• $8,0735
  • €9,6796
  • 461.529
  • 1408.14
21 Haziran 2019 Cuma

Mısır'sız Ortadoğu

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI

Mısır Ortadoğu’nun şu çalkantılı günlerinin en büyük eksikliklerindendir. Bölgenin kaos ve belirsizliklerden geçtiği dönemlerde Mısır gibi bir ülkenin eksikliği hissediliyor. ‘Suriye’siz barış, Mısır’sız savaş yapılmaz’ sözünün de ifade ettiği gibi, bölgede sacayağı hükmündeki devletlerin kendi içine çekilmesi, siyasi ve güvenlik çalkantıları yaşaması ve ‘başarısız devlete’ dönüşmesinin faturası bölge için ağır oluyor.

ABD ve İsrail ikilisinin bölgeyi hizaya getirme çabalarının merkezinde her zaman Mısır oldu. Arap dünyasının kalbi olan Mısır’ın kendi saflarına çekilmesi, İsrail’in güvenliği önceliği için atılan kritik bir adım oldu. Camp David, İsrail’in ‘bekası’ için Mısır’ın güç ve parayla ehlileştirilmesi anlaşmasıydı. ABD Mısır’a yapageldiği askeri yardımların karşılığı olarak Mısır’dan İsrail’in güvenliğini her şeyin üstünde tutmasını istedi. Mısır da bu misyonu seneler boyunca üstlenmeye devam etti.

Filistin iç siyasetine müdahil oldu, başta Hamas olmak üzere İsrail’in sakıncalı gördüğü grupların üstünde baskı kurdu. İsrail ablukaya başladı, ablukanın verimliliği için Mısır da kendi tarafından Filistin’i ablukaya aldı. Bunu halkının büyük çoğunluğuna rağmen yaptı. Mısır halkının Filistin davasına duyduğu yakınlık, yönetici elitleri nezdinde bir anlam ifade etmedi.

Ta ki Tahrir Devrimi’nden sonra kamuoyunun iradesini önemseyen bir yönetim gelene kadar. ABD ve İsrail, Mısır’daki devrime sıcak bakmadı, Mübarek’in kalması için çaba gösterdi. Mısır’ın önceliğinin İsrail’in güvenliği olarak kalması uğruna, eski rejimin ayakta kalmasını istediler. Kısa süreli Mursi hükümetinin kanlı bir askeri darbeyle devrilip yerine askeri bir diktatörlük kurulmasına da bu sebepten sıcak baktılar. Zamanının Dışişleri Bakanı Kerry, darbeyi ‘demokrasinin yeniden inşası’ olarak tanımladı. Darbeci Sisi’ye kucak açıldı, binlerce kişiyi canlı yayında öldüren ve daha fazlasını hapse atan, idam eden Sisi, Batı’da kırmızı halılarla karşılandı.

Geçmişte birçok örneği vardı ama Mısır’la bir kez daha gördük ki Batı darbeleri destekleyebiliyor, darbecileri kahraman ilan edebiliyor, idamları ve katliamları mazur görebiliyor. Yeter ki darbeciler önceliklerini Batı’nın önceliklerine göre şekillendirsin.

Mısır’ın kafasını kaldırması, güçlenmesi, halkıyla senkronize olması engellendi. Şu çalkantılı dönemlerde Mısır’ın darbeyle zayıflatılmasından bölge değil ama Mısır üzerinden bölgeyi hizaya çekmeye çalışan aktörler çok fayda sağladı. Aynı aktörler her demokrasi nutku atmaya çalıştıklarında, aklımıza rahmetli Mursi’nin arkasından timsah gözyaşları bile dökememeleri gelecek.

<h3>TÜRKİYE DEAŞ İLE MÜCADELE KAPSAMINDA BAŞİKA'DA</h3><p>Başika'daki Türk Üssü'ne en son yapılan sa

Başika Saldırısı: Irak'ta neler oluyor?

Fenerbahçe, Medipol Başakşehir maçı hazırlıklarını sürdürdü

Amerikalı Rapçi Kanye West'in ayakkabısı 2 milyon dolardan satışa çıktı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC'de