• $8,2718
  • €10,0935
  • 487.771
  • 1460.9
25 Nisan 2016 Pazartesi

1920’den 2020’ye doğru

Ankara’daki o ünlü taş binanın, eski Meclis’in önünden her geçişimde hep aynı duyguyu hissederim. Bir milletin kaderinin değiştiği mekân öyle mütevazı, öyle olup bitenin farkında değilmiş gibi durmaktadır ki, sanki hiçbir şey olmamıştır. Şairin dediği gibi ‘nasıl da her şey yaşanmamışa dönmüştür’. Oysa taşların-duvarların, mimarinin-estetiğin hafızası zamanın akışına karşı ayakta durdukça, kendini o mekânın hikâyesiyle birlikte ifade eder.

İmparatorluğunu kaybetmiş bir halkın en kötü günlerinde Büyük Meclisi toplantıya açması, bugünden bakıldığında neyi ifade etmektedir? Burada görülmesi, asla unutulmaması gereken yeryüzünde bir ilkin gerçekleşmiş olmasıdır: Bir halk, kendi milli mücadelesini Millet Meclisi kurarak onun vasıtasıyla vermiştir. O zamana kadar böyle bir olay yaşanmamıştır, bunun daha sonra başka milletler için de bir model olduğunu belirtmek gerekir. Hindistan bu konuda Türkiye modelini takip edecektir.

Millet olgusu

‘Büyük Millet Meclisi Milli Mücadelenin karargâhıdır’ ifadesi, kelimenin gerçek anlamını yansıtmaktadır. Burada hem milletin iradesi karar vermektedir, hem de askeri mücadele bu merkezden yönetilmektedir. Milli Mücadele’nin kahramanları; başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Meclis’in azaları olanlar da, millet iradesini temsil ettiklerinin hem şuurundadırlar hem de onun yönetimine tabidirler.

Burada ilginç olan soru şudur: Ortada bir düşman işgali varken, ülkenin başkenti İstanbul işgal altındayken Milli Mücadele’nin kahramanları meslekleri olan askerliğin gereği olarak, askeri bir organizasyon yapıp düşmana karşı hareket etmek yerine, o zamanın şartlarına göre eleştirilmiş olduğu üzere, siyasi bir faaliyet sayılabilecek Meclis’in teşkil edilmesi gibi bir işe neden kalkışmışlardır? Bu soru mühimdir, çünkü Milli Mücadele’nin askerler de dahil olmak üzere tüm kadrosunda, yürütücülerinde ‘bir meşruiyet fikri ve bir milli mesele telakkisi’ bulunmaktadır.

“Türk milli mücadelesinin kadroları sadece sömürgeciliğe karşı yeryüzünün ilk zafer kazanmış milliyetçileri değildirler onlar aynı zamanda millet egemenliğine dayanan, milli temsil fikrine ve milli iradeye dayanan bir mücadelenin de öncüleridir.” Bunun anlamı açıktır; biz Türkler imparatorluk içinde milletleşme sürecini yaşadık ve bu milletleşme formasyonunun temeli etnik bir meseleye indirgenemez.

Bağımsızlık ve demokrasi

Bugün karşı karşıya bulunduğumuz sorunların çözüm anlayışı 1920’nin o 23 Nisan’ında Hacı Bayram Camii’nde kılınan cuma namazından yürüyerek gelenlerin, o taş bina önünde birleşenlerin inançlarında, tarih bilinçlerinde, gelecek ideallerinde ve heyecanlarında, ruhlarında vardır. O ruhu o heyecanı kaybetmek, kimlik krizine maruz kalmak demektir.
“Bugün bu kimlik krizini yaşayanlar, bu toprakların ruhuna yabancılaştıkları için kendilerini dünkü sömürgecilerin Türkiye için planladıkları o eski projelerin içinde bulmuşlardır. Etnik meseleye geri dönmek milletleşme sürecini etnik/ırki aidiyetler üzerinden yeniden kurmaya kalkmak, 1920’lerin gerisinde bir zihniyete sahip olmak demektir.” Bu gerici zihniyetin zamanımızın yeni sömürgecilik politikalarıyla buluşmasının karşısında en büyük dayanağımız ise millet iradesinin eseri olan demokrasimizdir.

Doksan altı yıl sonra Meclis’in kuruluş yıldönümü bize bu milletin Milli Mücadelesi’ni hatırlatmakla kalmıyor, hâlâ bu topraklarda bitmemiş bir hesaplaşmanın peşinde olanlara karşı nasıl cevap verilmesi gerektiği hususunda da yol göstermeye devam ediyor.

Bu ülke bağımsızlığını millet iradesiyle kazandığı gibi, etno-faşizan bir örgütün yürüttüğü terör saldırılarına da ülkenin demokrasisini güçlendirerek cevap ve çözüm bulacaktır. Demokratikleşme, toplumun farklılıklar içinde bütünlüğünü sağlayarak entegrasyonunu temellendiren, birlik duygusunu üreten bir süreçtir. “Dün millet iradesiyle Milli Mücadele’yi kazandık, bugün demokrasiyle bağımsızlığımızı güçlendiriyoruz.”

<p>41. haftanın son durumunu Akşam Gazetesi Spor Editörü Şafak Gözmen, AKŞAM TV'ye değerlendirdi.</p

Fenerbahçe – Sivasspor Maç Önü

Süper Lig'in yeni takımı GZT Giresunspor, coşkuyla karşılandı

Galatasaray, Yukatel Denizlispor maçı için şehre geldi

Deniz salyasından gübre, tarım ilacı ve temizlik malzemesi yapacaklar