• $8,4327
  • €10,2343
  • 498.049
  • 1441.33
12 Mayıs 2018 Cumartesi

‘Neo-kolonyalist’ kültürel saldırı!

Fransa’da muhtelif sıfatlarla anılan üç yüz imzalı bir bildiri yayımlayanlar, İslam dininin değişmesini talep etme edepsizliğini yaparken açıkça neo-kolonyalist bir saldırıya geçtiklerini ortaya koymuşturlar. Doğrudan doğruya Müslümanların kutsal kitabı Kelam-ı Kadim’in bazı ayetlerinin değiştirilmesini talep eden bu bildiri sadece bir dine karşı ahlaksızca saldırı yapmakla kalmayıp, Batının sömürgecilik çağının ve arzularının hayasızca devam ettiğini de ortaya koymaktadır.

“Batı’nın sömürgecilik zihniyetinin bitmediğini gösteren bu üç yüz imza aslında farklı görüşlerde de olsa, farklı meslek ve formasyonlarda da olsa, Batı’nın ikiyüzlülüğünün açığa çıkmasına vesile olmuştur; gerçek budur, Batı bütün Batılı olmayan kültürlere müdahale edilebilecek bir ‘nesneler yığını’ olarak bakmaktadır.”

Bir taraftan demokrasi, özgürlük, bireyselden toplumsal hak ve özgürlüklere kadar geniş bir kavramsal, teorik düşüncenin varlığı, diğer taraftan başka kültürlere karşı bu tahammülsüzlük nedendir? Şunu unutmayalım ki Batı’nın bütün ‘değer sisteminin’ temelinde ‘etno-sentrizm’ vardır; Batı, en hümaniter dönemlerinde bile kendi dışındaki toplumları ‘aşağı medeniyetler’ veya ‘medeniyet dışında kalmış toplumlar’ olarak gören genel bir anlayışa sahip olmuştur. Hele Müslümanlara, Türklere bakış açılarını anlamak için Weber, Marks gibi düşünürler başta olmak üzere bütünüyle ‘Batı merkezli’ düşünsel metinlere bakmak yeterli olacaktır.

BATI’NIN İKİ YÜZÜ

Batı medeniyetinin diğer medeniyetleri yok sayan, ancak Batılılaşarak medenileştikten sonra adam olabilecekleri var sayımına dayanan ‘öteki’ anlayışı, Batı’daki İslam düşmanlığının da, yabancı düşmanlığının da temelinde yatan faktörlerden biridir çünkü Müslüman toplumlarının ‘medenileştirilmesi’ olarak bakılan bu ideal Batı toplumuna ulaşma projesi, aslında İslam’dan uzaklaştırma politikalarından başka bir şey değildir. Bununla beraber şunu asla dikkatten kaçırmamak gerekir ki Batı için değiştirilmesi gereken sadece Müslüman toplumlar değil, bütün Batı-dışı toplumlardır.

“Bugün İslam’ın saldırıya maruz kalması, doğrudan doğruya Avrupa’da yaşanan kriz ve aynı anda bu coğrafya da yaşayan Müslüman göçmenlerin niceliğindeki artışla ilgili görülebilir; fakat bu yeni bir durum değil kökleri sömürgecilikte olan bir yaklaşımın bir dünya görüşünün devamıdır.”

Sömürgecilik döneminin bilinen özellikleri vardır, doğrudan doğruya ülkeler işgal edildikten sonra o ülkelerde din değiştirilmeye başlanır, lisan değiştirilir, yerli kültürün bütün anlam dünyası yıkılarak yerine sömürgeci gücün başta lisanı olmak üzere her şeyi ikame edilmeye çalışılır. Bugün dünyanın birçok bölgesinde, Afrika’dan, Asya’ya, Ortadoğu’ya kadar geniş bir coğrafyada daha önce konuşulmayan diller konuşulmakta, daha önce olmayan dinlere inanılmaktadır ki bu tamamen Batı’nın sömürgecilik siyasetinin neticesidir.

BATI HASTA

“Batı’nın, öteki medeniyetlere, kültürlere farklılıklara tahammül sınırı, onları dönüştürme gücünün varlığına daha doğrusu derecesine bağlı görülmektedir. Batı başka kültürleri dönüştürme kabiliyetinden mahrum olduğu zaman, bunun yol açtığı sorunları yaşadığı zaman, öz güven krizine girdiğinde bu sınır tükenmiş Batı hasta demektir. O zaman farklı kültürler ötekileşmekte, giderek yabancı haline sokulup düşmanlık nesnesi haline getirilmektedir. Bu yeni bir durum değildir ve bunu ortaya koymak için çok eskilere gitmeye gerek yoktur.”

Daha yaklaşık yarım asır önce Batı’nın yaşadığı anti-semitizm, Nazi ruhunun bütün Batı’da dolaşarak insanlık tarihinde vahşet tablosu olarak hafızalara kazılan ‘soykırım’ manzaraları, hâlâ canlı tanıkları olan bir olaydır. Bu olay bile meselenin yani anti-semitizmin İslam diniyle ilgili bir tarafının olmadığını açıkça gösteren bir örnektir.

Batı kültürel saldırılarını devam ettirmektedir burada değişen ‘yeni sömürgeci siyasetin’ söylemi ve araçlarıdır.

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi

Samsun'da işgalci İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları protesto edildi

Torosların Sümelası olarak tabir edilen Sin Manastırı, keşfedilmeyi bekliyor