• $ 5,7101
  • € 6,3275
  • 270.123
  • 107529
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Yine tarih mi yazıyoruz acaba?

Kendileri açıkladılar, hatta “itiraf ettiler” bile denilebilir. Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Rahip Brunson’un serbest bırakılmasını isteyen ABD Başkanı Trump’ın, Türkiye’den aldığı cevap karşısında büyük hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Sözcü, sarı kafanın “çok öfkeli olduğunu” da ilan etti.

Peki hakkı var mı buna?

Tabi ki yok. Türkiye, Amerika’nın vilayeti ya da emir eri değil. Bizim ülkemizde ve bizim aleyhimizde faaliyetlerde bulunan, suç işlediği iddia edilen bir rahibi, Trump istedi diye serbest bırakmak zorunda değiliz elbette.

Üstelik Amerika, karşısında eskisi gibi bir Türkiye’nin bulunmadığını da anlamış olmalı artık. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonları ile gösterdik bunu.

Trump, buna rağmen Türkiye’nin tavrını hazmedemedi. Ülkemizi bütün dünyanın gözü önünde açıktan tehdit etti. Yetmedi, elindeki ekonomik silahları kullanarak saldırıya geçti.

Ama sonuç alamadı…

Öfke ile kalktı, zararla oturdu!

Eski müttefikleri dahil, dünyanın dört bir yanından tepkiler aldı. Başta Almanya olmak üzere pek çok ülke, Türkiye’yi destekleyen açıklamalar yaptı. Hatta Trump’ın yaptıklarının “küresel eşkıyalık” olduğunu söyleyenler bile çıktı.

Biriken enerjinin dışa vurumu diyebiliriz buna. Türkiye’nin öncülüğünde Amerika’nın yıllar boyunca yürüttüğü baskı ve tehdit politikalarına karşı oluşan tepkiler, dalga dalga dünyanın dört bir yanına yayıldı.

***

Biz bu filmi daha önce de seyrettik…

Yüz yıl kadar önce sahnelendi. Başrolde yine biz vardık. Filmin kahramanları, yine bu topraklardan, Anadolu’dan çıktılar. Sonunda da zalimlere ve sömürgecilere karşı büyük bir zafer kazandılar. Dünyadaki bütün dengeleri alt-üst ettiler.

Kurtuluş Savaşı’ndan, Milli Mücadele’den bahsediyorum…

O günlerde de küresel güç sahipleri bütün imkânlarını kullanarak üzerimize geldiler. Bizi diz çöktürmeye, zillete mahkûm etmeye çalıştılar. Ama zafer onların değil, bizim oldu.

Bu zafer, mazlum milletleri yüreklendirdi. Onların emperyalizme karşı verdikleri mücadelede pusula işlevi gördü. Anadolu’dan yükselen ışık, dünyanın pek çok bölgesini aydınlattı.

30 Ağustos Zaferi’nin ardından, Muhammed Ali Cinnah, 11 Eylül 1922’de Londra’da şunları söyledi:

“Ne bizi, ne de kıtada yaşamakta olan tutsak ve mazlum ulusları bundan sonra tutamayacaksınız. Mustafa Kemal ve Türkler, kendileri için hazırlanan tabutu yayılmacıların başına geçirmişlerdir. Şimdi, dünyada başlarına tabut geçirecek başkaları da benzer sonuçlara hazırlanmaktadır.”

Aynen öyle oldu, Pakistan bağımsızlığına kavuştu.

Ünlü Hint Lider Mahatma Gandi de 8 Eylül 1922’de düzenlediği basın toplantısında meydan okudu:

“Türkiye Orduları bir devir kapatmıştır. Şimdi, mazlum ve tutsak devletler ve uluslar, artık vazgeçilmez bir reçeteye sahiptir. Mustafa Kemal’in zaferi, dünya için özgürlük ve bağımsızlık sancağıdır.”

Anadolu’dan yükselen o reçete, Hindistan’a da bağımsızlık getirdi.

***

Türkiye, şimdi de dünyaya yeni bir reçete sunuyor: Erdoğan, “Dünya beşten büyüktür” diyor. Küresel emperyalizmin tehdit ve dayatmalarına karşı dimdik bir duruş sergiliyor. Haykırıyor Anadolu, “Yeter artık” diyor.

O ses dünyanın dört bir yanında da yankı buluyor.

Filistin konusunda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapılan oylama, bunun en önemli göstergesi. Biz öncülük ettik ve haksızlığa, hukuksuzluğa karşı bir tepki çıktı ortaya. Neredeyse yalnız kaldı Amerika.

Sarı kafalı ABD Başkanı’nın başlattığı ekonomik saldırı da 15 Temmuz sonucu verdi. Amerika, yine başaramadı.

Hiç küçük ve hor görmeyelim kendimizi. Biz Milli Mücadeleyi çok zor şartlar altında zaferle taçlandırarak, dünyada yeni bir devir açtık. Mazlum milletleri ayağa kaldırdık.

Bugün de ABD emperyalizme karşı yükselttiğimiz ses, dalga dalga yayılıyor. Artık dünyada pek çok şey eskisi gibi olmayacak!

Yine tarih mi yazıyoruz acaba?

Fransız Kadın PKK’lılara Böyle Haykırdı: “Ne Mutlu Türk´üm Diyene…”

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

WhatsApp’ta tüm platformları etkileyen güvenlik açığı

Türkiye'de başka yok! Kadın eli değdi