsun. Bizim zamanımızda yolda yürürken hoşlandığın kız sana bir bakış atardı biz onun mutluluğunu bir ay yaşardık. Günümüzde o da kalmadı, sevişmek ayrı bir şeydi. Ruhlar dünyasına giderdik, yalnız bedenler sevişmez, ruhani bir durumdur bu. Şimdi öyle değil, ilişkiler de hemen tüketiliyor. İnsanlar bir gecede selam verdiği kişiyle ilişkiye girip bütün isteklerini bir anda karşılayabiliyor. Yemek yemek gibi birşey. O zamanlar küçük şeyler bizim için mutluluktu.
★ ★ ★
Dünyayı mutsuz eden anlam kaybının yaşanmasıdır. Günümüzde gördüğümüz tablo çok vahim, ciddi bir anlam kaybı var. Aslında anlam var, sadece biz göremiyoruz. Hayatın olduğu her yerde anlam var. Ölü olan biziz, bedenimizi sürüklüyoruz. Yaşamak; projesi, amacı ve umudu olmaktır. Paylaşmaktan sevinç duymaktır. Anlamı ekonomik bir şey, tüketilecek bir şey olarak görüyoruz. Bunlar günümüzde normal şeyler ama hayatımızın anlamı kaybolmak durumunda değil. Bu sistemin düzeni illa bizi mutsuz edecek diye bir şart yok.
Dünyanın değişebileceğine inanmak lazım. Henüz on yedi yaşında bir gencin kalkıp da her şey buraya kadar, her şeyi yaptık, tattık daha ne yaşayalım demesi doğru değil. Yaşayabilen insan daha fazla yaşamak ister. Yaşanacak daha çok şey var. Şimdiki gençlerin bir bölümü aşırı mutlu. Bence çok güzel rol yapıyorlar. Mutlu olmak, sevilmek istiyorlar. Arkadaşlarıyla birlikte toplum tarafından kabul görülmenin avantajını sağlıyorlar. Onlar da bir noktada feci bir şekilde çökebilmeye müsait oluyorlar.
★ ★ ★
Mutluluk öğrenilebilir. Mutluluk terbiyesi mutlu insanlarla yaşayarak öğrenilebilir. Birlikte yaşayarak, pekiştirilerek öğrenilebilir. Ekran başında mutluluk aranmaz, dışarıda insanların içinde saklıdır ve bunu bulmak, öğrenmek kişiyi mutluluğa götürebilir. Her şeyi bir anda bitirmek, geri dönüş yolu yok demek yanlış. Ben bunun sebebini olanak körlüğüne bağlıyorum. Hayatımızdaki diğer olanakları görememek, aslında bunu keşfettiğimiz zaman hayatta ne kadar çok değişik ve zengin tercihlerin olabileceğini de görürüz.
Olanak körü oluyoruz. Mesela annemiz babamız bize berbat bir hayat geçirtmişse, babamız her gün aile içinde kavga ediyor, eşini dövüyorsa, işte ben de peder gibi olacağım ben de böyle olacağım diye bir havaya kapılıyoruz. Sevmekten yoksunuz, mutluluğun sihirli anahtarı paylaşabilmektir. Freud ‘sevebiliyorsak ve çalışabiliyorsak sağlıklıyızdır’ demiştir. Sıcak dostluklar edinebilmektir mutluluk. Oysa, hep yeni dostlar arayıp da bir türlü köklü doğru dostluklar kuramazsak sevgi ve dostluk da kalıcı olmaz o zaman da kendisiyle bile kalıcı ilişki kuramaz insan.  

<p>Markar Esayan'ın cesur bir insan olduğunu söyleyen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah

'Markar Esayanlara bu toplumun her zaman ihtiyacı var'

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi

Sel felaketinin çevre sorunlarına da yol açan izleri 3 aydır silinemedi

Cevizi 1 gece suda bekletip içerseniz... Faydasını bir bilseniz