• $32,3967
  • €34,5657
  • 2444.57
  • 9808.74
13 Nisan 2023 Perşembe

CHP dindarlaştı mı?

B.

Geçtiğimiz iki yüz yıl, din algımızda yaşanan üç büyük kırılmaya tanıklık etti.

Evvela 1850'lerde Avrupa'da yayılan ve yaygınlaşan sendikal hareketler; kapitalizmin ve sanayi devriminin yeni mahsulü olan işçi sınıfı, din algısının dönüşümüne öncülük etti. Eski mucize dini gitti, yerine yeni etik dini geldi. Din artık geniş kitleler tarafından kerametler, inayetler, muhafazalar, bereketler kaynağı olarak değil; ahlakın, erdemliliğin kaynağı, yorumlanması ve anlaşılması gereken bir kurum olarak algılanmaya başlandı.

Bizim nevzuhur ilahiyatçılarımızın icat ettiği bir şey değildir sizin anlayacağınız "kabristana Yasin okunmaz" yaklaşımı. Henüz 1850'lerde Avrupa'da vardı böyle bir teolojik akım. Onu modellediler sadece.

İkinci kırılma, 1960'larda, yaklaşan ve yükselen hippilik dalgasının etkisiyle, dinin bireyselleşmesine yönelik taleptir. Dinin toplumsal etkilerinden ziyade, bireysel etkilerine atıfta bulunur bu yeni algı. Bir cemaat dini değil bireysel bir dindarlığın önemli olduğunun altı çizilir. Daha meditatif bir yaklaşımdır. Başkasıyla ilgilenmektense kendine dönmeyi vaz eder.

Bu iki kırılma elbette dinin özünü dönüştürmemiştir, fakat insanların dine yaklaşımını ve dinden yana beklentilerini büyük oranda dönüştürmüştür. Hangi taleple dine yaklaşılır ve hangi saiklerle dinden uzaklaşılır konusuna büyük etki etmiştir bu algısal dönüşümler. Evet büyük oranda Batı kaynaklıdır, fakat 19. yüzyıl itibariyle Batı ile öyle bir etkileşime girdik ki, hiçbir entelektüelimiz kendisini Batı'da moda olan akımlardan masun tutamadı. Dine de bu şekilde yaklaşıldı.

Yok efendim batıni yaklaşımların varlığı bizde çok kadimdir vb. şeklinde itiraz edecek olanlara, daha düne kadar kimsenin bu akımların yüzüne bakmadığı gerçeğini hatırlatırım. Vardı da merğub- u matlub muydu?

Üçüncü ve son kırılmayı bizler yaşadık.

Zaten metalaştırılan, alınıp satılan bir şey haline getirilmiş olan din, yeni bir kırılmaya maruz kaldı. Exibisyonist dindarlık diye bir şey husule geldi. Bildiğiniz teşhircilik.

Kimdir bu teşhirci dindar diye uzun uzun aramanıza gerek yok. Herhangi bir sosyal medya platformuna giriniz, birkaç dakikada karşınıza çıkacak. Beytullah'ı tavaf etmek yerine Kabe ile selfie yapan, "Rabbim derdimi yalnız sana söylüyorum" şeklinde story paylaşan arkadaşlar...

Duasını ızdırar suretinde Rabbine değil, teşhir suretinde takipçilerine sunan exibisyonist... Dini, kaşesi kılan bir nevi tüccardır bu. Dededen kalma tarlaları bozdurup bozdurup yiyen bir müflistir.

Evet bu hakiki bir dindarlık değil buradan bir dindarca pratik çıkmaz, malumum.

Fakat dini sembollerin kullanıldığı ve kişinin kendisini din üzerinden tanımlayarak sunduğu bir zemin bu.

Dinle alakası yok dinden bağımsız diyebilir misiniz?

İçi boşaltılmış, Özü ile alakalı hiçbir bağlantı noktası bırakılmamış; buna mukabil sembolleri, o bir zamanların mahfiyet ve mahremiyet remzi sembolleri, ok yağmuruymuşcasına sağa sola fırlatan bir din kullanımı bu.

Sebebi çok basit. Elinde alıp satabileceği yalnızca dini var. O da ne kadar varsa işte. "Vela teşteru" ya gelemeden kurstan ayrılmış.

Ucuz, plastik, Çin işi bir din pazarıdır kurulan.

Evet, din memleketimizde her zaman güçlü bir aktarımsal potansiyele sahip olageldi. Fakat şu anda bambaşka bir dini hakikat ve aktarım kabiliyeti gelişti.

Bunu bir siyasal etkileşim aracı olarak kullanmak CHP'nin stratejisi.

Bakmayın siz listelerinde dindar figürler gördüğünüze, Hırkai Şerif ziyaretlerine, dini sembollerin havalarda uçuştuğuna.

Özü ile kavgalı oldukları dinin, ucuz plastik sembollerini suiistimal ediyorlar sadece. Daha da ucuzlaştırarak, içini daha da boşaltarak.

Özü ile, zatı ile hâlâ kavgalı ve düşmandır CHP. Bir zamanlar sembollere düşmanlık ediyorlardı, çünkü onlar hakiki, ahşaptan, kündekari, dinin özüne hizmet eden sembollerdi.

Şimdikiler Çin işi plastik, dinin içini boşaltan, özüne zarar veren hormonlu, GDO'lu semboller.

Özüne muzır olunca birdenbire sembollerle barışmış görünmesi sizi aldatmasın. Aksine agah kılsın.

Bir zamanlar ne kadar düşmanlarsa, hatta daha da fazla, düşmanlar.

İnanmayan çevresine baksın.

<p>Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın Filistinli genelkurmay başkanı ve yüksek

İsrail'in yakalayamadığı 'misafir' kod adlı Muhammed Deif kimdir?

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Nisan 2024)

Filistinliler Gazze'nin kuzeyine dönüyor!

Ardahan'da nehir taştı, ova göle döndü