İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,5000
  • 4,1877
  • 146,06
  • 104.001

İşte, bir ahlaksız daha…

Adı, Zeyd Raad Al Huseyin. Birleşmiş Milletler’in insan hakları komiseriymiş. O da Türkiye’de uygulanan OHAL’e takmış. Arakan’da binlerce insan katledilirken, büyük bir insanlık dramı yaşanırken, bakın ne diyor:

-Türkiye’nin liderliğinin, Arakanlı Müslümanlar ve diğer ülkelerdeki kişilerin insan hakları konusundaki endişelerini memnuniyetle karşılıyorum.

Sonra…

Alıştık artık, sonrası malum. O insanlık dramını bir kenara bırakıyor. Türkiye’ye karşı saldırıya geçiyor:

-Aynı hassasiyeti Türkiye’de giderek kötüleşmeye devam eden durum için de göstermeye teşvik ediyorum.

Neymiş o kötüleşen durum?

Onu da biliyoruz. Alıştık artık, adam sıralamaya başlıyor: Türkiye’de sol kanat ve Kürt sorununa odaklanan gruplar hedef alınıyormuş. Onlara karşı orantısız ve keyfi uygulamalar yapılıyormuş. Falan, filan…

“Kürt gruplar” derken, belli ki PKK’yı kastediyor. Bu ülke insanına yıllardır kan kusturan, 30 binden fazla insanımızı katleden bir örgütten bahsediyor. Doğru, onları hedef alıyor ve son günlerde ciddi darbeler vuruyoruz.

Sanırım bundan rahatsız!

Çünkü, bu ülkede hedef alınan başka bir Kürt grup yok. Gerçi, içinde her türlü unsuru barındıran PKK’ya da “Kürt grup” demek zor, ama kendilerini öyle takdim ediyorlar.

“Sol kanat” derken de herhalde DHKP-C gibi örgütleri kastediyor. Yapılan operasyonlar, her biri ayrı cinayet şebekesi olan bu tür örgütleri hedef alıyor.

Bir de FETÖ var. Kimi zaman “sol”, kimi zaman “aktivist”, bazı durumlarda da “Kürt” kimliği kullanarak karşımıza çıkıyor. O da bu dış destekli ülke düşmanı örgütlenmelerden biri.

Durum onlar için kötüleşiyor! Türkiye’de yaşayan geniş halk kitleleri için değil.

BM Komiseri, “kötüleşen durumdan” bahsettiğine göre, Arakan’da ortaya çıkan insanlık dramını ve akan kanı bırakmış, Türkiye’ye düşman oluşumlara arka çıkıyor.

Zaten BM denilen bu kuruluş, olması gereken yerde değil. Amerika ya da Avrupa da bireysel olarak yok orada. Arakan’da biz varız. Ortaya çıkan insanlık dramını önlemeye ve yaraları sarmaya çalışıyoruz.

Buna rağmen…

Adamların bu tür yakışıksız ve çirkin suçlamalarıyla karşı karşıya kalıyoruz! Ahlaksızlık değil de nedir bu?

***

Adamın isminin başında “insan hakları komiseri” sıfatı var. Ancak, davranışlarına bakılırsa, insan haklarının umurunda olduğunu söylemek için bin tane şahit lazım.

Bizim, insanımızın en temel hakkı olan “yaşama hakkını” devam ettirmek için yürürlüğe koyduğumuz uygulamalara takmış. OHAL’in kaldırılmasını istiyor. Yine insanımızın yaşama hakkını hedef alan terör örgütlerine destek veren faaliyetleri dolayısıyla tutuklanan sözde “aktivistlerin” serbest bırakılmaları için çalışıyor.

Hemen ardından, baklayı ağzından kaçırıyor:

Kendisi, malum bir grubu yanına alarak, araştırmalar yapmak için Türkiye’nin Güneydoğu’suna gelmek istemiş. Türkiye tarafından durumlarına bakılıp, talebi uygun görülmemiş. Kısacası, adamın bakış açısı sakat ve sakıncalı.

Belli, karın ağrısı var, o yüzden verip veriştiriyor…

İşte, BM böyle bir kuruluş! Dünyanın dört bir yanında insanlık ayaklar altında sürünürken, onların “insan hakları komiserleri” bu işlerle uğraşıyor!

Şimdi daha iyi anlaşılıyordur sanırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her fırsatta BM’nin yapısına göndermeler yapıp, niçin sürekli olarak “Dünya beşten büyüktür” dediği!

Tarafsız değil, taraf bunlar.

Aynı zamanda “adalet” kavramıyla uzaktan yakından bir ilgileri yok. Bugüne kadar hangi sorunu çözdüler ki, bundan sonra kanayan bir yaraya merhem olabilsinler?

Bunların kafalarının içinde başka şeyler var!

???

Cumhurbaşkanı Erdoğan; birkaç gün sonra ABD’ye gidecek. New York’ta toplanacak olan BM’nin 71. Genel Kurul Toplantısı’na katılacak. Hem de insani yardım konularında “Dünyanın en cömert ülkesinin lideri” sıfatıyla bir konuşma yapacak.

Yine ayıplarını yüzlerine vuracak bunların…

Arakan başta olmak üzere, dünyanın pek çok bölgesinde insan hakları ve adalet konularında sınıfta kaldıklarını ortaya koyacak. Her zaman olduğu gibi orada da dünyanın pek çok ülkesinin temsilcisi kafasını sallayarak o konuşmayı onaylayacak.

Ama BM yetkililerinin bir kulaklarından girip, öbüründen çıkacak. Çünkü, o yapı oluşturulurken mayasında “adalet” ile “ahlak” denilen değer eksik bırakılmış!

ABD Başkanı Donald Trump, BM Genel Kurulu'nda konuşma yapmak için kürsüye çıkacakken, Kuzey Kore BM

Kuzey Kore temsilcisi Trump'ın konuşmasında salonu terk etti

Haşlanmış yumurtanın suyunu sakın dökmeyin!

Cinsel içerikli 73 sahte 'ilaç' tespit edildi

Mehmetçik'in Habur Tatbikatı 4'üncü gününde

En Çok Okunanlar