• $ 6,0232
  • € 6,733
  • 247.369
  • 86.771
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Suriyeliler neyimiz olur?

Suriye’den gelerek Türkiye’de yaşamaya başlayan, zaman uzadıkça da artık burada hayatını sürdürmek için çeşitli yollara başvurup iş bulup çalışan, iş kurmaya uğraşan, hayatını düzenlemek isteyenlerin sayısının her geçen gün arttığını gözlemlemek zor değildir. Suriye iç savaşı uzayıp gittiğine göre, bu işi radikal bir biçimde ele almak, daha fazla zaman kaybetmeden işin insani toplumsal boyutlarının, siyasi mülahazaların önüne geçtiğini görerek davranmak ona göre yaklaşmak zorunlu hale gelmişti.
Türkiye şimdi Suriyelilere vatandaşlık vermeyi gündeme almış bulunmaktadır. Bunun açıklamasının ardından gecikmeden o bildik itirazların gelmesi ve tartışmaların başlamasında ise şaşıracak bir şey mevzu bahis değildir. İtirazların tamamına yakını ‘Suriyeliler bizim neyimiz oluyor?’ gibi garip bir öteki anlayışına uzanmaktadır.

Biz ve öteki

Burada Suriyelilerin bizimle tarihsel bağlarından, kültürel akrabalıklarından, aynı dine mensup olma gibi, çok geniş ortak paydadan bahsetmenin bu itirazları yapanlar için bir anlamı olabilir mi?
Daha da ileri giderek bu itirazları yapanlar için, sınırımız daha farklı düzenlenseydi, mesela Halep’in ötesine geçerek çizilmiş olsaydı aynı aileden, aynı aşiret veya cemaatten insanların yarısının orada, yarısının burada kalmayacak şekilde düzenlenseydi, bugün yurttaşlık verilmesi konuşulan insanların zaten yurttaş olacaklarını söylemenin de fazla önemli bulunmayacağını dahi söyleyebiliriz. “İşin ilginç tarafı, şimdilerde Avrupa başta olmak üzere, bütün Batı dünyasında giderek yükselen yabancı düşmanlığı, ötekileştirme, ayrımcılık gibi hastalıklı tutumu eleştiren bir ülkenin insanları arasında bazılarının, kendi ülkelerine sığınmak zorunda kaldıkları için gelen bu eski akrabaların, yurttaş olarak kabul edilmesine karşı gösterdikleri tahammülsüzlük nasıl izah edilebilir”. Yoksa Türkler,( ki buna itiraz edenleri arasında ‘beyaz Türklerin’ başı çektiğini hatırlayalım) Avrupa merkezli ideolojik saldırılar karşısında simetrik bir ayrımcılıkla yabancı düşmanlığı sendromuna mı yakalandılar?
Ayrıca bu itirazları yapanların, insanlık değerleri bakımından yapılan işin önemini kavrayacak durumda olmadıklarını söylemek yanlış olmaz. Bunlara, başta Almanya olmak üzere Avrupa’da yaşayan Türklere ilgili hükümetler tarafından vatandaşlık/ çifte vatandaşlık hakkı verilmesine neden itiraz etmediniz diye sormak da boşunadır. Elbette kendi insanımıza verilen çifte vatandaşlık önemlidir, Avrupa ülkeleri bugün bu uygulamayı durdurdukları için Türkiye ve orada yaşayan insanlarımız tarafından haklı olarak eleştirilmektedir.

Hukuku paylaşmak

Türkiye’nin beş yüz yıl önce İspanyol Yahudilerine kendi topraklarını açarak onlara özgürce yaşama hakkı verdiği düşünülünce, bugün yapılan işin tarihe ve kimliğimize ne kadar uygun bir davranış olduğunu söylemeliyiz.
Bugün asla un utulmamalıdır ki yeni bir çağın içinde yaşanmaktadır ve bu çağın en önemli özelliklerinden biri de insanların küresel ölçekte mekan değiştirmeleri bakımdan gösterdikleri hareketliliktir. Savaş şartlarının ötesinde, küresel zeminde yaşanan hareketliliğin yükselme eğiliminde olması bizzat küreselleşmenin ivmesini artırmaktadır.
İşin siyasi boyutu ise daha farklı bir yere doğru gitmektedir. “Yurttaşlık kavramı bilindiği gibi ‘ulus devletlerin’ önemli bir aktörünü tanımlamaktadır. Milletleşme süreçlerinde, kan bağına veya soya referans veren etnik kimliklerden, ‘kültürel/tarihsel aidiyete’, ‘milli kimliğe geçiş’ önemli bir aşamaya tekabül etmektedir. Bu aşamada, milli olandan ‘milli devlete’ geçiş ‘yurttaşlık hukukunun’ siyasi zeminini oluşturur.” Bu hukuku başkalarına açmak ise, ancak demokratik süreçlerin işlediği bir devlet düzeninde olabilir. Batıda ‘ayrımcılık ve yabancı düşmanlığı’ yaygınlaşırken, Türkiye’nin yaklaşık üç milyon insana böyle bir hukuka açması, ülkenin kendine güvenin eseridir.

Ne yaparsak yapalım bel bölgesi çevresini eritemiyoruz. Peki, bunun sebebi nedir? Bel çevresi nasıl

Bel Çevresi Eritme Yöntemleri | #DiyetGünlüğü

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Kartal oto pazarını sizin için adım adım gezdik

Minik Nurcan gözyaşları içinde toprağa verildi