• $9,4437
  • €11,0198
  • 540.358
  • 1455.42
25 Ekim 2016 Salı

Uluslararası sistemin arızaları ve Türkiye'nin çabası

Uluslararası sistemin tüm arızaları her geçen gün boyut kazanırken, bu arızalar esasen Türkiye'nin de içinde olduğu geniş bir coğrafyada belirginleşiyor. Bu coğrafya özellikle Karadeniz, Akdeniz ve Ortadoğu havzalarını içeriyor.

Nedir bu arızalar ve neden onarılamıyor?

Her şeyden önce uluslararası sistemin en temel arızası, mazlum halkların hak,hukuk ve adalet beklentisine ve arayışına asgari ölçülerde dahi cevap veremeyişidir.Bu durum sistem sorgulamasını artırdığı gibi yeni arayışlara yönelişe de yol açıyor.

Sistem sorgulaması sürüyor zira sorunlar içinden çıkılmaz boyut kazanıyor.Yeni savaşları üretenler, terör örgütleriyle iş tutmaya, sınırlarla oynamaya yönelerek, halkların düşmanlaştırılması eliyle çıkar devşirmeye devam ediyor. Bu konudaki ısrar, mazlum halkların nefes almalarını zorlaştırıyor ve giderek sistem kısırdöngü içinde debelendikçe rasyonalitesini kaybediyor. Bu durum,sisteme dair arızaların çeşitlenmesine ve boyut kazanmasına yol açıyor.

Mevcut düzeni yönlendirebilme ve etkileyebilme kapasitesini elinde tutabilenlerin tutumları, sistemin arızalarının hem ortaya çıkmasına hem de orarılamayışına yol açıyor. Zira Soğuk Savaş dönemi sona erdikten sonra coğrafi potansiyellerin dinamik karakter kazandığı yeni dönemde yeni güçlerin yükselişi, sistemi kontrol eden mevcut aktörlerin daha statükocu davranmaya sevk ediyor ve bu durum sistem arızalarını artırıyor. Çünkü bu aktörler için önemli olan sistemin iyi ve kötü olması, yeni şartlara cevap verip veremeyişi değil, kendi konumlarını ve sistemi kontrol edip edemeyişleri cok daha onemli hale geliyor. Bu uğurda onlar için her yol, mübah.

Bu durum da kaçınılmaz olarak bu aktörlerin rasyonalitesini ortadan kaldırıyor ve akıl dışılığı, hukuksuzluğu, ikiyüzlülüğe, çifte standardı, ahlaki ve vicdani eksiklikleri herzamankiden çok daha açık hale getiriyor ve zaman zaman çaresizce davranışlar sergilemelerine yol açıyor.

FETÖ’nün 15 Temmuz hamlesi üzerine ABD CENTCOM'unun komutanının ve ABD Ulusal İstihbarahat Konseyi Başkanı'nın "muhataplarımızı kaybettik" yakınmaları, ABD başkan adayı Trump'un " IŞİD'i Obama kurdurdu" sözleri, Almanya'nın en çok bilinen dergi ve gazetelerinde açık bir karalama kampanyasına dönüşmüş olan "Erdoğan düşmanlığı" ve buna benzer daha birçok rasyonalitesini yitirmiş reflekslerin ortaya çıkmış olması, sistemi kendi çıkarlarına göre kilitlemeye çalışanların akıldışılığını yansıtıyor.

Türkiye'nin hiçbir terör örgütünü ayrırmaksızın Suriye’de Irak’ta verdiği gerçek sahici ve samimi teröre karşı mücadeleyi baltalamaya çalışanlar, buna karşın terör örgütleri üzerinden Suriye’ye, Irak’a, Ortadoğu'ya, Karadeniz'e ve Akdeniz’e müdahalelere girişenler, sistemin hastalığnı kronikleştirenler ve muhtemel tedavi çabalarını hastalıktan ve hastadan uzak tutanlardır.

Bu tablo bir kilitlenme halini tarif ediyorsa da, bu kilidi açaçak ve onun arkasındaki tüm düğümleri çözecek yeni güçlerin sahne almaya başlaması, sistem arızalarının çözümü olmaya adaydır.

Yükselen güçler arasında yer alan Türkiye nin çabası da bu yöndedir...

<p> </p>

Arabeskin 'Babası' kim?

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu