• $8,6223
  • €10,1206
  • 493.078
  • 1385.61
7 Aralık 2020 Pazartesi

Türkiye'nin eşsiz katma değeri

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş

Artık klişe bir ifadeye dönüşse de dünya önemli bir dönüm noktasında. Bu dönüm noktasının mahiyeti birçok küresel/bölgesel süreci etkiliyor, şekillendiriyor. Bu süreçleri şekillendirmeye çalışan aktörler de var, sadece izlemekle yetinenler de. İçinde bulunduğumuz dönemin kayganlığı ve hareketliliği; kapasite analizini iyi yapıp buna uygun orta-uzun vadeli stratejileri, yatırımları ve diplomatik/askeri kapasiteyi devreye sokan aktörleri diğerlerinden müspet manada ayrıştırıyor.

***

Uluslararası sistem uzatmaları oynuyor. Zamanının “düzen” kurucuları şu an kaosu yönetebilme derdinde. İç-dış politika ilişkisi hiç olmadığı kadar iç içe geçmiş durumda. Eskinin klişe kavramları, ittifakları hatta değerleri birçokları için bir anlam ifade etmiyor. İkinci Dünya Savaşı ile geride bıraktığımızı düşündüğümüz aşırı sağ/sol, ırkçılık, İslam ve Yahudi karşıtlığı, her türlü faşizan ideoloji ana akıma doğru ilerliyor, bazen de Batı’da devlet sponsorluğunda faaliyet yürütüyor. Terör yaygın. Aykırı, aşırıcı hareketler arasındaki ittifak neredeyse geleneksel ittifak ilişkilerinden daha güçlü, daha fazla ses getiriyor. Hakikat sonrası dönemdeyiz. Teknoloji almış başını giderken, insanlığın hayrına kullanılabilecek birçok teknolojik/dijital mecra, manipülasyonun, alternatif hakikat üretmenin, türlü enformasyon operasyonlarının ve siyasi mühendisliğin vasıtasına dönüşmüş durumda.

***

Böylesinde kaygan bir zeminde Türkiye, etrafında kümelenen çatışma noktalarına, doğrudan kendini hedef alan operasyonlara, içeride kullanılan dış aparatlara rağmen hukukunu çiğnetmemek ve ulusal güvenliğini korumak için muazzam bir kapasite mobilizasyonu yapmış durumda. Mezkur dönüm noktasının ürettiği dalgalarda Türkiye, inisiyatif alarak, kapasite artırımına giderek, sert/yumuşak güç unsurlarını devreye sokarak, kendisini çevreleme planlarını birer birer bertaraf ederek yoluna devam ediyor.

İdeolojiden ve manipülasyondan sıyrılabilen birçoklarının ifade ettiği gibi Türkiye bu dalgalı dönemde bir taraftan ulusal çıkarlarını korurken, diğer taraftan da geometrik olarak kapasitesini artıran nadir ülkelerden birisi. Dalgalı denizlerde gücü eriyen ya da gücünü muhafaza etmek için gayret sarf eden aktörlerin aksine, Türkiye geometrik bir büyüme hamlesi yapmış durumda. Bunun mümkün olabilmesi için kendisine öncelikler belirlemiş ve savunma sanayiinden altyapıya, dış politikadan istihbarata, sağlıktan ar-geye kadar geniş bir spektrumda stratejik yatırımlar yapıyor. Bunların sonuçlarını da somut olarak hasat ediyor.

Bu açıdan, bu dönüm noktasında, Türkiye kendisiyle işbirliğine giren aktörler için geniş bir imkan/kapasite demeti sunuyor. Diğer bir deyişle, Türkiye ile işbirliği yapan aktörler fayda maksimizasyonu açısından eşsiz bir partner buluyorlar. Kısa vadeli, konjonktürel rüzgarları arkasına alan, fotoğrafta iyi duran ve reelpolitikten ziyade algı yönetimine dayanan birlikteliklerin cazibesine rağmen; Türkiye ile ilişkileri güçlendirmenin üreteceği katma değeri başka mecralarda bulmak pek mümkün değildir.   

<p>Bu konuşma seçimden önceydi. Seçim startını Hacı Bayram Camii'nde kıldığı namazla vermiş, Eyipsül

Ekrem İmamoğlu döneminde içki satışı

Galatasaray Kayseri'de

Etna Yanardağı'ndaki hareketlilik korku yarattı

TEKNOFEST İstanbul'da Türk Yıldızları'ndan muhteşem gösteri