• $8,3056
  • €10,0758
  • 488.132
  • 1444.87
06 Haziran 2013 Perşembe

Ülkemin demokrasiyle imtihanı

Demokrasi bir tavır, bir zihniyet, bir değerleri yaşama çabasıyla gerçekleştirilebilecek bir hayat tarzıdır. Yazık ki ülkemizdeki siyaset genel çizgileriyle böyle bir tavır, zihniyet ve değerler yaşantısından yoksundur. İşte bu yoksunluğu yıllardan beri duyan özellikle genç kesim günlerdir seslerini duyurmaya çabalıyor, sokaklara çıkıyor. 
İktidar, ülkede büyük bir zihniyet değişikliği yaptığını, vesayeti kaldırdığını, ülkeye ileri demokrasi getirdiğini savunuyordu. Baştan beri bu iktidarın demokrasi açısından en büyük sorunu muhalefet körü olmasıydı. Demokrasilerde siyaset muhalefet odaklı yapılır. Bugünkü iktidar iktidarına muhalefet olarak başladı, bir süre muhalefet gibi iktidar oldu. Kendi varlığına tehdit olarak algıladığı bir düzeni değiştirmeye uğraştı. Kendine kendi hayat tarzının dışında yandaşlar buldu. Ona ülkemiz adına bir umut olarak bakanların sayısını arttırdı. 
***
Demokrasilerde insanların anlam dünyalarına saygı duyulur. Onların o anlam ve değerlerle yaşadıkları hayatlarına karışılmaz. Onların mana âlemleri aşağılanmaz. Yazık ki Başbakan’ın öfkeden güç alan tavrı, kullandığı kelimeler, yalnızca kendisi gibi yaşadığını düşündüğü insanların, yalnızca kendisine oy verenlerin başbakanı olma inadı, ülkeyi sürekli germe tavrı, demokrasi edebine uygun değildi, değildir. Bu tavrıyla kendisini yüceltenleri etkileyip oylarını çoğaltabilir, sandıkta kazanabilir ama ülkenin önemli bir kesimini, onun dilediği gibi yaşamayan gençlerini, ailelerini kaybetmiştir. Kendisine duyulan nefretin nedenlerini öğrenmesi demokrasi sağlığımız açısından önemlidir. Tweeter’ı aşağılaması, yüzde elliyi yüzde elliye karşı tehdit olarak kullanması bu kaybı daha da büyütüyor. Azgın azınlık diye bakılırsa bu yürüyenlere, bakanların da azgın çoğunluk olduğu ortaya çıkar. Azgınlığın demokrasilerde yeri yoktur. 
***
Şu an ülkenin birçok kentinde sokağa çıkan muhalefetin partiler üstü oluşu önemli. Elbette aralarına sızmış kışkırtıcılar, şiddet yanlıları olabilir. Bu hareket iktidarın, özellikle Tayyip Bey’in, demokrasiyi kavramada epey geri kaldığını, muhalefeti Ce-Ha-Pe ve Ergenekonculardan ibaret sanma yanılgısıyla küçümsediğini söylüyor. Özellikle azarlayıp küçümsediği genç bir kesimi hiç anlayamadığı anlaşılıyor. Ülkenin anlam dünyasını kavrayamamakta ısrar ediyor. Kendi yetiştiği dar bir çevreyi Türkiye sanma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Sandıktaki başarısı, onu demokrasi ahlakı açısından yanlışlar yapmasına yol açıyor. 
Yaydığı korku bir kısım medyanın bu olaylar karşısında susmasına yol açıyor, yandaşları olaylarda yıkılıp yakılanlardan, ülke içinden ya da dışından gelen kışkırtmalardan söz ederek bu hareketten ders almama yolunu seçiyorlar. Bir kısım yandaşsa bunun iktidarın gücünü daha da artıracağını savunuyor. 
***
Ülkemizin demokrasi sağlığı açısından sokaklara çıkan masum muhalefetten öğrenecek çok şeyimiz var. Unutmayalım: Demokrasilerde siyaset muhalefet odaklı yapılır, yandaş odaklı yapılmaz. Empatiyle yapılır, sempatiyle yapılır. Bu muhalif kalkışma ülkemizde yenidir, farklıdır. Demokrasiyi içine sindirmiş yiğit insanlar var bu ülkede. Demokrasinin sandıktan ibaret olmadığını, bir öteki saygısı, bir insan saygısıyla yürüyebileceğini haykıran bu insanlarla gurur duyuyorum. Bu ülke kendisine giydirilmeye çalışılan deli gömleklerini çoktan aşmıştır, her kesimden, her inançtan, çoluk çocuk, herkesin sevgili ülkesidir. Başbakanı da herkesin başbakanı olmalıdır. 

<p>Astrolog Özlem Recep, 'Kadro bekleyenler alanları ile ilgili olumlu olan süreçlerin içerisindeyiz

11 Mayıs Boğa Burcu Yeniayı'nın burçlara etkisi

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı