• $8,3242
  • €10,1021
  • 489.955
  • 1442.23
09 Mart 2011 Çarşamba

Aşk oksijen gibidir, uçurur*

Yurtsan Atakan
Yurtsan Atakan
YAZARIN SAYFASI

Oksijen'in kurulduğu günler dün gibi aklımda. Telsim'in ve Star'ın, Uzanlar'ın kendilerini dev aynasında gören saldırgan tutumlarıyla hızla büyüdüğü yıllardı. Bülent Kaytaz ve çekirdek ekibiyle kendi çekirdek ekibimle birlikte, Telsim'in o yıllardaki kartal yuvasının Basın Ekspres Yolu'na bakan bir toplantı odasında bir araya gelmiştik. Kaytaz ve ekibi Telsim'in yazılım Ar-Ge üssü Oksijen'i kuruyorlardı. Bizse tüm Star grubunun İnternet yayıncılığı altyapısını...

Sonra yollarımız ayrıldı. Uzan grubu dağılmadan çok önce, sözleşmem biter bitmez yuvaya geri çağıran Hürriyet'e geri döndüm. Bülent Kaytaz, tam süresini bilemiyorum ama biraz daha kaldı grupta. Çalışmalarını uzaktan uzağa ama bir o kadar da yakından takip ediyordum. O yıllar için hiçbir Türk şirketinde görülemeyecek kadar başarılı bir Ar-Ge altyapısı kurma çabalarını imrenerek izliyordum.

O yılların enflasyonist ortamında bir Türk şirketi için inanılmaz bir Ar-Ge altyapısı çabasıydı. Bu inanılmaz Ar-Ge altyapısı yatırımının bir benzeri de, yine hemen hemen paralel yıllarda Vestel'de efsane İcra Başkanı Metin Çağlar döneminde yaşanıyordu. Yine aynı dönemlerin Netaş'ının Ali Akurgal'ını da unutmayayım. Kaytaz, Çağlar ve Akurgal'ın o günlerdeki başarılarını ne zaman hatırlasam, tüylerim hala diken diken olur. Bülent Kaytaz, Metin Çağlar ve Ali Akurgal gibi efsane isimlerden doğru düzgün yararlanmasını bilemeyen bir burjuvamızın olmaması ne büyük kayıp. Üçü de şimdi kendi işlerinde önemli başarılara imza atıyorlar ama bu beyinlerin asıl kapasitelerinin sistem tarafından kesinlikle harcandığını düşünüyorum.

Ne yazık ki Telsim'de, Vestel'de ve Netaş'taki başarıları da kişisel çabalardı ve kurumları tarafından özümsenmemişlerdi. Ya da ben öyle sanıyordum. En azından Oksijen için yanıldığımı geçen hafta Hannover'da katıldığım CeBIT fuarında gördüm.
Ne yalan söyleyeyim, ben Oksijen çoktan öldü sanıyordum. Meğer Bülent Kaytaz'ın kurduğu o Ar-Ge şirketi, Kaytaz ayrıldıktan sonra da yoluna devam etmiş. Derinden derinden ilerlemiş. Ve Hannover CeBIT Fuarı'nda, tüm dünyada 30 ülkede 359 milyon kişiye hizmet veren Vodafone'un küresel Ar-Ge merkezi olarak karşıma çıktı.
O 10, 12 yıl önce küçük bir toplantı odasında kuruluş sancılarına tanık olduğum Oksijen, şimdi 2011 yılında dünyanın en büyük bilişim fuarlarından biri olan CeBIT'te gösterişli bir stantta karşımda duruyordu.

Bilgi Teknolojileri Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, Vodafone Grubu Avrupa Başkanı Michel Combes ve Vodafone Türkiye İcra Başkanı Serpil Timuray'ın katılımıyla düzenlenen basın toplantısında, Türk Oksijen'in Vodafone'un 'Küresel İnovasyon Merkezi' olduğu ilan ediliyordu.

Vodafone'un lokasyon bazlı servis ürünleri konusunda 'Mükemmellik Merkezi' seçilen Oksijen Ar-Ge, Türk mühendislerin başarılarını dünyaya duyuruyordu ve duyurmaya devam edeceğini müjdeliyordu.

Gerçekten koltuklarım kabardı. Marka olarak giremediğimiz dünya pazarlarına işin temelinden, Ar-Ge'sinden giriyor olmak gelecek için çok umut verici bir gelişme. Ama bu başarının münferit bir başarı olarak kalmaması için Ar-Ge'nin öneminin çok daha iyi kavranması gerekiyor. Bülent Kaytaz'ların, Metin Çağlar'ların, Ali Akurgal'ların vizyonerliklerini çok daha iyi kullanmamız lazım.
* 'Love is like oxygen, you get too much you get too high'. Efsanevi rock grubu The Sweet'in unutulmaz şarkısı.
 Yeni Sosyal Medya
 www.twitter.com/yurtsan -  www.neonebu.com

<p>Astrolog Özlem Recep, 'Kadro bekleyenler alanları ile ilgili olumlu olan süreçlerin içerisindeyiz

11 Mayıs Boğa Burcu Yeniayı'nın burçlara etkisi

Adana'da polis, Engelliler Haftası dolayısıyla engellileri evlerinde ziyaret etti

''Mucize bitki''nin hasadına başlandı

Define arar gibi aradılar! Yüksek fiyatlara alıcı buluyor