• $32,5416
  • €34,997
  • 2434.35
  • 10471.3
22 Mart 2023 Çarşamba

Özlem Zengin abalı mı?

B.

CHP'nin iflah olmaz kronik hastalığı sebebiyle ülkemizde siyaset sınıf esaslı olarak değil, aidiyetler esaslı bir temelde yapılır. Solculuk ve siyaset bilimcilik oynamak isteyenler diledikleri kadar Marksist teoriye takla attırsınlar, asıl belirleyici olanın ne olduğunu hemen hepimiz biliriz.

Son yıllarda yaşadığımız büyük ve köklü toplumsal dönüşüm de bu hakikati dönüştürmedi. Siyasetin zemini hiçbir zaman değişmedi, aynı minval üzere yürümeye devam ediyor.

Dünyanın başka ülkeleri ile kıyaslamanın âlemi yoktur.

Santrifüj içinde bulunduğumuz ve dönüşümün bizzat parçası olduğumuz için dışarıdan gözlemleme imkanımız yok maalesef. Azıcık dışarıya çıkabilsek ve bir bakabilsek aslında yaşadığımızın ne büyük bir dönüşüm olduğunu görürdük.

Recep Tayyip Erdoğan'ın ne manaya geldiğini de anlardık. Efendim ne savunma sanayiinden ne bağımsızlıktan ne de Ayasofya'nın açılması gibi değerlerimizin iadesinden bahsediyorum. Asıl bahsettiğim, tarım toplumundan müdevver reflekslerle şehirlerde yaşayan bir kitleye sınıf atlatan bir lider olduğu gerçeğidir Erdoğan'ın.

Evet, Demokrat Parti seçmeni de, Adalet Partisi seçmeni de, MSP seçmeni de, MHP seçmeni de, Refah Partisi DYP, ANAP seçmeni de büyük oranda tarım toplumu fertlerince teşekkül ettirilmekteydi.

Bunların kendilerine ait refleksleri, kendilerine ait iç dinamikleri vardı; hiçbirimizin şu anda bulunduğumuz yerde ve zamanda asla anlayıp yorumlayamayacağımız refleksler...

Fakat toplum iki büyük dönüşüm yaşadı; bunlardan ilki doğu ve güneydoğu vilayetlerimizde eski feodal ilişkilerin çözülmesidir. İkinci büyük dönüşüm ise, cumhuriyetin ilk yıllarında kaybettiğimiz şehirli dindarlık pratiklerinin yerine ikame edilen Karadeniz-Doğu uleması yorumlarının açıkta bıraktığı noktaları tatbikat ile dolduran nevzuhur bir dindarlık tipini ortaya çıkaran dönüşümdür.

Burada hakikaten Allah'tan korkmak, çoluğunun çocuğunun istikbalini düşünmek, bir kahr-u perişan olmak korkusu rol oynamıyor.

Eski ekonomik ilişkilerini şehirde de sürdürmek isteyen mütemerrid bir akıl, dinimizi, Rasulullah Efendimiz'i ve bulabildiği bahane kaynaklarını suiistimal ediyor.

Bakınız, biraz insaflı ve dışarıdan bakan bir göz için yaşanan dönüşüm oldukça bedihidir.

Erdoğan, artık tarım toplumu olarak yaşama lüksü olmayan bu milletin ana taşıyıcı kolonlarını, pilparelerini yeni bir ekonomik gerçeklik ile tanıştırıyor.

Bu ilk etapta girilen şok sebebiyle saçma sapan tatbikatlara sebebiyet verdi evet; dindarımız dinsizimiz apartmandaki komşusunu tanımıyor. Genel kuralsızlık ve çerçevesizlik insanları tatbikattan kaide icat etmek zorunda bırakıyor.

Şimdi tam da tarihin çarklarının devir yükselttiği bu virajda, kendisi kahvede pişpirik oynarken karısı tarlada çay toplayanlar, karnından sıpayı sırtından sopayı eksik etmediği karısında saadet bulamayanlar, dedelerimizin sahip olduğu erkek konforuna imrenerek iç çekenler; dinimizi, kültürümüzü savunur gibi yapıyor. Bunlar böyle yapıyor diye, dededen tevarüs edemedikleri, hak olarak gördükleri gasp akçelerini kendilerine dağıtacak değiliz.

İster memnun olun ister memnun olmayın, şu hakikatle yüzleşmek zorundasınız: Eskinin terazisi bugünün sıkletini çekmiyor, yarınınkini hiç çekmeyecek!

Bu toplumsal dönüşümün altına imza atan ise bizzat Erdoğan. Şimdi ona kesemediğiniz faturayı Özlem Zengin'e keserek "Reis iyi, çevresi kötü" klişesine sığınmanız her şeyden önce adil değil. Vurun abalıya... E iyi de Özlem Zengin'in abalı olduğunu kim söyledi?

Bakın Erdoğan orada kapı gibi duruyor. Buyurun, kesilecek bir fatura varsa ona kesin.

Tamam benim papyonum var, tamam ben bohemim, tamam bunları söylediniz aldım kabul ettim...

Fakat sakın bel altına vurmayın, ananız babanız aleyhine de olsa adil şahitlik edin, hakkı teslim edin!

Bir bakın bakalım, Özlem Zengin'e sergilediğiniz tutum bir Müslüman'a yakışıyor mu ey ruhamau beynehum hitabının muhatapları. Başörtüsü mücadelesinin en somut meyvesi olduğunu hatırlayın Özlem Hanım'ın.

Sonrasını sonra konuşuruz.

<p>Yer Hakkari'nin Yükseova ilçesine bağlı Kısıklı köyü.</p><p>260 haneli yaklaşık 1500 nüfuslu Kısı

Türkiye'de tek: İmece usulü kurban!

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!

Dünya bizimkileri konuşuyor! ''Türkler mücevherine güvendi''

Milliler inanmış bir kere!