• $9,3108
  • €10,8453
  • 529.56
  • 1429.85
1 Kasım 2016 Salı

Yükselen güçlerden rahatsız olanlar...

Uluslararası sistemde yeni güçlerin sahne alması her zaman sancılı olmuştur. Her şeyden önce mevcut sistemi çıkarlarına göre domine edenlerin statükocu refleksleri devreye girer ve enerjilerinin bir kısımını yeni güçlerin yükselişlerini durdurabilmeye ayırırlar. Bu durum zaman zaman gerilimli ve çatışmalı bir atmosfere yol açar ve bu çatışma atmosferi hukuk ihlalleriyle her türlü etik dışılığa varacak kadar gözü dönmüşlüğü besler.

Statükocu güçlerin giriştiği bu mücadele de, ekonominin tüm araçları, tüm aktörlerinin yanı sıra politikanın tüm teknikleri ve iletişimin tüm stratejik yöntemleri kullanılır.

Güç mücadelesinin doğası devreye girer ve stratejik tüm hamleler denenir. Hedefe konulan ülkenin iç ve dış dengeleri üzerinde titizlikle durulur ve bu dengelerin bozulması için özel bir çaba gösterilir.

Statükocu güçler tarafından yükselme sürecine giren ülkenin öncelikle ağırlık merkezi keşfedilip en çok da burası tırtıklanıp, zayıflatılmaya çalışılır. Bunun için tüm algı yöntemleri devreye girer. Olmayanı varmış gibi, var olanı yokmuş gibi göstermeye çalışarak, ülkede yükselmeye yönelik yeni hangi adım atılıyorsa bu adımın körelmesi için uğraşılır. Bunun için küresel sistemin statükocu güçleri tarafından yükselen ülkenin iç siyasi muhalefeti ile özenli, örtülü ilişki kanalları kurulmaya çalışılır. Ülkenin geleceğe dair stratejik hedefleri, iç siyasetin kısır tartışmalarının malzemesi haline getirilerek, etkisizleştirilme amacı güdülür. Kara ve kirli propagandanın tüm teknikleri devreye sokulur, kumpaslar,tezgahlar kurularak halkla gerçekler arasına sis perdesi çekilmeye gayret edilir.

Yükselen güçlerin liderleri öncelikli hedeftir. Zira yükselen güçlerin büyüme süreçleri genellikle güçlü liderlikle yaşanır ve öncelikle bu güçlü liderliğin halkla olan bağının zedelenmesine çalışılır. Bunun için her yol ve her unsur kullanılır. Medya da önemli rol üstlenir. Seçimlerle bileği bükülemeyenlerin demokrasi dışı yöntemlerle önünün kesilmesine çalışılır. Darbeler bunun için vardır ve hemen hatırlanır. Siyasi tarih açıkça ortaya koymuştur ki, darbeler genellikle dış aktörlerle iç uzantılarının işbirliğiyle belirginleşir ve bu noktada her darbenin ekonomi politiği vardır.

Bu ekonomi politik uluslararası güç mücadelesinin ajandasında saklı olanlarla ilişkilidir.

Yükselen gücün toplumsal dokusuda hedeftir. Öncelikle yükselen gücün toplumsal farklılıkları üzerinde durulur ve kimlikler üzerinden ayrışmalar beslenir. Farklılıkların zenginlik olarak kabul görmemesi ve yükselen gücün yaslanacağı toplumsal dayanağı olmaması için uğraşılır. Kimlikler çatıştırılır, farklılıklar çatışma ikliminin unsurlarına dönüştürülür. Halkın bünyesinde keskin bir kutuplaşmanın olduğuna ve asla bir araya gelemeyecek kadar düşmanlaşmanın yerleşmeye başladığına dair gerçek dışı bir kanaati yerleştirmeye çalışarak, kapsamlı bir algı çalışmasına girişilir. Bunun için statükocu güçlerle bağı olan medya devreye girer ve "neyin doğru olduğu değil halkın neye inandırıldığı önemlidir" yaklaşımının yerine getirilmesi için çalışılır.

Uluslarası sistemin mevcut yapısını elinde tutan statükocu güçler, yükselen gücü genellikle demokrasi dışına çıkmakla, liderini otoriterliğe veya diktatörlüğe dönüşmekle suçlarlar. Böylece küresel bir baskı oluşturmanın siyasi ve stratejik iklimini üretmeyi hedeflerler.

Statükocu güçlerin tüm bu gayret, çaba, arzu ve hırsa rağmen bazen de işler yolunda gitmez, hedeflenenler gerçekleşmez. Evdeki hesap çarşıya uymaz. Uyutmaya, aldatmaya ve bağımlı kılınmaya çalışılan halk her zaman bu oyuna gelmez. Her türlü tezgah ve kumpas denense de her zaman başarılı olmaz.

Tıpkı Türkiye'de yaşatmaya çalıştıkları gibi... 15 Temmuz gecesi yaşadıkları gibi... Ve başaramadıkları gibi...

<p>'Telafi kitapları ücretsiz.' Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in Akşam gazetesine özel açıklamalar

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'den AKŞAM'A özel açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu