• $ 5,7971
  • € 6,4953
  • 277.632
  • 98415.3
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Ağzı bozuk, duramıyor

Öyle kolay iş değildir siyaset yapmak. Çok zordur, sürekli olarak halkın karşısında çıkmak ve televizyonlarda konuşmak. Bir anlık dikkatsizlik ve yapılacak küçücük bir hata büyük işler açar insanın başına.

Hele hele, alkışlara kanıp dolduruşa gelirsen, tazminat davaları da yağmaya başlar. Sırtındaki cekete kadar her şeyini kaybedebilirsin. O yüzden ağzı bozuk insanların harcı değildir siyaset. Ağzına sahip olamıyorsan eğer, bu işe girmemelisin.

Bizde de durum farklı sayılmaz. Hiç unutmuyorum, uzun yıllar önce DSP’li bir milletvekili için “bevval” örneğini vermiştim. “Gerçek adını kimse hatırlamaz, Zemzem Kuyusu’nu kirlettiği için herkes onu ‘işeyen’ anlamına gelen bevval adıyla hatırlar” demiştim. O milletvekilinin yaptığı davranışların da farklı olmadığının altını çizmiştim.

Tazminat davası açtı, oldukça yüklü bir para istedi. Ardından hukuki olmayan, ideolojik bir karar ortaya çıktı. Benim, söz konusu milletvekiline “işeyen” dediğim, hakaret ettiğim iddia edilip, astronomik bir tazminata hükmedildi.

Zar zor parayı denkleştirip ödedim.

Sonra o karar bozuldu tabii. Çünkü, yazdığım yazıda yoktu öyle bir ifade. Ödediğim anaparayı geri aldım, ama faizlerini kurtaramadım.

İşte bu kadar hassas bir çizgi üzerinde yürürüz biz!..

Yapmayız, yapamayız, böyle bir hakkımız da yoktur zaten. Kimseye hakaret etmeyiz, edemeyiz. Eleştiririz, ama sınırı aşamayız.

***

Ama bazı siyasetçilerimiz var ki, ağzının ayarı yok! Eleştiri ile hakareti birbirine karıştırıyorlar, doğal olarak tazminat batağının içine saplanıyorlar. Sonra da kamuoyunun karşısına çıkıp, “Ben ne dedim ki?” sözleriyle kendilerini savunmaya çalışıyorlar.

Durum bu olunca, sürekli tazminat ödemekten bir türlü kurtulamıyorlar.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da bunlardan biri. Geçtiğimiz günlerde CNN Türk’te izledim. Yine hızını alamadı, duramadı; Türkiye Cumhuriyeti Başkanı için “Ben de O’na 1 paralık dava açtım, herkesin değeri neyse o kadarlık dava” ifadesini kullandı. Düpedüz hakaret etti!

Muhtemelen önümüzdeki günlerde bu sözlerinden dolayı da bir tazminat davasıyla karşı karşıya kalacak.

Çünkü, yapısı böyle…

Kendini alkışlayanların karşısında, siyasi rakipleri için “Ananı…” ifadesini kullanabilen bir insanla karşı karşıyayız.

Ağzı son derece bozuk, bu tür ifadeleri kullanmadan duramıyor!

***

Kılıçdaroğlu konuştukça, yeni tazminat davaları açılıyor. Bu davalar sonuçlandıkça da yeni ödemeler ortaya çıkıyor…

Biliyorsunuz, daha önce Erdoğan’a 900 küsur bin lira tazminat ödemişti. Ardından, buna yenileri eklendi. Kılıçdaroğlu, Man Adası Davası’nda 130 bin lira daha ödemeye mahkûm oldu. Hakkında açılan dört ayrı davada ödeyeceği tazminat miktarı 828 bin lirayı buldu.

Bir siyasetçi açısından son derece kötü bir tablo bu! Kılıçdaroğlu konuşuyor, birtakım laflar söylüyor. Ardından belgeler ortaya çıkıyor. Yargı da ya “öyle değil” kararı veriyor ya da sözlerini “hakaret” kapsamında değerlendiriyor.

Hükmedilen tazminatlar alt alta yazılıp toplandığında astronomik miktarlar ortaya çıkıyor. Bu paralar icra dosyalarına yatırıldığında ise, doğal olarak “Nereden buldun?” tartışmaları başlıyor.

Kılıçdaroğlu buna rağmen aynı yolda devamda ısrar ediyor.

Türk Siyasi Tarihi’nde yok böyle bir örnek! Geçmişte buna benzer bir tablo yaşanmadı. Türkiye, Kemal Bey gibisini görmedi.

Sanıyorum bundan sonra kolay kolay gelmeyecek de!

***

Siyaset, tartışmalı bir alan elbette…

Bu alanda sert tartışmaların yaşanması kaçınılmaz. Ayrıca, yaşanmalı da zaten. Ancak, bütün bunların bir seviyesi olmalı. Aksi takdirde yaşananların adına tartışma değil, “küfürleşme”, “hakaret” ve “iftira” denir!

Böyle bir tablo, hem siyaset müessesesini, hem siyasetçileri, hem de bu üslubu kullananları aşağı çeker. Hem maddi, hem de manevi açıdan.

Bugün yaşadıklarımız budur işte! Oysa, siyasetçi “ağzına sahip olan insan” demektir öncelikle!

<p>Fırında Peynirli Kule için malzemeler:</p>

<p>5 dilim tost ekmeği<br />
4 adet yumurta<br />

Fırında Peynirli Kule Tarifi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Sosyal medyanın en zor dikkat testi!

Aliya İzzetbegoviç'in vefatının üzerinden 16 yıl geçti