• $13,7461
  • €15,5554
  • 787.756
  • 1910.41
2 Ekim 2017 Pazartesi

Kuzey Irak’ta ne oldu, neler olabilir?

Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin fiili bir durum yaratıp, bağımsızlık ilanı etmesine yönelik referandum yapması neyi anlatmaktadır? Bazıları meseleyi ‘Kürt milliyetçiliği’ bağlamında ele alıp açıklamaya çalışırken, bölgede meydana gelen olayların ‘Kürt milliyetçiliğini’ güçlendirdiğini ve bunun kaçınılmaz sonucu olarak ‘bağımsızlığa’ doğru gittiğini söylemektedirler. Bu görüşü savunanların bir kısmının bölgedeki ayrılıkçı hareketlere sempati duyanlar olmasının şaşırtıcı bir tarafı bulunmamaktadır fakat böyle bir hassasiyeti olmayanların dahi aynı bakış açısıyla, böylesine sığ bir yaklaşımla meselenin izah edilebileceğini düşünmelerine ne denilmeli!

Her şeyden önce bu mesele, uluslararası politika bağlamının dışında ortaya çıkmış, Ortadoğu’da yaşananlarla; Afganistan, Irak işgalleriyle başlayıp, Libya’ya, Suriye’ye, Mısır’a uzanan bir dizi olayla bağlantısı olmayan bir olaymış gibi ele alınabilir mi?

ETNİSİTE, ULUS DEVLET!

Şunu hemen hatırlatalım ki Kuzey Iraktaki mesele ‘Kürt milliyetçiliği’ denilerek izah ediliyorsa, hatta PKK/PYD dahi aynı kapsamda değerlendiriliyorsa, burada ciddi sorunlar bulunmaktadır. “Bunlardan biri, her etnik topluluktan bir millet çıkarmak, milleti etnik bir ‘nesne’ olarak tanımlamak demektir ki, bu kaba genelleme ‘milleti’ bir ‘ırka’ götürmek gibi ırkçı bir anlayışa kadar uzanır. İkinci bir mesele, bu bakış açısına göre her etnisitenin bir ‘ulus devleti’ olması gerekir, farklı etnik kimliklere dayalı ulus devletler varsa, bu ulus devletler içinde yer alan etnik topluluklar, potansiyel etnik temelli ‘ulus devlet’lerdir. Bu görüşe göre, bu etnik ayrılıkçı hareketler aynı zamanda milliyetçi hareketlerdir ve onların bağımsızlaşması, ulus devletlerinin inşa edilmesinin ön şartı bu kimlikleridir?” Sosyoloji, sosyal tarih siyaset bilimi gibi sosyal bilimler olmasaydı elbette ki bu tür saçmalıkları ciddiye almak mümkün olabilirdi!

O halde meseleyi, bu tür ırkçı bir anlayışla izah etmenin konuya açıklık getirmeyeceğini, tam tersine bu tür açıklamaların etnik teröre psikolojik destek sağlamaktan öteye bir sonuç vermeyeceğini görmek gerekir. Türkiye’deki etnik terörün kendini meşrulaştırmak üzere bu tür arayışlara yöneldiği dönemler olmuştur ki, bölgede ve bölge dışında yaşayan Kürtlerin bu arayışlara karşı verdiyi cevap, ortaya koyduğu tavır önemlidir.

OLDU MU, BİTTİ Mİ?

“Bu süreç aynı zamanda ilginç bir toplumsal/siyasal durum analizi yapmak açısından da örnek olay niteliğindedir. Aynı toprak üzerinde yaşayanlar, ortak tarih ve kültürel örüntülerle o coğrafyayı vatan haline getiriyorlarsa, orada etnik kimliklerin üzerinde, siyasal bir topluluk olarak eşit yurttaşlar halinde milletleşmeleri söz konusudur ve bu işin etnik kimlikleri aşan bir boyutu olduğu açıktır.”

Bugün Kuzey Irak’ta yaşananları, dünya sisteminin patronajında yer alan ABD’nin Ortadoğu siyasetinden ayrı ele almak mümkün müdür? Barzani’nin bölgede Irak merkezi yönetiminin yaptığı yanlışlar sonucu, mezhep politikalarıyla dışlanması, PKK/PYD ve diğer Batılı servislerin kontrolündeki örgütlerce tehdit edilmesi karşısında kendi iktidarını korumak/güçlendirmek için attığı bu adım aslında onu, kendi sonunu hızlandıracak yanlış bir siyasetin içine çekmiştir. Bu yanlış adım sonrası ‘yalnızlaşan’ Barzani, PKK/PYD’yi silahlandıran ABD tarafından tasfiye edilmenin de yolunu açmıştır.

Peki, Bölgesel Kürt Yönetimi’nin alanı dışında kalan başta Kerkük olmak üzere Türkmen ve Arap şehir ve kasabaları Barzani’ye bırakılır mı? İlk aşamada cevabı aranacak soru sanırım bu olacaktır.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Güvenlik güçleri teröristlere göz açtırmıyor!

Keykubadiye Sarayı'ndaki kazılarda ortaya çıktı! 1220'li yıllarda yapıldı

2021'in en etkili kadınları seçildi! İşte listede yer alan isimler