• $ 5,7325
  • € 6,3117
  • 275.258
  • 102590
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Çeyrek yüzyıla şahidim

Yüz yaşındayız, Türkiye’nin en köklü kurumlarından biriyiz. Bu milletin Kurtuluş Savaşı’nda yazdığı destanı dünyaya duyurduk. Bir başka milli mücadeleyi de bugün bizzat yaşıyoruz. Tavrımız yine aynı.

Elinizdeki gazeteden, Akşam’dan bahsediyorum…

100 yıllık bir tarihtir Akşam. Bunun çeyrek asırlık dönemine bizzat tanıklık ettim. 1995’te yazar ve Ankara Temsilcisi olarak Akşam’daydım. Arada yaklaşık 10 yıllık bir kesinti oldu. Beş yılı aşkın süredir yine buradayım.

Dile kolay, Akşam Gazetesi’nin kapısından içeri adımımı attığım günden bu yana yaklaşık 24 yıl geçmiş. Neler yaşadım, neler…

Gazeteci olarak Tansu Çiller’den Mesut Yılmaz’a, Süleyman Demirel’den Alparslan Türkeş’e, Bülent Ecevit’ten Necmettin Erbakan’a, Deniz Baykal’dan Muhsin Yazıcıoğlu’na ve nihayet Recep Tayyip Erdoğan’a kadar bütün liderler ve genel başkanlarla yakın ilişkilerim oldu. Hem tarihe tanıklık ettim, hem edindiğim bilgileri sizlerle paylaştım…

Meşruiyetçi olduk, etik değerlerden taviz vermedik. Demokrasi ve basın özgürlüğü söz konusu olduğunda hep dik durduk.

28 Şubatçıların ilk hedef aldığı gazeteyiz biz. Genel Yayın Müdürümüz rahmetli Bülent Aydın ve Savunma Muhabirimiz Banu Soysal ile birlikte Genelkurmay Karargâhından kovulur gibi çıkarıldık. Çünkü, dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak’ın makamında yüzüne karşı doğru yolda olmadıklarını söyledim.

Akşam’ın yayın politikası da söylediklerimden farklı değildi. Bu yüzden hep birlikte ciddi bedeller ödedik.

Basının yazmak için askerden talimat beklediği, bürokrasinin biat ettiği, üniversiteler ve yargının apoletliler karşısında esas duruşa geçtiği günlerdi onlar. Ama Akşam’ın yolu farklıydı. Biz, 28 Şubat’tan birkaç gün önce Ankara’nın Kızılay Meydanı’nda Demokrasi Mitingi düzenledik. Başkent’in üzerinde uçurduğumuz uçaklar, kuyruklarında Akşam ve Demokrasi yazan dövizler taşıdı. Havaya bıraktığımız yüzlerce beyaz güvercin muhteşem bir görüntü oluşturdu. Meydanda toplanan okuyucularımız, aydınlık Türkiye özlemiyle dolu sloganlar attı.

Otobüs üzerinden rahmetli Erkal Zenger’in kurduğu ses düzeniyle Türkiye’ye seslendik. Önce ben konuştum. Ardından sanatçı Neco mikrofonu aldı. Daha sonra rahmetli Cenk Koray, otobüsün üzerine çıkıp “demokrasi” dedi…

Yapayalnızdık, okuyucularımız dışında kimse yoktu yanımızda. Üstelik, vesayetçilerin gözü üzerimizdeydi. Kelimenin tam anlamıyla bize diş biliyorlardı. Kendi mahallemizden bile hançerlendik. Yaptığımız Demokrasi Mitingi, ertesi gün gazetelerde yerden yere vuruldu. Cumhuriyet Gazetesi, sergilediğimiz dik duruşu gölgelemek için ertesi gün “Şeriatçı Miting Tutmadı” başlığını bile attı.

Ama biz yılmadık, dik durduk, yolumuza devam ettik…

***

Halk bizimle beraberdi. Tirajımız milyona doğru gidiyordu. Bir gece gazetenin sahibi Mehmet Ali Ilıcak’ın telefonuyla uyandım:

-Emin, Aydın Doğan gazete balyalarımızı kamyonlardan aşağı attırdı. Akşam’ın dağıtımını yapmıyorlar.

Çünkü, o dönemde gazete dağıtımda tekel vardı. Akşam’ın yükselişi basın kartelini rahatsız etmişti.

Yine yılmadık, pes etmedik. Gazete balyalarını sırtlayıp, sokaklarda muhabir arkadaşlarımızla birlikte Akşam sattık. Baskılar yaptılar, CHP’li bazı belediyeler zabıtaları üzerimize saldılar. Okuyucularımız ve halkın yardımıyla o engelleri de yıkıp geçtik.

Ve TBMM’ye dağıtım tekelini yıkan kanuni düzenlemeyi getirttik. İsimlerini saysam utanırlar mı acaba, çünkü “basın özgürlüğü” denildiğinde mangalda kül bırakmayan “yazar” ve “gazete yöneticisi” sıfatlı “anlı-şanlı” pek çok isim karşımıza geçti. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, basın kartelinin sözcülüğüne soyundu. Meclis’te Başbakan Necmettin Erbakan’ın kararlı duruşu ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun verdiği destekle onları da yıkıp geçtik. Basın Özgürlüğü tarihine Akşam’ın damgasını vurduk.

Akşam’ın çeyrek yüzyılını yazmaya kalksam, roman olur!..

Demokrasi ve halkın değerleri demektir Akşam, basın özgürlüğü yolunda verilen büyük ve destansı bir mücadelenin adıdır.

Kolay değil basında 100 yılı devirip, halen ayakta olmak! Milletin inançlarından taviz vermeden, demokrasi ve basın özgürlüğü gibi değerlere sımsıkı sarılarak, nice 100 yıllara inşallah…

<p>Olay, 12 Eylül Perşembe akşamı saat 23.30 sıralarında Beyoğlu’ndaki bir markette yaşandı. İddiaya

Market Sahibi, Hırsızı Yumruğuyla Yere Devirdi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Tokyo 2020 Olimpiyatları'nı garantileyen sporcularımız

Hangi ülke, hangi silahı kullanıyor