• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Amerikan seçimleri

Amerikan seçimleri Amerikan seçimleridir. Bu hakikatın altını çizerek başlamak lazım. Amerikan seçimlerinin küresel anlamda büyük kırılmalara sebebiyet vermesini beklemek gerçeklikle pek bağdaşmıyor. Biden’ın ya da Trump’ın seçilmesi üzerinden zafer-felaket senaryoları kurgulamak bu sebepten hiç doğru değil. Zira Amerika’da bir başkan var, bir de sistem. Sistem en tartışmalı ve gelenek dışı başkanın döneminde bile varlığını hissettirip çarkını döndürdü. Retorik, tarz ve metot belirleme işi başkana kalırken, sistem çerçeve ve muhteva belirlemedeki etkinliğini korudu. Bu açıdan baktığımızda Amerikan başkanının kim olacağı sorusundan bağımsız olarak, Amerikan’ın temel yaklaşımlarında büyük değişiklikler beklememek lazım.

Trump profil açısından Amerikan tarihinin en ilginç başkanlarından birisiydi. Tarzı farklı, yöntemleri farklı, sistemle ilişkisi farklıydı. Bazı yönleri çok tartışıldıysa da bu tartışmanın sebebi fiiliyattan çok tarz ve metoduydu. Çünkü Trump yaptığından fazlasını söyledi. Bürokraside etkin kıldığı isimlerin yanında sistemin muhafızı bürokratlarla da bir şekilde çalışmaya devam etti. Sistemle kavgaya girdi, ama örneğin dış politika meselelerinde sistemin çok dışına çıkmadı. Bunun tek istisnası İsrail ve doğrudan İsrail’le alakalı olan İran meselesiydi. Amerika’nın yerleşik çizgisi olan İsrail’in bölgesel dominasyonunu koruma politikasından bir adım ileri gidip Kushner’e verdiği inisiyatifle ABD’yi Netanyahu çizgisine hatta ilerisine taşıdı. Yerleşimler, Kudüs, Batı Şeria vs. gibi konularda ABD’yi geleneksel çizgilerin dışına taşırdı. Ama örneğin Suriye’de bazı nüanslarla YPG-PKK ile işbirliğine devam etti, askeri varlığını bazı azaltmalarla da olsa korudu. Savunma-dış politika kompleksi Trump’ı gerekli gördükleri noktada modere ettiler.

Biden Trump’tan daha geleneksel bir figür. Dış politika hakimiyeti zayıf. Bu sebepten seçilmesi durumunda bürokrasisinin tavrı, en az kendininki kadar önemli olacak. Sistem kendisini daha fazla hissettirecek. Amerikan dış politikasını geleneksel çerçevenin içerisine çekmeye çalışacak. Bunu yaparken de dramatik dönüşler sergilemesini beklemek çok gerçekçi değil. Savunma-dış politika kompleksinde çalıştığı insanların önemli bir kısmı Trump’ınkiyle aynı isimler olacak. Önde gelen isimler değişecek. Dış politika çizgisinde nüanslar oluşacak ama kırılmaları gerçekleştirmek kolay olmayacak. Bu sebepten seçilmesi durumunda Biden’dan özellikle dış politika anlamında tarz, metot değişiklikleri dışında çok büyük muhteva ve felsefe değişiklikleri beklemek mevcut şartlar altında çok da gerçekçi değil.