• $7,5124
  • €9,0748
  • 442.974
  • 1523.51
11 Temmuz 2018 Çarşamba

Tarihin değişimine tanık olmak!

Pazartesi günü yaşadığımız, tanıklık ettiğimiz olay bir tarihin değişim anıdır. Tıpkı 1920’de o günlerin Ankara’sında bulunanların Ulus meydanında o mütevazı taş bina önünde gördüklerine, 1923’te Cumhuriyetin kuruluşuna şahit olanların yaşadıklarına, tıpkı 1950’de ‘Tek Parti yönetiminden’ demokrasiye doğru ilk adımın atıldığını görenlerin yaşadıklarına benzer bir şekilde, tarihin bir değişim anına tanık olduk, yaşanan o heyecanı Meclis’teki yemin töreninde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde top seslerinin eşliğinde izledik. Cumhuriyet tek partili bir yönetim biçiminden, çok partili demokratik bir düzene geçişin uzun ve sorunlu dönemini geride bırakarak, artık milletin doğrudan seçtiği Başkan’ının kendi kabinesini kurduğu, yine milletin oylarıyla seçilen milletvekilleri tarafından yasama ve denetleme işlevlerini yerine getirdiği, demokrasiyi devletin işleyiş mekanizması haline soktuğu yeni bir geleceğe hazırlanmaktadır.

“Şüphesiz değişim tarihin her anında vardır, zaten tarih kavramı değişimin yarattığı bir üründür fakat tarihin akışını değiştiren olaylar her an görülecek cinsten sıradan değişim evrelerinin dışındadırlar; tabiri caizse onlar kırılma anları, normal akış seyrindeki kavşak noktalarıdır. Bu bakımdan tarihin yeni bir kavşak noktasında olduğumuzun üzerinde durmak gerekir.”

DEĞİŞİMİN İÇİNDE OLMAK

Ne var ki, bu olayların içinde yaşayan birçok kimse, meseleye kendi dünyasından, içinde yaşadığı grubun, sosyalitenin çerçevesinden baktığı için olayın mahiyetini fark edemeyebilir. Bu anlaşılabilir durumdur; çünkü insanlar içinde bulunduğu zaman içinde akıp gidenin bir parçası olduğu için yaşanan değişimin kırılma/dönüm anına tekabül ettiğini olayların sıcaklığı içinden kavramayabilirler.

“Bütün bunlara rağmen, yaşanan olay doğrudan doğruya siyasi yapıdan başlayarak ülkenin kaderini değiştirecek çapta, başka bir aşamaya geçmesini sağlayacak cesametteki dönüşümü ifade ediyorsa, bu sürecin içinde bulunan siyasi partilerin, siyasetçi kadrosunun, aydınların bunu anlamaması, buna tepkisel tavır göstermesi oldukça sorunlu bir durumu ortaya koymaktan başka bir şey olabilir mi?”

9 Temmuz 2018 Pazartesi’nden itibaren Türkiye için yeni bir tarihin başladığını anlayamayanları bir tarafa koyarsak, tepkisel bir tavır gösterenlerin durumunu analiz etmek siyasetin geleceği açısından önemli olduğu kadar Türk toplumunun hangi siyasal eğilimler ekseninde yükseldiğinin, değişim dalgasının hangi sorunları aşarak ilerlediğinin anlaşılması bakımından da önemli olacaktır.

YENİ BİR GELECEĞE DOĞRU

Bunları genelleyerek iki grupta ele almak mümkündür. İlki, geleneksel olarak devlet iktidarını, anti demokratik siyasal geleneğin içinden ele geçirmiş ve bunu hem ideolojik hem zümresel olarak kullanan gruptur. Bu grubun askeri darbeler yoluyla, devlet içindeki gücünü sürekli tahkim ettiği, ‘demokrasiye karşı bir siyasal iktidar alanı oluşturduğu’ düşünülürse, bunların sistem değişiminden duydukları rahatsızlığın nedenlerini anlamak daha da kolaylaşacaktır, çünkü ‘sistem değişimi’ devlet içinde kazandıkları mevzileri tasfiye edecek kapsamdadır.

“İkinci gruptakiler, birinciler kadar masum (!) değildirler. Onlar doğrudan doğruya Türkiye üzerinde bir dış iktidar odağının uzantısı olan en azından onlarla belli düzeyde işbirliği içinde bulunanlardır. Bunlar arasında başta terör örgütleri ve onlara yatırım yapan çeşitli servisler veya sivil görünümlü operasyonel unsurlardan bahsetmek de gerekir. Dolayısıyla bu grupta yer alanların örtülü yapılarla bağlantılı olduğu düşünülürse, Türkiye’nin demokratikleşmesinde yeni bir aşmaya geçilmesi, devlet içinde operasyon yapma kabiliyetlerinin yitirilmesi anlamına gelen tepkilerin sebeplerini anlamak mümkün olur.”

Türkiye tarihin kavşak noktasından geçerek ve daha demokratik bir devlet düzenine, daha özgür bir topluma doğru yönünü çevirip ilerlemeye başlamış bulunuyor.

<p>Türk savunma sanayisi şirketi HAVELSAN kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer risklerin tespi

İHA'lara 'milli' dokunuş: Kimyasal riskleri de tespit edecek

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Haftanın yalanları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı