• $8,1672
  • €9,7289
  • 455.347
  • 1369.81
28 Haziran 2018 Perşembe

Toplumsal şizofreni!

Seçimlerin etraflı bir analizine ihtiyaç olduğunu söylemiştim fakat 24 Haziran seçimlerinin yapıldığı gece ortaya konulan davranışlar, sosyal medyada yürütülen kampanyalar, anlı şanlı partilerin parti yöneticilerinin yaptıkları basın toplantıları, medyadaki sözcülerinin yorumları bir başka meseleyi öncelikle ele almayı zorunlu hale getirdi. Daha önceleri aynı başlıkla bu ‘sosyal şizofreni’ meselesini ele almıştım ama işin bu boyutlara ulaştığını doğrusu tahmin ettiğimi söyleyemem.

Anadolu Ajansı’nın kendisine erken ulaşan sonuçları açıklamasından dolayı veya TRT’nin verdiği haberler ya da Yüksek Seçim Kurulu’nun yaptığı açıklamalar yüzünden seçimleri kaybettiğini söyleyen siyasetçileri görünce, onların yaptığı öfkeli açıklamaları duyunca ne dersiniz, ne yaparsınız?

Başta Ankara, İstanbul, İzmir olmak üzere büyük şehirlerde oyların önemli bir kısmının sayıldığı, Türkiye çapında % 20’den başlayarak % 80’ine kadar seçim sandıklarının açıldığı zamanlarda oranlar açıklanırken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aldığı oy oranının %59’dan 53 aralığına doğru seyrettiği görülürken; üstelik aradaki oy farkının kapanmayacak seviyede olduğu ortadayken önce ‘biz kazandık’ arkasından ‘seçim ikinci tura kalmıştır’ demek hangi ruh sağlığını ortaya koymaktadır, bu nasıl bir durumdur!

MAHALLENİN BİRLİKTE
DELİRMESİ MÜMKÜN MÜ?

“Bu durum aslında doğrudan doğruya o insanların bireysel ruh sağlıklarıyla ilgili olmaktan öteye toplumsal psikolojileriyle ilgili bir durumu yansıtmaktadır. İnsanlar toplumsal ilişkiler içinde ideoloji, siyasal kurumlar, kapalı siyasal cemaatler ortamında, normal gündelik hayatta yapmayacakları şeyleri yapabilirler, beklenmeyen bazı normal-dışı davranışlarda bulunabilirler fakat bu tür davranışları artık hayatın akışı içine de taşıyıp kamuoyu önünde sürdürüp oraya da yansıtıyorlarsa, burada artık ‘toplumsal şizofrenik’ bir tutum sahneye çıkmıştır.”

Halk arasında söylenen ‘mahallenin ya da köyün delisi’ diye ifade edilen bir değim vardır; bu aslında mahallenin veya köyün, içinde yaşanılan topluluğun sağlık göstergesine işaret eder. Her toplumsal grubun psikolojik sağlığını gösteren bir ‘normal davranış modeli’ vardır ki bu aynı zamanda kültürün ‘normal’ ve ‘normal dışı’ olarak koyduğu kuralların da tezahürüdür. Siyaset teorisinde ilk çağlardan bu tarafa bilinen varsayılan kural bütün toplumun hep birlikte yanlış yapmayacağı, normal olanın duruma hâkim olacağı ilkesidir.

İKTİDAR KAYBI

Peki, bu toplumsal şizofrenin kaynağında neler vardır? Bu sorunun sosyal psikolojisinin burada üstünde durulmayacak oldukça karmaşık boyutları olduğunu söylemeye gerek yoktur fakat kısaca tespit edilmesi gereken birkaç husustan biri, söz konusu grubun gerçeklikle ilişkisini içinde bulundukları ‘ideolojik anlayış’ içinde kaybetmesidir. Bu siyasal ideoloji gerçeği (toplumu) kuşatıp ona uygun onun taleplerine dönük siyaset üretmede yetersiz kaldığı andan itibaren, reel olanı yok sayarak ondan koparak yapay bir alana kaymakta, orada aynı endişeleri paylaşan aynı dili konuşan bir siyasal topluluğa dönüşmektedir.

“Burada ideolojinin etkisinden söz edildiği gibi simetriğinin de geçerliliğinden bahsetmek de mümkündür. Siyasal kadro realiteyi kavramakta yetersizlik yaşadığı için ideolojik gerekçelere sığınıp toplumsal şizofrenik bir tutum alabilir, kısaca karşılıklı bir etkileşim söz konusudur. Bu davranışın bir başka nedenini ise toplumsal değişim hızında bulmak mümkündür; eski toplumsal ilişkileri içinde ideolojik/politik bakımdan egemen konumda olanların bunu kaybetmekle yani iktidar kaybıyla yaşadıkları ‘hayal kırklıkları’ yeni duruma siyasal olarak cevap vermede karşılaştıkları sorunların da bunda önemli payı vardır.”

Netice olarak, bu toplumsal şizofreniden çıkmadan siyasette katkı yapılamayacağını görmek gerekir.

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Petranboard'u kapan zirveye koştu

Muş'un yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplandı

Kaçak kazıda bulunan Roma dönemine ait 40 eser Çorum Müzesi'nde sergileniyor