• $ 8,3465
  • € 9,6728
  • 504.287
  • 1112.37
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Maskeli balo neden bitti?

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkça ifade etti ‘Maskeli balo bitti!’ Artık Batılı başkentlerde sergilenen maskeli baloların hepsinde maskeler düştü, Batılıların o çirkin, yabancı düşmanı, ırkçı, dışlayıcı hadi açık söyleyelim Türk düşmanı karanlık ve kirli yüzü bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmış oldu.

Aslında bize çocukluğumuzdan, ilkokuldan başlayarak üniversitede uygarlık tarihi derslerine kadar uzanan bir masal anlattılar. Bu masalın kahramanı çağdaş Batı’ydı. Batı, eski Atina sokaklarında Sokrates olarak dolaşıyor, sonra Roma’da kimi zaman Jul Sezar olarak bazen Spartaküs olarak karşımıza çıkıyordu. Her nasılsa birden karanlık bir çağa uzanıldığının üzerinde fazla durulmadan geçiştirilip, şöyle bir ara İsa’dan belli belirsiz bahsedildikten sonra karanlığın sonunu getiren ‘aydınlanmaya’ geçiliyordu. Hocalarımız burada bayağı hayıflanıp ‘bizim aydınlanmamız yok, aydınlanmayı yaşamadık çocuklar’ diyerek bu meselenin üstünde durmayı önemsiyorlardı! ‘Bunun içindir ki biz her şeyi Batı’dan almak durumundayız, Fransız devriminden öğrendiğimiz prensipler yetmez, Batı uygarlığının bütün değerlerini almadan çağdaşlaşamayız’ diyorlardı.

Teslimiyetçiliğin kaynağı

‘Bizim aydınlanmamız olmamıştır’ diyen hocalarımız suçu ya padişaha ya ulemaya ya da doğrudan doğruya dine yani İslam’a atma konusunda neredeyse anlaşmış gibi benzeri cümleler kurarlardı. Arkasından meseleyi getirip ‘Cumhuriyet aydınlanması’ diye tek parti döneminin ‘zorunlu kültür değişmelerine’ yani Batılılaşma politikalarına, oradan köy enstitülerine, oradan da 27 Mayıs’a bağlamalarına şaşırıp kalsanız da, herkesin sorgulamadan bu masalı içselleştirmesi asıl önemli problemdir. Buradaki mantıksal tutarsızlıkları, böylesine yalınkat bir tarih anlayışının nasıl icat edildiğini, bunun sorunlarının anlaşılmasının ve aşılmasının aydınlanmadan önce bir aydın problemi olduğunu kime anlatabilirdiniz? Söylediklerimin eksiği var fazla yoktur; son dönem tarihimizin önemli bir kısmına hâkim olan anlayış budur.

Burada birçok problem alanından bahsetmek gerekir. Bunların başında gelen husus; Batı uygarlığını anlama konusunda bir eğitim sisteminin ancak bu kadar yetersiz kalacağı, ancak bu kadar bilim dışı, masal denilebilecek bir dile hapsolabileceğidir. “Bu çarpık zihniyetin diğer bir neticesi ise tarihi anlamaya, toplumsal değişme süreçlerini kavramaya bu kadar uzak bir zihniyetin kendi toplumsal gerçeğini analiz etme kabiliyetini baştan kaybetmiş olmasıdır.” Bir zihniyet bu kadar problemliyse üstelik bu sadece eğitim kurumu olarak değil toplumsallaştırılmış olarak dönemin aydınları, siyasetçi kadroları tarafından süreklileştirilmiş bir biçimde üretiliyorsa, bu körlüyü aşmak çok zor hale gelecektir ki Türkiye’de üniversitenin önündeki en önemli bariyer, bu bilim dışı dogmatik fanatizmin inanç halini almasıdır.

Batıperestlik nedir?

Meselenin günümüzle ilgisi şuradadır; tarihsel toplumsal süreçler sosyal bilimlerin mantığıyla analiz edilemez olunca, Batı’yı anlamak da Doğu’yu kavramak da mümkün olmaktan çıktığı gibi yeni bilgi üretmek, sorunları çözmeye yönelik ‘yöntem bulmak’ da zorlaşmaktadır. Bunun yerine körü körüne bir ‘hayali Batı algısı’ oturmaktadır. Bu hayali Batı karşısında, Batıcılara göre Türkiye’nin yapması gereken ise Batı’nın izlediği yolu izlemek, Batılıların yaptıklarına rıza göstermek, çağdaş dünyayla bütünleşmektir.

Oysa Batı’nın Türkiye’ye bakışı neredeyse hiç değişmemiştir. “Batılı merkezler için Türkiye hep ‘Şark meselesinden’ ibarettir ve ona tahammül gösterilecek yer ‘Ortadoğu’da etkisiz bir konumda tutulmakla sınırlıdır; Batılıların gözündeki nihai çözüm ise Türklerin siyasi bakımdan etkisiz hale getirilmelerinden geçmektedir.” Batılı merkezler hep bu doğrultuda çalışmışlardır. Bugüne kadar Türkiye’ye tahammül etmelerinin sebeplerinden birinin Soğuk Savaş olduğun söylemiştim, diğer sebep ise Türkiye’nin Ortadoğu’da etkisiz kalmasıydı. Şimdi durum değişti ve Batılı istihbarat merkezleri oyunu açık oynuyor. Bugünden sonra birileri için Batıperestliğin hâlâ bir anlamı olacak mı? Merak ediyorum.

İzmir'de deniz suyu taştı: Seferihisar'da cadde ve sokaklar su altında kaldı

İzmir'de deniz suyu taştı: Seferihisar'da cadde ve sokaklar su altında kaldı

Mavi Balina-2020 Davet Tatbikatı başladı

Mavi Balina-2020 Davet Tatbikatı başladı

Bakan Karaismailoğlu, Kahramanmaraş-Göksun kara yolunda yapılan ç

Bakan Karaismailoğlu, Kahramanmaraş-Göksun kara yolunda yapılan çalışmaları inceledi

Ülkelerin ilginç deprem efsaneleri

Ülkelerin ilginç deprem efsaneleri