• $7,4764
  • €9,0382
  • 441.598
  • 1524.49
05 Temmuz 2018 Perşembe

Batı ve 24 Haziran

Eskiden de böyle miydi bilmiyorum; son yıllarda Batı toplumlarının medyasından siyasetçilerine, devlet görevlilerine yani doğrudan bürokrat ve askerlerine kadar birçok çevrenin Türkiye seçimleriyle yakından ilgilendiklerine şahit olunmaktadır. Hatta ilginin de ötesine geçen, doğrudan Türk siyasetine müdahaleye yönelen davranışların neredeyse bir dış koro halini alan, siyasi yorum eleştiri ve Türkiye karşıtlığına dönüşen kampanyaların aleni hale gelmesinin sebebi ne olabilir?

Eskiden kontrol altındaki Türkiye’de seçimlere bu kadar ilgi göstermeye lüzum duymazlardı. Sadece haber düzeyinde izlemekle yetindikleri Türkiye seçimlerine, şimdilerde müdahil olma çabalarına şaşırmamak gerekir. Çünkü o zamanlar biliyorlardı ki seçimleri kim, hangi parti kazanırsa kazansın iktidarın yapısı değişmeyecek, ülkedeki gerçek iktidarla kurdukları yapısal bağlar devam edecektir. Uzun zamandır bu yapı değiştiği, şimdi de kökten değişeceği için son bir hamle olarak içeride değişime karşı direnenlere ellerinden gelen her türlü desteği vermek üzere bütün imkânlarını seferber etmektedirler. Zira 24 Haziran Türkiye’deki iktidar blokunun dünya sistemiyle kurduğu derin bağların çözüldüğü tamamen tasfiye edileceği bir tarihin de başlangıcıdır.

İlk şok

Seçim sonuçlarının artık belli olduğu saatlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önce İstanbul’da arkasından Ankara’da yaptığı teşekkür konuşmasından sonra mesele anlaşılmıştı fakat CHP yöneticileri tarafından art arda yapılan açıklamalarla yaratılmak istenen tereddütler, istifhamlar devam etmekteydi. Sosyal medya üzerinden sürdürülen kampanyalarda bazı çarpık iddialar dile getirilerek seçimlerin meşruiyetine gölge düşürme gayretleri sürmekteydi.

Bu aşamada Batı basını seçim sonuçlarını nasıl verdi hatırlar mısınız? Alman gazetesi Franfurter Allgeimene Zeitung ‘Erdoğan kendi zaferini ilan etti’; Der Spiegel ‘Erdoğan galibiyetini ilan etti, muhalefet rakamlardan şüpheli’; Focus ‘Tüm oylar sayılmadı ama Erdoğan kendini muzaffer ilan etti’; İsviçre gazetesi olan Blick ‘Erdoğan kazandığını ilan etti’ şeklinde başlıklar atmışlardır. Buna benzer örnekleri ABD medyasından çoğaltmak da mümkün. Görülen ortak tutum şudur; sanki Erdoğan seçimleri kazanmadığı halde kazandığını iddia etmektedir! Onların bu çelişkileri içerdeki hesapla ilgilidir fakat umdukları dağlara kar yağmıştır. Operasyon başlamadan millet tarafından çökertilmiştir. Seçim sonuçları artık inkâr edilemez şekilde açıklığa kavuştuktan sonra, elbette onlar da gerçeği kabullenmek durumunda kalmışlardır.

Peki, bundan sonra ne olacaktır? Elbette Batı medyasında, Batılı siyaset adamlarının Türkiye’ye bakış açılarında köklü bir değişiklik beklemek gerçekçi bir tutum olmaz fakat Erdoğan düşmanlığına dayalı Türkiye karşıtlığı konusunda hiç olmazsa daha temkinli olacakları, daha farklı bir dil kullanacakları beklenebilir.

Müttefikimiz Türkiye’nin önemi

Türkiye ile ilgili asıl tavır değişikliğini başta ABD olmak üzere bütün Avrupalı devlet yöneticilerinden beklemek daha gerçekçi olur. Seçim sonuçları artık itiraz edilemeyecek kadar açık ara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kazandığını gösterdikten sonra, tebrik telefon ve mesajları gelmeye başlamış yeni durum kabullenilmiştir.

Bundan sonra Batılı devlet başkanlarının, hükümet yöneticilerinin Türkiye ile ilgili yaklaşımlarında ortaya çıkacak olan ‘Türkiye dost ve müttefik bir ülkedir, ilişkilerimizin devam etmesi hem bizlere hem de dünya barışına katkı yapacaktır’ şeklinde bir anlayış kimseyi şaşırtmamalıdır.

Başta ABD olmak üzere Avrupalı ülke yönetimlerinin Türkiye ile ilişkilerini normalleştirme eğilimine yönelteceklerini söylemek, onların ülkemizle ilgili hesaplarından vazgeçtiklerini göstermez fakat Türkiye’nin bölgesel gücü ve dünya siyasetindeki yeni konumunu dikkate almak durumunda olduklarına işaret eder. Türkiye yoluna devam ettikçe başkalarının tavrının değişmesi işin gereğidir…

<p>Beşiktaş TEM Otoyolu FSM Köprüsü istikametinde sivil polis aracı yol ayrımında sabit bekleyen tra

Beşiktaş'ta polis araçları kaza yaptı! Yaralı polisler var...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı

Haftanın yalanları